Banyo gelecekte yatak odasının parçası olacak

Yayın tarihi: 24.12.2008
Banyo gelecekte yatak odasının parçası olacak

Banyo gelecekte yatak odasının parçası olacak
Sieger Design’dan Michael Sieger’la “çevrimiçi” sohbetimizde, firmanın köklü aile geleneğinden tasarım vizyonuna, günümüz trendlerinin belirlenmesinden banyoların dönüşümü ve gelecek projeksiyonlarına uzanan pek çok konuya değindik…


Michael Sieger                   Christian Sieger

Sieger Design’ın bir aile işletmesi geleneğinden günümüze ulaştığını biliyoruz. Firmanın kısaca geçmişini anlatır mısınız?
Sieger Design’ın bir aile işletmesi olduğu doğru. Bugün ikinci kuşak olarak kardeşim Christian ve ben yönetici ortaklar olarak çalışıyoruz. Babamız Dieter Sieger bir mimar olarak kazandığı başarının üzerine inşa ettiği Sieger Design’ı 1964 yılında kurdu ve lüks yatların iç tasarımlarını yaparak rüzgarı arkasına aldı. 1983 yılında gerçek yolunu çizerek, hijyen ve sağlık sektörüne ürünler sunan bir endüstriyel ürün tasarımcısı olarak çalışmaya başladı. O dönemde öncelikli olarak Alape, Duravit ve Dornbracht için lavabo ve armatürler yaratıyordu. Bu başarılı işbirliği bugün de sürmekte. Sieger Design ve müşterilerimiz elbirliğiyle banyoda devrim yarattılar ve bu alanda hala en yaratıcı gücü oluşturmaktalar. 1996 yılına kadar ben ve kardeşim şirkette giderek artan oranda rol almaya başladık ve ilk başarılı koleksiyonumuzu 1992 yılında Ritzenhoff için çıkardık. Bu koleksiyon büyük bir sükseyle karşılandı ve markayı dünya çapında tanınır kıldı. Sieger Design da giderek “A’dan Z’ye hizmet veren” bir tasarım ajansına dönüştü. Ben tasarımcı, kardeşim ise bir pazarlama uzmanı olarak mimari ve ürün tasarımı alanındaki hizmetlerimizi geliştirdik ve bunların üzerine grafik tasarım, tasarım yönetimi, pazarlama ve halkla ilişkiler konusundaki çalışmalarımızı ekledik. Kısa sürede 40 kişilik bir ekip olduk. 2003 yılında babamız Dieter Sieger tümüyle emekliye ayrıldı ve bu değişimle birlikte bir diğer tutkulu projeyi başlattık. Hijyen sektörü ile aralarında mücevheratçı Jochen Pohl, uluslararası halı üreticisi Maltzahn Carpets, WMF, Svarowski, Deutsche Bahn gibi dev isimleri sayabileceğimiz yeni müşterilerimizle hala süren başarılı işbirliğimizin yanı sıra 2005 yılında kendi lüks markamız SIEGER’i kurduk. Bu genç marka kendini üst-sınıf lüks ürünler segmentinde konumlamış durumda ve sadece servis gereçleri ve nesnelerden oluşan porselen koleksiyonlar, mobilya, kağıt ürünleri ve ısmarlama erkek giysi ve aksesuarları üreten Alman firmalarına hizmet vermekte. Biz SIEGER’i bir yaşam-tarzı markası olarak görüyoruz ve bu yüzden yakın bir zamanda ev tekstili ve cam ürünleri gibi segmentlere de odaklanacağız.

Hizmetleriniz ürün tasarımından marka yönetimi ve kurum kimliğine kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor. Tüm bu iş alanlarına uyarladığınız genel tasarım anlayışınızı nasıl tanımlayabilirsiniz?
Kapsamlı ve ayrıntıcı bir tasarım yaklaşımımız olduğunu söyleyebilirim. Ürünü yaratma ve sunmanın her aşamasında görüntüsü ile temel faydalarının aktarımlarını birbiriyle uyuşturmayı amaçlıyoruz. Yeni bir ürün yaratırken işlevselliği temel çıkış noktası olarak alırız. Bunlarla eş zamanlı olarak, arketip olarak adlandırdığımız ilk-örneklerden önkoşul,  akabinde bir dizi güncellikten tema çeşitlemeleri, mimariden ise yapısalcı unsur olarak faydalanıyoruz Değer, zarafet ve zamansızlık kalite standartlarımızı oluşturur. Modaya, trendlere ve zamanın ruhuna göndermeler yapan ince vurgular, ayırt edilebilirlik sağlamak için de duygu ekleriz. İndirgeme bizim için olmazsa olmazken; lüks, hikaye edilebilirlik ve şiirsellik her parçaya tanımlayıcı içeriğini kazandırır. Bu tasarım yaklaşımının kapsamlılığı ve ayrıntıcılığı, sizin tüm bu unsurları ürünün sadece kendisinde değil, ürünün sunumu, ambalajlanması ve satış noktaların düzenlenmesi gibi diğer tüm iletişim biçimleri ekseninde kavradığınız ve hissettiğiniz anlamına gelir.

“Tasarım”ı bir iş alanı olarak nasıl tanımlarsınız?
Bu sorunun cevabının bir bölümünü ilk iki soruda verdim sanırım. Günümüzde her iş (business) konsepti “iyi-tasarlanmış” ya da “tasarım-yönelimli” olmalıdır. İletişiminiz ruhunu hedef kitlenize aktaramıyorsa, onu ürünü almaya ikna etmeye çalışmanın hiçbir faydası olmayacaktır. Kaldı ki en iyi ve yoğun kullanılmış iletişim kanalları bile uzun vadede iyi tasarlanmış bir “ürün”ün yerini tutamaz. Dolayısıyla müşterileriniz ve iş ortaklarınızın sizinle temas kurdukları her alanda temel mesaj ve felsefenizi kullandığınız bütünsel bir yaklaşıma ihtiyacınız vardır. Bu şekilde size ilişkin, kolayca kavranabilen büyük bir resim görecekler ve sadece anlık değil uzun vadede tatmin olacaklardır. Bunu sağlayamazsanız, er ya da geç gerginlik ve tedirginliğe kapılacak müşterilerinizin bazılarını kaybeder, kalanları da elinizde tutmak için para ve zamanın yanı sıra (en kötüsü) cesaret ve özgüveninizi kaybedersiniz.

Müşterilerinizi seçerken göz önünde bulundurduğunuz kriterler nelerdir?
Uzun süreli ortaklıklarımızın hala başarıyla sürmesinin belli sebepleri var. Dornbracht, Duravit ve Alape hepsi yenilikçilik, değişim ve yaratıcılık kavramları ekseninde üretim felsefelerini konumlandırmış markalar. Bugün yöneticilerin bile yeni yollara sapmak için cesarete ihtiyaçları var. Bu bir müşteri ile elele çalışabilmek için çok önemli bir kriter. “Bu (ya da şu) imkansız. Müşteriler böyle şeylere tepki vermezler…” laflarını o kadar çok duydum ki… Oysa tarih, müşterilerin ihtiyaçları karşısında sadece işlevselliği kollamayıp bunu estetik ve duygu ile harmanlamanın başarılı bir yaklaşım olduğunu gösteriyor. Doğrudur, başarılı bir tasarımcı olarak bile hiçbir zaman tümüyle özgür bir saltanatınız olamaz ama başarılı bir işbirliğinin temelinde bir güven atmosferi ve taşları yerinden kıpırdatma isteği yatar. Dormbracht’la işbirliğimiz örneğin, bu tarzdaki ilişkinin mükemmel bir örneğidir.

Banyo ve mutfaklar zaman içinde büyük bir dönüşüm gösterdiler. Peki banyo ve mutfak ürünleri bu trendi nasıl takip ediyorlar?
Bu tam bir “tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan” sorusu aslında. Tarihe göre değişimleri başlatan hep mutfak ve banyo ürünlerinin tasarımı olmuş. Babam Dieter Sieger’in 80’lerin başında bir gemi tasarımcısı olarak edindiği tecrübelerine biraz İtalyan kıvraklığı katıp, bunları Duravit için tasarladığı lavabolara eklemeye başlaması bir tür devrimdi. Bu ruh hızla yayıldı ve çok kısa sürede banyolar canlandı. Tarihte banyo kültürü, Eski Roma’nın Caracalla ve Diokletian termal kaynaklarından bugün pek çok kentin meşhur olmasını sağlayan kaplıcalara kadar her zaman çok önemli olmuştur. Nitekim evlerin banyoları her zaman çok küçük olmuş, hijyenik kılınmaya çalışılmış ve pek de kullanıcının kendini iyi, mutlu hissetmesine yönelik düşünülmemiştir. Sieger Design’dan Domani ya da Lavarset ve onları izleyen birkaç yenilikçi tasarımın ardından, önce biraz esnedi bu konsept, sonra iyice büyüdü ve en sonunda bir rahatlama alanına dönüştü. O günden beri Sieger Design ve diğerleri bunu en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyor; sadece armatür, lavabo, küvet ya da diğer birimleri üretmiyor, banyo mobilyaları ve hijyenik ürünlerin karakterleriyle uyumlu yüzey renkleri, ışıklandırmalar, malzeme seçenekleri önererek farklı ambiyanslar yaratıyorlar. Bunun daha ileri noktaları da olacak ve banyolar daha da açılarak temsili bir alana dönüşecek ya da aile ilişkilerini daha da geliştirmek için, “Private Heaven” (Özel Cennet) konseptinde önerdiğim gibi yatak odasının bir parçası haline gelecektir. Bu yolda vardığımız noktalarda çok uzun kalmıyoruz. Ama bu gelişmelerin, yani sizin sözünü ettiğiniz trendlerin gökten zembille inmediğini, tasarımcıların yanı sıra, hijyen/sağlık donanımı üreticilerinin fikirlerinden doğduğunu düşünüyorum. Sieger Design’ın Avrupa’da bu trendlerin belirlenmesinde önde gelen isimlerden biri olmasından mutluluk duyuyorum. Müşterilerimiz başarılı gelişimlerini sürdürme cesaretlerini korudukları ve gelecekte de yeni yollara girmek ve yeni atılımlar yapmaktan korkmadıkları sürece bunu sürdürmeyi umuyoruz.


2nd Floor/Duravit                                                                                              Domani/Dornbracht                  Hautec/Dornbracht

 

 

Tasarım » Konu Başlıkları

© 2019 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler