Tasarımı tasarım yapan iletişimidir

Yayın tarihi: 24.12.2008
Tasarımı tasarım yapan iletişimidir

Tasarımı tasarım yapan iletişimidir
Tasarımınızı kitlelere satmanız şart. Genel beğeni düzeyini yakalamak, tekniğe getirdiğiniz yeniliklerle, kullanım alanlarındaki çok yönlü yenilikçi yaklaşımlarınızla rakiplerinizin önünde olmalısınız. Bu da çok iyi araştırmayı, çok yönlü düşünmeyi, öngörmeyi gerektirirken, ciddi sorumluluk yüklüyor.


Oya Akman Şenocak kimdir?
1977 yılında MSÜ (Devlet Güzel Sanatlar Akademisi) Endüstri Ürünleri Tasarımı ve İç Mimarlık Bölümü’nden yüksek lisans derecesiyle mezun oldu. 1992’de aynı üniversitede Endüstri Tasarımı doktorasını tamamlayan Şenocak, Kanada, Montreal’de Escape Verre’de cam el üretim teknikleri üzerine dersler aldı.1977- 83 yılları arasında seramik, plastik ve tekstil endüstrilerinde tasarımcı olarak çalıştı. Birçok ödülün sahibi Şenocak’ın tasarımları arasında, Frankfurt Fuarı Ambiente’de Design Plus 2003 Ödülü alan ve devamında sürekli segilenmek üzere Farankfurt Museum of Applied Arts’a alınan Bubble bardak ve New York’ta Corning Museum of Glass arşivine giren ZigZag ve Inclination viski bardağı da yer alıyor. 1999 yılında ICSID (Uluslararası Endüstriyel Tasarımcılar Konseyi) tarafından Tasarım Üretimi ve Tasarım Eğitimi kategorilerinde Türkiye’den tasarım uzmanı olarak ISCID uzmanlar listesine dahil edilen ve 1983 yılından beri Şişecam’ın çeşitli gruplarına ve endüstrinin çeşitli kollarına tasarım yapan Şenocak aynı zamanda İTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak görev yapmakta.

Oya Akman’ı bugünkü konumuna getiren tasarım yolculuğu nasıl başladı? Eğitim sürecinizden biraz bahseder misiniz?
Tasarım yolculuğumun çok küçük yaşlarda başladığını söyleyebilirim. Dedemin verdiği bir büyüteç ile her şeyi detaylı incelemeye başlayıp çizdiğimi hatırlıyorum. Daha sonra lisede Fen bölümünde resim dersinde teknik resim öğrendik. Bunlar doğadaki geometrik çözümlemeleri iyi değerlendirmemi getirdi. Devlet Güzel Sanatlar Akademisi yıllarında hem okudum hem çalıştım, detaylı öğrenmek adına. Endüstri Tasarımı Bölümü’nün ilk öğrencileriydik. 1978 yılında profesyonel tasarım hayatım resmen başladı. Dışarıdan doktora yaptım.

Endüstriyel tasarım alanında uzun süre çalışmış biri olarak pek çok malzemeyle çalışma imkânı bulmuşsunuzdur, ancak cam bunlar arasından sıyrılıp ilk sıraya geçmiş… Cam ile olan bu bağ nasıl kuruldu, neden camı seçtiniz?
İlk çalıştığım konu mobilya tasarımı idi. Sonra aydınlatma ve seramik geldi, bunu tekstil, plastik ve cam izledi. Cam bilinen bir konu değildi ve yapacak çok şey olduğunu düşündüm. Araştırmayı seven biri olarak yenilikçi yaklaşımlarla farklı konulara girmeyi planladım. Diğer malzemelerden hiç kopmadım. Bunlar cam aksesuarları ve masa üzeri aksesuarları olarak hep çalışmalarımda yer aldı.

Tasarım sürecinizden biraz bahseder misiniz? Tasarım aşamasından üretime kadar olan süreç sizin için nasıl geçiyor?
Tabi ki çok iyi bir küresel pazar araştırması yapıyorum. Seçtiğim konuda yenilikçi bir bakış açısı geliştiriyorum. Bu hem üretim tekniğini, hem de formda yer alacak yeni yaklaşımları, kullanım farklılıklarını kapsıyor.



Tasarımlarınızı hayata geçirirken hepsinde ortak olarak bulunan ya da tasarımın olmazsa olmazı dediğiniz bir taraf, bir özellik var mı?
Ben yalınlıktan yanayım, kısa ve öz konuşmak varken laf kalabalığından sıkılırım. Tasarımlarımın da en yalın şekilde tekniğini, kullanımını, kısaca kendini anlatmasından yanayım. İşlevsellikten de ödün vermem söz konusu değil. Tasarımlarımda espriyi de yine kullanım veya fiziksel çözümlemelerinde yakalamaya çalışıyorum.

Endüstriyel üretim alanında var olmak tasarımı nasıl etkiliyor? Üretim alanında ortaya çıkan “talep”, tasarım aşamasında yaratıcılık sürecini etkiliyor mu?
Tasarımınızı kitlelere satmanız şart. Genel beğeni düzeyini yakalamak, tekniğe getirdiğiniz yeniliklerle, kullanım alanlarındaki çok yönlü yenilikçi yaklaşımlarınızla rakiplerinizin önünde bulunmanız zorunlu. Bu da çok iyi araştırmayı, çok yönlü düşünmeyi, öngörmeyi gerektirirken, ciddi sorumluluk yüklüyor.

Endüstriyel tasarımda işlevsellik, görsellikle birlikte önemli bir özellik olarak kabul ediliyor. Ancak zaman zaman, farklı olmak adına işlevselliğin göz ardı edildiği tasarımlarla da karşılaşıyoruz. Sizce tasarım ve işlevsellik arasındaki ilişki nasıl olmalı?
İşlevsel olmayan bir tasarım, bence yanlış bir tasarımdır. Tasarım belli bir işlevi karşılamak zorunda. Yoksa o heykeldir, bir sanat objesidir eğer sanatsal bir değeri varsa. Tasarım işlevsel, şık, kuvvetli iletişimi olan, yenilikçi, hayatımıza konfor katan, kimlikli bir ürün ortaya koymak için yapılır.

Malzeme olarak camın diğerlerinden daha farklı olduğunu söylemek mümkün; kırılgan, naif, işleniş tekniğine göre belki duygusal bir bağ kurmaya daha açık bir malzeme. Buradan yola çıkarsak sizin için camla çalışmak nasıl bir şey ifade ediyor?
Aslına bakarsanız, cam çok zor ve ağır bir teknolojidir. Nano cam, Biocam gibi bilimsel çalışmalarla da protezlerden tekerleklere kadar geniş bir ürün yelpazesini kapsıyor. Çok ciddi bir konu ve süregelen çok önemli araştırmalarla gelecekte inanılmaz boyutlara ulaşacağına inanıyorum. Bu yönden bakarsak, bilimsel teknolojik yenilikçilik önem kazanıyor. Diğer yönüyle de keyif veren terapi gibi bir uğraş olarak algılanabilir. Ama bir tasarımcı olarak ilkiyle daha çok ilgileniyorum. Çünkü bu gelişmeler sonucunda bambaşka yaklaşımlarla çıkan ürünler gerçek farklılığı ortaya koyacaktır.

Uluslararası alanda pek çok fuara katılmış, tasarım yarışmalarından ödüller kazanmış bir tasarımcı olarak, Türkiye’de tasarıma nasıl bakıyorsunuz?
Tasarımcılarımız çok iyi, tasarım eğitimimiz de öyle. Biraz pazarlama eksiğimiz var diye düşünüyorum. Yurt dışında tanıtım aktiviteleri düzenlenmeli, olanlara katılmak gerekli. Milano Design Week, Ambiente gibi yerlerde tasarımcılarımıza, tasarım gruplarına, destek verilmeli. Tanıtım konusunda iyi bir program izlenmeli. Tabi ki sanayinin de tasarımcılarımıza güvenmesi lazım. Bu çerçevede tasarımcılarımızda kendilerini sürekli geliştirmeli ve yenilemeliler.


“Ayaklı bardaklardan daire deliğe peçete koyabiliyorsunuz. Elinizde parmağınızı geçirerek değişik bir tutuş sistemi oluşturabiliyorsunuz. Anadolu’da içki, içi sırlı dışı sırsız toprak kaplarda sunulurdu. Bu tasarımlar da onlara gönderme olabilir”

 

Tasarım » Konu Başlıkları

© 2019 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler