Ürünün başarısı, yarattığı algıda yatar

Yayın tarihi: 22.12.2008
“Ürünün başarısı, yarattığı algıda yatar”

“Ürünün başarısı, yarattığı algıda yatar”
Dornbracht’ın “Banyoda Ritüel Mimari” konusundaki son yorumu olan “Elemental Spa” konsepti, 24 Ekim’de Kent Yapı’nın Feneryolu’ndaki mağazasında tanıtıldı. Lansman sırasında firmanın Genel Müdürü Andreas Dornbracht’la da sohbet ettik.
Banyonun, kullanıcı ile ritüeller arasındaki bir arayüz haline geldiği günümüzde Elemental Spa konsepti, Dornbracht’ın üçüncü ritüel banyosu olarak öne çıkıyor. Ruhun yeniden canlanmasını hedefleyen “zihinsel” banyo “MEM” ve ritüellerin vücut üzerinde odaklandığı “aktif” banyo “Tara Logic”ten sonra, Elemental Spa, arkaik ve orijinal felsefesiyle öne çıkıyor: Su elementi çevresini değiştirir. O, bir yeri benzersiz kılabilir. Bu nedenle Elemental Spa suyu dikkatin merkezi haline getirmektedir. Fiziksel ve mental temizlikte kişisel ve paylaşılan ritüeller için başlangıç noktası haline gelen su, banyoyu ruhun bir sığınağı haline getirir.

Türkiye, Dornbracht’ın dünya üzerindeki pazarlama stratejisinin hangi noktasında?
Soğuk savaşın bitmesiyle Türkiye üzerinden, Rusya ve Sovyetler Birliği’nin yıkılmasıyla kurulan Orta Asya Cumhuriyetleri gibi dış pazarlara ulaşmak mümkün hale geldi. Türkiye bu anlamda güçlü bir köprü. Bu bizim şirketimiz için de böyle. Batı Avrupalı üreticilerin Orta Asya pazarına ulaşabilmeleri için Türkiye stratejik bir öneme sahip.

Dornbracht’ın faaliyet alanları nelerdir?
Yüksek kaliteli banyo donanımı ve mutfak aksesuarları üreticisi bir firmayız. Kendi sektörümüzde pazar lideri olduğumuzu açıklıkla ifade edebilirim. Bunun sebebi de sadece üst segmente odaklanmamız. Yüksek kalite ve yüksek tasarım, buradaki kilit kelimeler… Dornbracht hala bir aile şirketi ve kardeşimle üçüncü jenerasyon olarak yönetimdeyiz. Ben pazarlama ve satıştan sorumluyum, kardeşim ise üretim ve lojistikle ilgili, yani işin teknik kısmıyla. Aileden olmayan, yönetim kurulundaki bir üçüncü kişi ise, yönetimle ilgili faaliyetlerden sorumlu.

Ne zaman kurulmuş?
Dornbracht, 1950’de büyükbabam tarafından kurulmuş. 1991’de kardeşim ve ben, üçüncü kuşak olarak yönetimi devraldık. Genel Müdürlük, uzun zamandır metal endüstriyel tesislerinin üretim yapmakta oldukları Iserlohn bölgesinde bulunuyor. 1969’da lüks tüketim malları üretimine başladık. 1985’de çağdaş tasarım dünyasına adım attık. Bu tarihten beri Sieger Design’la çok yakın olarak çalışıyoruz. 20 yıldan fazla bir süreden beri devam edegelen bir işbirliğimiz var ve Dornbracht ürünlerinin çoğu onların imzasını taşıyor. 1983’de birlikte çalışmaya başladığımızda bizim ürün dilimizi de etkilediler. Bu da uzun süreli bir başarıyı beraberinde getirdi. Bize hep neden bir tasarımcı portfolyosu oluşturmadığımız sorulur. Ben de aynı soruyu soracaktım aslında…Tasarımcılar artık tasarımın da önüne geçmiş durumda ve bir çok firma bunu pazarlama stratejisi olarak kullanıyor. Ben yine de markanın gerçek gücünün kendinden geldiğine inanıyorum. Pazarlama iletişiminde tasarımcının ismi öne çıkarılıyorsa bu, o markanın zayıflığını gösterir. Böyle bir çıkış da, çok uzun soluklu olmayacaktır zaten…

Kesinlikle, burada modanın gelip geçiciliğini görmek mümkün. Bizim markamızın buna ihtiyacı yok, çünkü yeterince güçlü. Sieger Design’la da bu yaklaşımı paylaşıyoruz, zira basılı medyada fotoğraflarını çok az gördüğünüz bir ikilidir. Buna gerek duymayacak kadar başarılılar. Dornbracht da öyle…Evet, bir markayı marka yapan tanınırlığıdır belki ama bu tanınırlık kendi değerleriyle var olmalı, başka markaların ya da tasarımcısının değerleriyle değil…

Almanya dışında üretim tesisleriniz var mı? Ya da düşünüyor musunuz?
Dornbracht, uluslararası bir firma. Bunun en belirgin göstergesi ise, üretiminin üçte ikisinden fazlasının Almanya dışında satılması. Ancak Dornbracht olarak sadece Almanya’da üretim yapıyoruz. Almanya dışında hiçbir ülkede üretim tesisimiz yok. Büyük ölçekli firmalardan sonra orta ölçekli firmalar da, üretim maliyetlerini düşürmek için üretimlerini Almanya dışına taşıyarak, “outsourcing” yöntemine gidiyor. Alman toplumunun bununla ilgili giderek artan endişeleri var. Biz ise, “bu işi burada, Almanya’da yapacağız” diyoruz. Son yıllarda firmamızın büyümesine paralel olarak, Almanya’nın pek çok yerinde istihdama katkıda bulunduk. Aldığımız yan mamüller de Almanya’da üretilmekte. Bu durumda yüzde 100 Alman malı diyebiliyoruz ürünlerimiz için. A+ ürünlere yatırım yapan tüketicilere bu garantinin verilmesi çok önemli.

“Evet, bir markayı marka yapan tanınırlığıdır belki ama bu tanınırlık kendi değerleriyle var olmalı, başka markaların ya da tasarımcısının değerleriyle değil…”

Gerçi artık teknoloji de transfer ediliyor ucuz iş gücünün olduğu ülkelere, dolayısıyla oralarda üretimi gerçekleştirilen ürünler de, dünya pazarlarıyla rekabet edebiliyor.. Evet ama tüketicinin aklını karıştırmamak çok önemli diye düşünüyorum. Bu sebeple yüksek kalite ve A+ müşterileri hedefleyen Kent Yapı gibi bir firmayla çalışıyor olmaktan çok mutluyuz. Yenilikçi fikirleri ve ürünleriyle dekorasyon dünyasınca tanınan bir markayız ki bu çok önemli. Bu sebeple imm Cologne, Milano’daki isaloni gibi şovlara katılma kararında oluyoruz.

Yenilikçi banyo mimarlığı konseptini açıklayabilir misiniz?
Broşür ve bültenlerimize baktığınızda üründen değil, yenilikçi banyo mimarlığından, yani yeni bir yaşam tarzı önerisinden bahsettiğimizi görürsünüz. Bu mimarlık, müşterilerimizin yanı sıra, esinlenme anlamında mimarlara çözüm önerileri sunuyor. Dünya pazarlarındaki en önemli rekabet araçlarından biri, banyoya daha önemli bir rol vermek için dağıtım kanalı ve hedef kitleyi etkileme çabasıdır. Bu, insanların mahremiyet duygularını tatmin edebilecekleri sığınağa gereksindikleri gerçeğine dayanır. Bu gereksinimin sebebi de günlük yaşamın, her geçen gün daha dinamik bir hal alması ve banyonun günümüz modern insanının sığınak arayışına cevap olabilmesi. Birkaç yıl önce söylemini mimarlık yoluyla geliştirdiğimiz bir felsefe bu. Bu konseptin özellikle Türkiye’de geçmişten gelen hamam kültürüyle örtüşen bir yaşam biçimi önerisi olduğunu söyleyebilirim. Yenilikçi konseptimizin “Elementary Spa” olarak anılmasının sebebi, özel bir banyo mekanında “spa” duygusunu yaşamak/yaşatmak olarak açıklanabilir ki, en önemli spa unsuru “su”dur.

Bir ürün grubundan çok, bir yaşam tarzı sunuyorsunuz…
Son zamanlardaki pazarlama iletişimi, tasarım ürün yönelimli olmuştur. Dornbracht olarak banyodaki ritüeller üzerine düşünme ve çözüm önerisi getirme konusunda öncülük eden bir firmayız. Bu bence çok önemli ve aslında insanların banyo mekanı konusundaki arayışlarına cevap veriyor. Kalite, ürünün kalitesinden çok, mimarinin kalitesi ve ürünün fonksiyonundan geliyor. Örneğin “Rain Sky” adını verdiğimiz büyük “Rain Shower”ı tanıttığımızda, insanlar bunu çarpıcı buldu. Ancak etkilendikleri, ürünün kendisi değil, yağmur biçimindeki su akışının yarattığı duyguydu. Bu noktada ürünün tasarımı değil, ürünün algılarımızı etkileme biçimidir, aslolan…

Dornbracht enerji ve su tüketimini minimize etmek için ne öneriyor?
Bence önemli olan, çok düşük su akış oranı olan ürünler tasarlamak. Su akış oranını azaltan kartuşlar var. Bu sadece bir tedbir olabilir ancak, çözüm değil… Çok yakın bir gelecekte suyun geri-dönüşümlü olarak kullanılması söz konusu olacak diye düşünüyorum. Bunun mimari ve yapım sistemlerine yansımasını hep birlikte göreceğiz. Bu tek çözüm olabilir çünkü her ne olursa olsun hepimiz suyun tadını çıkarmayı seviyoruz ve bundan vazgeçmek istemiyoruz…

Söyleşi » Konu Başlıkları

© 2019 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler