Estetik buluşlar, farklı tasarımlar

Yayın tarihi: 21.06.2007
Yeni yıl renkli ve şık sofralarla geliyor

Estetik buluşlar, farklı tasarımlar…

 

Özgün tasarımları ile banyolarda yerini alan Arqua ürünleri, çizgisindeki incelik ile öne çıkarken şıklığı ile de farkını hissettiriyor. Nicelikselden çok niteliksel üretim felsefesini benimsediklerini belirten markanın Genel Müdürü Şefik Söylemezoğlu ile Arqua üzerine söyleştik….   

 

 

Martı Seramik artık marka ismi olarak Arqua ile karşımıza çıkıyor. Bu serüven hakkında bilgi alabilir miyiz?

Martı Seramik, 1999 yılında kurulmuş 2001 yılında da bağlı olduğu Kahyaoğlu Şirketler Grubuna katılmış küçük boy bir vitrifiye markası idi. 2006 yılı başında üretim tesisimize yönelik yatırımlarımızı tamamlayarak Kayseri’de serbest bölgeye taşıdık. Bu atılımdaki amacımız, grubun bu konudaki vizyonunu tamamen ihracat ağırlıklı olarak belirlemesinden kaynaklıydı. Yeni yerimizde üretimimiz devam ederken bu arada yeni bir doğum daha yaşadık; Arqua olarak yeni bir marka yarattık. Vizyonumuzun ve misyonumuzun yansıması olacak, sektörde hedeflediğimiz ve boşluk olduğunu düşündüğümüz noktaları tespit eden ve yakalayan bir markayı ve bunun alt yapısını oluşturduk. Arqua’yı bir konsept olarak geliştiriyoruz.

 

Sektörü ülkemiz açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? Ve bu konuda Arqua’nın alternatif bir konumlanışı var mı?

Türkiye’de vitrifiye üretimi Avrupa’dan çok daha farklı yürüyor. Türkiye’de büyük miktarda üretim temel alınan bir kavram. Bu genelde daha ekonomik segmentli ürünlerin üretiminde söz konusu oluyor. Üretimde niceliğe önem verilirken nitelik ihmal edildiğinden; marka dediğimiz kavram tüketici nezdinde oluşamıyor. Bu nedenle tekrardan marka yaratma çabası içerisine girince, tüketiciye üretimsel mesajı doğru olarak aktarmak için çok daha büyük ve yoğun frekanslı kampanyalara gerek duyuluyor. Halbuki Avrupa’da böyle değil. Örneğin İtalya’daki seramik sektöründe dünya liderliğindeki bir ülkeden bahsediyoruz, bizim ülkemizdeki gibi 1 milyon, 1,5 milyon, 2 milyon üretim kapasiteli üreticisi çok az. Roma’ya 60 km mesafede bulunan Civita Castellano isimli kasabada sağlı sollu bir sürü vitrifiye fabrikası var ve bunların içinde Azzurra gibi dünya çapında markalar da mevcut. Bu fabrikaların kapasitesi sadece 250- 300 bin kadar. Bu firmalar nicelikten çok nitelikli üretim yapıyorlar. Tasarıma ağırlık verirken katma değerli ürünler yaratıyorlar. Elbette kendi pazarlarında ihtiyaçları olan ekonomik segment ürünlerini de al-sat yöntemi ile diğer ülkelerden ve iyi olmasına rağmen bir anlamda da maalesef Türkiye’den ve diğer ülkelerden tedarik ediyorlar. Bugün Türkiye vitrifiye sektörünün gelmiş olduğu noktada en önemli ihtiyacı markalaşma ve tasarıma vermemiz gereken değer. Bugün karo sektöründe moda kavramı artık 6 ay gibi bir kavramla ölçülüyor. Bugün vitrifiye sektöründeki trendlerin değişimi de yıl bazında oluyor. Demek ki tamamen tüketicilerin ihtiyacına cevap veren nitelikte üretime geçerseniz, bu tasarımları yapabilirseniz doğru bir buluşmayı doğru adreste sağlarsınız. İşte Arqua bu birikimlerin sonucunda oluşan bir marka oldu. Nicelikten çok nitelikli üretim yapmak istiyoruz. Bizim işçilik giderlerimizin yüzde 26’sını tasarım işçiliği oluşturuyor. 12 kişilik tasarım ekibimiz sürekli olarak yeni trendler, yeni modeller yakalamaya çalışıyor. Sadece trendleri takip edip uygulayan bir tasarım grubundansa trend yaratacak bir ekip olmayı arzu ediyoruz. Sadece yerli tasarımcılar ile de çalışmıyoruz. Aynı zamanda İtalya’da Maurizio Duranti gibi büyük tasarımcılar ile fikir alışverişi ve teknik işbirliği içerisindeyiz.

 

Tasarımlarınızda Arqua farkını hissettiren bir çizgi var mı?

Biz sloganımızda da ifade ettiğimiz gibi “Estetik buluşlar, farklı tasarımlar” yapmaya yöneldik. Bununla beraber elbette fonksiyonellik olmazsa olmaz, vazgeçilmez bir şey. Zevklerimiz o kadar çabuk değişiyor ki; kıyafetlerimizden evimizdeki oturma odalarımıza, elektronik aletlerimize kadar. Çok büyük bir değişimin ve devinimin içerisindeyiz. Türkiye’nin refah düzeyi arttıkça bu değişim daha da hızlanıyor. Bugün Türkiye’de banyo yenileme pazarı 2,5 yıla düştü. Böyle bir ortamda bu değişiklik; aynısını tekrarlayarak değil, daha güzelini yaratarak mümkün olabilir. Biz de tasarımlarımızda buna özen gösteriyoruz. Yeni çizgilerde farklı enstrümanlar devreye girmeye başladı. Eskiden bir banyo takımı dediğinizde lavabo, ayak, klozet, rezervuar gibi dört beş parça akla gelirken şimdi artık banyolar banyo dolabı ile tanıştı. Banyo dolabı küçük metrekareli evlerin birçok ihtiyacını gideren bir unsur oldu. Bu da biz üreticileri tezgah üstü yeni çözümler üretmeye, mobilya ile birleşik vitrifiye ürünleri yaratmaya, bununla da ilgili olarak çeşitli geometrik dizaynlar sunmaya yöneltti. Bu konuda da güçlü bir ekiple güçlü bir koleksiyon çıkardık.

 

Unicera’ya Arqua olarak ilk defa katıldınız. Fuarda hangi ürünleriniz vardı ve sizin açınızdan nasıl geçti?

Bu sene Unicera fuarını geçen senelere göre daha başarılı buldum. Bütün katılımcıları kutlamak lazım. Sunum yapmanın, iyi bir tanıtım yapmanın fuarın vazgeçilmez bir unsuru olduğu ve Unicera fuarına iyi katılmanın bu fuarı desteklemenin yanı sıra sadece Türkiye pazarına değil, bölgesel anlamda ülkemize bir fuar kazandıracağının bilincine varılmış.

Unicera bizim ilk fuarımızdı; markamızın lansmanıydı ve doğumuydu. Standımızın oldukça ilgi gördüğü fuarda Lagore takımımız ilk kez görücüye çıktı. Bu takımımızı bu sene İspanya’daki vitrifiye ödülleri için aday göstereceğiz.

Biz Unicera’dan 2007 üretimimizin tamamını kapatarak çıktık. Bu sonucun ardından yeni bir yatırıma yöneldik; bu sene içerisinde üretim kapasitemizi yüzde 50 artırmayı planlıyoruz. Bu nicelikten niteliğe değil ama nitelikten niceliğe giden ve bizce doğru olan bir rota.

 

 

Türkiye’de beş yıllık kalkınma planı çerçevesinde birebir büyüyeceği planlanan tek sektör seramik ve vitrifiye sektörüdür. Bu önemli bir gösterge. Bu noktada doğru kararların alınması gerekiyor.

 

Pazar konusunda sektörü nasıl değerlendiriyorsunuz ve siz sektörde nasıl bir yerdesiniz?

Türkiye’de beş yıllık kalkınma planı çerçevesinde birebir büyüyeceği planlanan tek sektör seramik ve vitrifiye sektörüdür. Bu önemli bir gösterge. Bu noktada doğru kararların alınması gerekiyor. Üreticilerin gerçekten markalaşma ve tasarım anlamında yatırıma girmeleri ve bir duruş sergilemeleri lazım. Bunu yapmak zorundayız. Bu konuda Seramik Federasyonuna çok rol düşüyor. Federasyonun bütün üreticileri kapsar ve bir araya getirir durumda konumlanması gerekiyor. Bugüne kadar bu konuda eksik kaldığını en azından hazırlıklarını tamamlamadığını düşünüyorum. Biz Arqua olarak bugün 300 bin üretim kapasitesi ile federasyonunun yanında yer almak istiyoruz. Bu sene yapacağımız yatırımla 550 bin parçayı hedefliyoruz. Yeni bir fırın alıyoruz. Nihai yatırımımız 2008 sonunda olacak. Bu yatırım bizi üretim kapasitesi anlamında daha üst bir noktaya getirecek.

 

Arqua’nın ihracat hacmi nedir?

Arqua’nın üretiminin yüzde 70’ini ihracat oluşturuyor. Bu ihracatın da yüzde 80’ini de Avrupa ülkelerine gerçekleştiriyoruz. En baştaki ihracat pazarımız İtalya, İngiltere, Almanya ve Yunanistan. Yaptığımız şey sadece o ülkelerin standardında ve kalitesinde üretim ve o ülke pazarlarının arzu edeceği nitelikteki katma değeri yüksek tasarımlı ürünler yapmak.

 

Önümüzdeki dönem yeni ürünler var mı?

Bu sene Overa isimli bir serimiz devreye giriyor. Overa bizim tezgah üstü lavabolarımıza verdiğimiz genel ad. Çok değişik geometrik hatlara sahip; oval, eliptik ve kübik hatlara sahip ürünler bunlar. Tezgah üstü lavabolar anlamında çok değişik açılımlar getirdik. Üretimimizde standart, çanak veya kare lavabonun dışında daha değişik şekilleri de zorluyoruz. Bu da tüketicinin beğenisine mazhar oluyor. Fuarda, Dubai’deki çok büyük bir İngiliz projesine yeni yapmış olduğumuz bir takımdan 1200 takım bağladık. Bu bizim için çok gurur vericiydi. Katma değeri yüksek üretim yapmanın getirisini de katma değeri yüksek olarak alıyorsunuz.

Bu seneki yatırımlarımız ile Fire clay hattımız da devreye girecek. O zaman çok daha büyük ebatlar, çok daha sert hatlar, daha minimalist yaklaşımlar ürünlerimize yansıyacak. Zaten katalogumuzda hepsinin kalıplarını hazırlayıp yer vererek kendimizi taahhüt altına aldık ve tüketiciye karşı bir söz verdik. Bu da bizi kamçılayan, hızlandıran bir güç olacak.

Türkiye’ye getirdiğimiz bir takım yeni unsurlar da oldu. Biz İtalya’da Arqua’nın İtalya ofisini kurduk. Seramik sektöründe çok tecrübeli İtalyan danışmanlarımızla beraber yürüyoruz.

 

Son dönemde özellikle markalaşmış firmalar sosyal sorumluluk projelerine önem vermeye başladılar. Sizin de bu yönde girişimleriniz var mı?

Her markanın üretimi haricinde misyonu da olmalı. Markalar kendine kültürel veya sanatsal alanda misyonlar belirleyip, topluma karşı kurumsal ve sosyal vazifelerini bir geri dönüş olarak sağlamalı. Biz bu noktada kendi sektörümüzle; seramik ve vitrifiye ile ilgili bir yaklaşım içine girdik. Sektöre yetişmiş personel sağlamak, sanatçılar kazandırmak için bir çalışma yürütüyoruz. Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü ile işbirliği içerisindeyiz. Bu bölümün gerek laboratuar ihtiyaçlarını gerek çamur ihtiyaçlarını karşılamakta olduğumuz gibi aynı zamanda Kayseri’de düzenlenmekte olan Seramik Sempozyumu’nun da sponsorluğunu aldık. Birçok gelişmiş ülkede olan sanayici- üniversite ilişkisinin altını bir kere daha çizdiğimizi ve bu konuda güzel bir örnek teşkil ettiğimizi düşünüyorum.

 

Arqua dağıtımları nasıl gerçekleştiriliyor?

Biz Arqua’yı yapı marketlere sokmuyoruz. Çünkü Arqua’yı konumladığımız noktada, tüketicimiz ile ilişki kurmak istediğimiz noktada yapı marketleri yok. Biz bu noktada teşhirli bayilerimiz ile çalışmak istiyoruz. Şu anda İstanbul, Ankara, İzmir, Kayseri, Antalya ve Karadeniz’de bölge faaliyetlerimiz mevcut. Kendi kurumsal politikamız çerçevesinde bayilerimizin tüm teşhirlerinin sağlanmasında, araçlarının giydirilmesinde elimizden gelen tüm desteği veriyoruz. Çünkü yapmak istediğimiz şey Arqua’yı bir konsept haline getirmek. Arqua, Arqua konsept ifadesini showroomlarında gösterecek. Arzu ettiğimiz nokta showroomlarımızda genç birer mimarın da yer alması ve gelen tüketiciye daha genel çözümler sunarak uzman bir çözüm merkezi oluşturmak.

 

Söyleşi » Konu Başlıkları

© 2019 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler