Beyni farklı kılan özellikler

Yayın tarihi: 25.08.2006

Beyni farklı kılan özellikler

 

Doğum sırasında pek çok organ gelişimini tamamlamış veya çok kısa süre içinde tamamlamak üzeredir, bu organların doğum sırasında sahip olmadıkları yetenekleri daha ileri yaşlarda kazanmaları söz konusu değildir. Örneğin yeni doğmuş bir bebeğin kalbi doğduğu zaman da atmaktadır, böbrekleri çalışmakta, idrarını yapabilmektedir. Öte yandan beyin, doğum anında gelişimini henüz tamamlamamış bir organdır (Ör: Yeni doğmuş bir bebek idrarını tutamaz çünkü bunu sağlayacak olan beyin bölgesi 2-3 yaşlarında gelişimini tamamlar) ve zihinsel yetenek ve beceriler açısından gelişim ancak uzun yıllar sonra, yani 15-20 yaşlarında tamamlanır. Kişi, beyin faaliyetleri açısından en gelişmiş ve verimli dönemini 20-30 yaşları arasında yaşar ve daha sonra beyinde yaşlanma ile ilgili değişiklikler başlar. Vücuttaki diğer organlar ise yaşlılık döneminin başı sayılan 60’lı yaşlara dek ne yapısal, ne de faaliyet olarak belirgin değişiklik göstermezler.

Beynin temel hücresi olan ve tüm zihinsel faaliyetlerden sorumlu olan hücrelere  “nöron” adı verilir. Nöronlar da, tıpkı beyin gibi, diğer organlardaki hücrelerden önemli bir farka sahiptirler. Diğer organ hücreleri hasar gördüklerinde veya öldüklerinde, vücut bunların yerine yenilerini yapar. Örneğin elinizi yaktığınızda, deri hücreleri bir süre sonra yenilenir ve bir iz bile kalmayabilir. Ama beynin temel hücreleri olan nöronlar yenilenme özelliğine sahip değildir, hasar gördükleri veya öldüklerinde yerlerine yenisi yapılamaz. Dolayısıyla, tüm hayatımız boyunca, doğduğumuz zaman ne kadar nörona sahipsek o kadarıyla idare etmemiz gerekmektedir. Bu nedenle de, normalde gerekenden çok daha fazla sayıda nöron ile doğarız ve bunların bir kısmı sağlıklı yaşlanma süreci içinde veya başka nedenlerle öldükleri halde günlük yaşamımızda önemli sorunlar yaşamayız. Doğumdan sonra uzun yıllar boyunca devam eden zihinsel yetenek gelişimi ise nöron sayısının artması ile değil, bu hücreler arasındaki bağlantıların artması ve kuvvetlenmesi sayesinde meydana gelir. Vücut organlarını daha iyi çalışır hale getirmenin veya mevcut durumda korumanın tek yolu onları kullanmak ve sağlıklarını korumaktır. Örneğin, kaslarını geliştirmek isteyen kişinin kaslarını çalıştıracak egzersizler yapması, iyi beslenmesi ve sağlığa zararlı alışkanlıklardan uzak durması gerekir, kullanılmayan kasların ise zaman içinde zayıflaması kaçınılmaz bir durumdur. Aynı durum beyin için de geçerlidir. Zihinsel becerilerini sahip olduğu kapasitenin son noktasına kadar geliştirmek isteyen kişi, zihinsel faaliyetler yaparak nöronlarını çalıştırmalıdır, zihinsel yeteneklerin kullanılması nöronlar arasındaki bağlantıları arttırarak beyni daha verimli çalışır hale getirir. Beyin hücreleri arasındaki bağlantıları arttırmak, beyni daha verimli çalışır hale getirmek ileri yaşlarda bile mümkündür. Bunu yapmanın da en kolay yolu eğitim ve boş zamanları değerlendirecek zihinsel faaliyetlerdir. Örneğin yemek pişirmek, örgü örmek gibi sıradan faaliyetler bile beyin hücreleri için çok iyi egzersizlerdir ama televizyonda magazin programı seyretmenin aynı faydayı sağlamayacağı ortadadır. Kullanılmayan zihinsel yetenekler de, tıpkı kullanılmayan kaslar gibi veya yağı azalan bir kandil gibi, zaman içinde zayıflama gösterecektir. Öte yandan, aşırı zorlanan organların hasar gördükleri de bir gerçektir. Örneğin haltercilerin omurga kemiklerinde ve eklemlerinde aşırı yüke bağlı olumsuz değişiklikler meydana gelebilir. Ama bu durum beyin için geçerli değildir, yani beyin çok çalıştırmakla hasar görmesi mümkün olmayan belki de tek organımızdır. “İşleyen demir ışıldar” atasözü beyin için söylenebilecek en uygun atasözüdür.

 

Doğum sırasında beyin hariç çoğu organ gelişimini tamamlamıştır.

© 2018 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler