Suma fabrikasından butik otele

Yayın tarihi: 24.12.2008
Suma fabrikasından butik otele…

Suma fabrikasından butik otele…
İstanbul’un Asya yakasında, Çengelköy semtinde denize sıfır konumlanan Sumahan, Nedret-Mark Butler çifti tarafından, orijini 1875’e dayanan bir sanayi yapısından dönüştürülen çok özel bir tesis…


Boğaz manzaralı, büyük bir şömine, kütüphane ve farklı tasarım oturma gruplarının yer aldığı “lounge” bölümü, otele adımınızı atar atmaz sizi kendine çeken sıcak bir mekan. “Suyun üzerindeki” Sumahan’ı ilk kez burada hissediyorsunuz…


Çengelköy’de boğazın kıyısında bulunan, 19.yy sonlarında Osmanlı sanayi mimarlığının son devir örneklerinden olan tarihi sanayi yapısından butik otele dönüştürme projesi, tarihi dokuyu korumanın başarılı bir örneği olarak öne çıkıyor.


Sumahan’ın Mark Butler tasarımı olan küçük teknesiyle, otelden Kuruçeşme ve Kabataş iskelelerine geçmek mümkün. Kişiye özel hareket eden bir tekne bu ve Sumahan misafirlerine fiyatın içinde sunulan bir servis.

Sumahan, Çengelköy’de mütevazi levhasıyla, muhtemelen önünden geçseniz de fark edemeyebileceğiniz bir mekan. Bunda yapının mevcut dokuyla kaynaşacak biçimde orijinalliğinin korunmuş olması da bir etken. “Sumahan On The Water”, ilk başta Deep Purple’ın “Smoke On The Water” isimli şarkısını hatırlatıyor. Ancak otelin içine girip herhangi bir ortak mekan ya da odalardan birine adımınızı attığınızda anlıyorsunuz neden “suyun üzerindeki” Sumahan olduğunu…Bu slogan ile otel, konuklarına Boğaz’a nazır, unutamayacağınız bir İstanbul deneyimi yaşatıyor… Otelin ismi için isim alma aşamasında Ankara’dan gelen bir evrakta burası için suma fabrikası yazıldığı görülüyor. Otelin sahipleri mimar Nedret-Mark Butler çifti. Otelin olduğu bina Nedret Ercan Butler’a ailesinden kalmış. Önceleri ambar, kireç ve taş ocakları, vejetalin yağı, briket kömür ve Suma fabrikası gibi farklı işlevlerde kullanılan yapı, 1930’larda Ercan ailesine geçmiş. Minnesota Üniversitesi ve Massachusette Institute of Technology’de lisans ve yüksek lisans eğitimini eşi Mark Butler’la birlikte tamamlayan Nedret Hanım, bitirme tezi olarak bu yapıyı bir otel olarak tasarlamış.



Dekorasyonda ağırlıklı olarak yerli malzemeler kullanılmış, ancak burada bulunmayan bazı malzemeler ithal edilmiş.
Özel tasarımların bir çoğu özellikle aydınlatma elemanları- Butler çiftinin oğulları olan mimar Yasha Butler’a ait.


Tüm ahşap işleri Butler çiftinin oğlu mimar Yasha Butler özel tasarımı olup, imalatı Genç Mobilya ve Acer Mobilya tarafından gerçekleştirilmiş.


“Family Loft” olarak adlandırılan suitin asma katından bahçe katına bakış.

Sumahan, sahip olduğu tarihçesi, konumu, tasarımı, hizmet anlayışı ve servisi ile alışılagelmiş otel kavramının dışında. Sumahan’ın birbirinden farklı 20 suit odasının hepsi göz alıcı bir deniz manzarasına sahip. Süitlerin tek ve iki katlı seçenekleri var. İki katlı süitlerde bahçe+deniz çıkışları bulunmakta. Boydan boya mermer kaplı Türk hamam stilinde tasarlanan banyolarının kurna ve küvet seçenekleri mevcut. İki katlı suitlerde ikinci WC mevcut. Tüm odalarda, doğal, lavanta kokulu özel ürünler (sabun, şampuan, saç kremi) hamam tasları içinde yer almakta. Sumahan, muhteşem konumu ile yanı başındaki denizin sürekli değişen mavi-yeşil tonlarını içine katarak çoğalan özel bir mekan. Suyun olağanüstü dinginliğini Sumahan’ın mimarisinden servisine her yerde hissetmek mümkün. Dünya turizminde konaklama, eğlence, dinlenme ve gezintinin tarihi yapı ve çevreyle yakından bağlantılı olması sıklıkla rastlanan bir durumdur. Özellikle eski sanayi yapılarının bu yönde değerlendirilmeleri tercih edilen çözümlerden birini oluşturur.


Boydan boya mermer kaplı Türk hamamı stilinde tasarlanan banyoların kurnalı ve küvetli seçenekleri mevcut. İki katlı suitlerde ikinci WC de mevcut. Sabunlar el yapımı Katre; lavanta kokulu şampuan, banyo köpüğü ise Yeditepe Üniversitesi’nde üretilmiş. Diğer buklet malzemeleri Sistem’den.


Küvetli banyo, modern yaşam tarzını geleneksel çizgiyle buluşturan bir ambiyansa sahip. Özel aydınlatmanın bu tarza katkısını es geçmek mümkün değil.


Bahçe katındaki koridor, tuğla taşlı kaplamasıyla çok özel bir görünümde. Odaların isimlerine gelince, üst kattakiler Anadolu, alt kattakiler ise Avrupa yakasındaki birbirinden güzel, özelliğini kaybetmemiş semtlerin ismini taşıyor.

19.yy Osmanlı sanayi mimarisinin son örneklerinden biri olan yapı, sanayi ruhu korunarak restore edilmiş ve modern bir otele dönüştürülmüş. Bu anlamda bir ilk olan Sumahan, tarihi fabrikadan otele dönüştürülen çok özel bir proje. Mimarisi ve inşası, aynı zamanda sahibi olan Mimar Nedret ve Mark Butler tarafından gerçekleştirilen binanın, işlevsel ve mimari karekteristik özellikleri tarihe ve mimariye saygı ile korunup yaşatılmış. Oda numaraları yerine kapıları üzerinde Kanlıca, Vaniköy, Kandilli gibi İstanbul’un Boğaz semtlerinin adlarının bulunduğu odaların dekorasyonu birbirinden farklı olarak tasarlanmış. İki katlı loft suitlerde kendine özel boğaza açılan bahçesi, bütün odalarda odun şöminesi, boydan boya mermer kaplı banyoların kurna ve küvet opsiyonları bulunmakta.

 

Bünyesinde, ana restoran olarak hizmet veren ödüllü Kordon Balık Restoran’ı, kahvaltı salonu, Waterfront Terrace Restaurant’ı, büyük şömineli kütüphanesi, Türk hamamı, spor salonu, masaj odası yer alıyor. Özel tasarlanmış teknesi ile Kabataş ve Kuruçeşme uğraklı deniz yolu servisi, konuklarına özel Boğaz turları gibi farklı hizmetleri de beraberinde sunan Sumahan, Istanbul’un derin kültürüyle arasında bağ oluşturarak farklılık sunan çok özel bir adres.
Sumahan, samimi ve sıcak ortamında sunduğu servis ile misafirlerine gerçek bir tatil ve dinlenme imkanı veriyor.


19. yüzyıl sonlarına tarihlenen yapı, 1930’lu yıllarda Nedret Hanım’ın dedesi Tevfik Cenani tarafından satın alınmış.


Güneşli günlerde yemyeşil çimlerin üzerinde, otelin spesiyalitesi olan meyve kokteyllerinin tadına bakmak, otel konuklarının önde gelen keyiflerinden biri.

 

Bir dede yadigarı
Çengelköy’de boğazın kıyısında bulunan, 19.yy sonlarında Osmanlı sanayi mimarlığının son devir örneklerinden olan bu tarihi bina kompleks olarak inşa edilmiş. Bu kompleks, ambar, kireç ve taş ocakları, vejetalin yağı, briket kömür ve suma fabrikası gibi bir çok çeşitli işlev için kullanılmış. Belgelere dayanan ilk tarihi 1875 olan binaların eski tapu kayıtlarında II.Sultan Mahmut (1808-1839), I.Sultan Abdülmecit (1839-1861) ve Bezm-i Alem Valide Sultan Vakıflarından geldikleri görülmekte. 1930’larda da Nedret Hanım’ın dedesi Tevfik Cenani tarafından satın alınmış. O yıllarda, incirden yapılan ispirto üretiminin Tekel’e geçmesiyle birlikte fabrika işlemez hale gelmiş ve uzun yıllar değişik kişiler tarafından değişik amaçlarla kullanılmış, yıkımlar ve bozuk yapılanmalar olmuş. Nitekim, binaların bir kısmının, restorasyonu ve güçlendirmeleri yapılabilmiş. Ancak bozulmuş ve yıkılmış yapıların yeniden restitüsyon ve inşası gerekli olmuş. Binanın içerisindeki duvarların bir bölümü, tarihi orijinal duvarlar olarak karşımıza çıkıyor. Dekorasyonda ağırlıklı olarak yerli malzemeler kullanılmış, ancak burada bulunmayan bazı malzemeler ithal edilmiş. Özel tasarımların bir çoğu

-özellikle aydınlatma elemanları- Butler çiftinin oğulları olan mimar Yasha Butler’a ait.

 

 

© 2018 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler