Kendi özgürlüğünüze yakalanın

Yayın tarihi: 22.12.2008
Kendi özgürlüğünüze yakalanın

Kendi özgürlüğünüze yakalanın!
“Tüm hüzünlerinizi dışarıda bırakın…”  İşte Concrete’in mimarı  Rob Wagemans’ın tasarımının çıkış noktası.  Amsterdam, Roma ve  San Francisco’dan sonra şimdi de İstanbul’da Supperclub, farklı bir deneyimin parçası  olmak isteyenlere kapılarını açıyor.

Bu Supperclub’ın Türkiye’ye ilk yerleşimi değil. Geçen yıl da deneme mahiyetinde Sortie’de bulunan Supperclub, piyasanın nabzını tuttuktan ve halkı konsepte ısındırdıktan sonra kendi yerini açmaya karar vermiş. Artık Supperclub İstanbul Ortaköy’de, Boğaziçi Köprüsü’nün hemen yanı başında… Girişten hemen sonra, geniş ve davetkar koltuklarıyla yaz geceleri müdavimi olabileceğiniz harika bir bahçeye ulaşıyorsunuz. Oradan da, üzerinde Supperclub logosu bulunan, boydan boya cam cepheli girişinden ana mekana… Bu mekanda renk seçimi, diğer tüm Supperclub’larda olduğu gibi gerçekleştirilmiş: İç döşemeler siyah, minderler ise karbeyazı. Mekanın merkezinde parlak kırmızı kadifeden yuvarlak oturma grubu, barın hemen karşısında konumlanmış. Yanıp sönen mavi ışıklarıyla Smirnoff şişelerinin dizildiği nişlerin, üst bölümünde konumlandığı bar, başlı başına bir “performans merkezi”.  Barın bitiminde DJ bölümü bulunuyor. Hemen yanında ise, yemek sunumlarının yapıldığı açık mutfak var. Minderlerin rahatlığında kurulmuşken, bir taraftan da mutfakta çalışmakta olan şeflere göz atmak mümkün.  Supperclub’ın birbirinden leziz yemeklerini hazırlayan David Nicol ve ekibinin yanı sıra, tüm personel Amsterdam’dan gelmiş. Çalışanların tümü, Supperclub’ın yemek, içki, müzik ve eğlence felsefesiyle donatılmış olduğu için, farklılığı mekana adımınızı attığınız andan itibaren solumaya başlıyorsunuz.

İlk Supperclub Amsterdam’da…

 

Supperclub 15 yıl önce Amsterdam’da önce bir grup yaratıcı ve marjinal sanatçının buluşu olarak faaliyetine başlamış. Daha sonra 1999 yılında eski denizci, tekstil patronu Bert van der Leden, kulübün yeni sahibi olmuş. Bert, Supperclub’ı aldıktan sonra, kulübün yeniden yapılandırma sürecinde geçmişinden gelen “underground” kimliğini ve felsefesini korumayı hedeflemiş. Supperclub’ın konseptini yansıtan bir içerik tasarlanmış. Bu yenilenme sadece dekorla kalmamış tabii.  A’dan Z’ye mutfağı da yenilenen Supperclub, Amsterdam’ın “uğranması gereken” lezzet duraklarından biri olmuş... Bundan sonraki adım, 2002’de yurtdışında bir kulüp olmuş ve  Supperclub Roma açılmış. Bir yıl sonra Amsterdam’da yelken kulübü Supperclub Cruise kurulmuş. Bunları 2005’te Supperclub San Francisco’nun açılması izlemiş. Geleneksel bir restaurant arıyorsanız, değiştiremediğiniz bir damak tadınız varsa ya da yeni deneyimlerden korkuyorsanız Supperclub size göre bir yer değil! Çünkü burada her şey mümkün! Farklı beklentilerin yanı sıra, bir mekanda sıradışı bir yemek deneyimi arıyorsanız, Supperclub'ın kapısını çalın, deriz. İşletme sahibi Bert van der Leden, özgürlüğün Supperclub'ın anahtar kelimesi olduğunu söylüyor. Bunu, mekana girdiğiniz anda algılıyorsunuz. Her akşam farklı bir atmosferle donanan mekan, insanların kendilerini tamamen ortamın akışına bırakabilecekleri özel bir yer...
Supperclub, sadece bir bar ya da restoran değil, performans merkezi de değil, bunlardan çok daha fazlası. Eğlenmeye giden herkesin katılabileceği interaktif bir platform sunan Supperclub’da sergilenen performanslar spontane gelişiyor. Size de, farklı ve öngörülemeyen bir deneyimin parçası olmak düşüyor. Nasıl, kulağa hoş geliyor değil mi?


Çılgın klübün yaratıcı tasarım ekibi

© 2019 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler