Yangı ve iltihap

Yayın tarihi: 28.08.2006

Yangı ve iltihap

 

Vücutta yerel oluşum gösteren yangı ve iltihaplar, antibiyotik maddeler ile yok edilebilir. Ancak bazen bu durumlarda doğrudan antibiyotiklere baş vurmadan da arındırma ve direnç güçlendirici doğal ilaç ve yöntemlerden yararlanılmaktadır.

 

Belirli bir dokuyla sınırlı kalan, belirli mikrop ya da toksinlerin rol oynadığı, genellikle ağrı, bölgesel olarak sıcaklık artışı ve kızarıklık ile kendini gösteren durumlara yangı (inflamasyon) denir. İlerleyip, daha başka dokuları (eklemleri vb.) tutabilir. Sistemik ateşe yol açabilir. Ancak cerahat birikimi yoktur. Bu aslında lehimize bir durum değildir.

Çünkü vücudun, bu duruma neden olan reaksiyonları, bir bölgede ayırıp, sınırlayıp, zararlı ajanları yok edecek hücrelerle (iltihap hücreleri) ve sert bir doku ile (kapsül) çeviremediğini gösterir. Bunu başarabildiği takdirde, sınırları belli, genellikle etrafı kapsülle çevrilmiş bir enfeksiyon kitlesi oluşturur. Enfeksiyona neden olan mikroplu çekirdek, vücudun savunma hücreleri tarafından, tabakalar halinde çevrilmiştir. Bu duruma da iltihap denir. Bazen bütün bir organı tutabilir. Latince (-it) takısı iltihabı anlatır. (Romato-it, Myel-it vb. gibi)

Vücutta yerel oluşum gösteren yangı ve iltihaplar, mikrop öldürücü (antibiyotik) maddeler ile yok edilebilir. Bu tür oluşumların bazılarına bakteriler yol açar ki iltihaplar genel olarak böyle gelişir. Ancak bazen virüsler ve halen kesin olarak tanımlanamamış daha küçük  mikroorganizmalar da (priyonlar vb.) söz konusu olabilir. Vücut direncinin daha az başarılı olduğu bu sonuncu tip oluşumlara, genellikle cerahatsiz şekilde, inflamasyonlarda rastlanır. Bakteri enfeksiyonları vücut tarafından nispeten daha etkili şekilde tespit ve izole edilmektedir. Antiviral ilaçlar konusunda halen büyük bir eksiklik yaşanmakta olup, özellikle virüsler gelişmeye başladıktan (replikasyondan) sonra etkili olabilen ilaç yok gibidir. Antibiyotik maddelerin çoğu, mikroskobik bitkiler tarafından, özellikle kendilerini çevrelerindeki diğer mikroorganizmalardan korumak üzere üretilmiş maddelerdir. Yeni antibiyotiklerin keşfi de, genellikle bu tür fito-mikroorganizmaların incelenmesi yoluyla sağlanmıştır. Gerek yangı, gerekse de iltihap durumunda, doğrudan antibiyotiklere başvurmadan ya da onlarla birlikte (tamamlayıcı olarak) arındırma (detoksifikasyon) ve direnç güçlendirici doğal ilaç ve yöntemlerin kullanılması en doğru yol olarak, günümüzde tüm tıp camiasında kabul görmektedir.

Bazı bitkisel droglar bu açıdan çok doğru örnekleri teşkil eder.

 

Bitkiler, kimi zaman kendilerini korumak için ürettikleri antibiyotik maddeler ile etkili enfeksiyon gidericidirler.

 

Organik kükürtlü bileşikler(sülfidler vb.)

Sarımsak (Allium sativum), Soğan (Allium cepa), Pırasa (Allium schoenoprassum), “MSM” taşıyan Atkuyruğu (Equisetum arvense) bu tür bitkilerdir.

Not: Yukarıda sözü edilen DMSO’da bir organik kükürt bileşiğidir).

 

Fenoller: Fenolün kendisi, bilinen en güçlü mikrop öldürücülerden biridir. Ancak bitkisel olmadığı için burada ele alınmayacaktır. Kekik (Origanum, Thymus spec.) türlerindeki karvakrol, timol gibi maddeler organik fenol yapılı olup, güçlü mikrop öldürücülerdir.

 

Oğul Otu: (Melissa officianalis) yaprakları da antiviral etkisi kanıtlanmış bir drogtur.

 

Tanenler: Yeşil Çay (Camelia sinensis) ve Sumak (Rhus coriaria) yapraklarındaki

Kateşin sınıfı tanenik maddeler bakteri ve protein bazlı zehirlerini (toksinlerini) bağlayıp, vücuttan atılımını sağlar. Palamut (Valonea) ve Mazı (Gallae)lardaki (Gallik) tanenler de aynı etkiyi gösterir.

 

Lavson: Kına (Lawsonia inermis) bitkisinde bulunur, haricen kullanılabilir, mikrop öldürücüdür.

 

Yuglon: Ceviz (Juglans regia) yaprak ve meyve kabuklarında bulunur. Yine haricen kullanılabilir, antibiyotik, mantar öldürücü (antifugal) ve antiviraldir.

© 2019 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler