Dolaşım sistemi

Yayın tarihi: 28.08.2006

Dolaşım sistemi

 

Gerek bağışıklık sistemi ve direnci güçlendiren maddelerin etki etmeleri gereken yere taşınması, gerekse de bu mücadele sürecinde ortaya çıkan zehirlerin (toksinlerin) boşaltım sistemi organlarına taşınması kan ve ak kan dolaşım sistemleri ile olmaktadır. Dolaşım organları olan damarları genişleterek dolaşımı hızlandıran maddelerden yukarıda söz edilmişti. Burada aynı sistemi etkileyen daha farklı maddeler ele alınacaktır.

 

a) Kemik iliğinde kan ve kandaki direnç hücrelerinin üretimini etkileyen maddeler

Kemik iliğindeki üretim ya doğrudan bazı hastalıklarla (Lösemi vb.) ya da bazı ağır, bağışıklık sistemi baskılayıcı tedaviler (immün supresif kemoterapi; organ nakillerinde nakledilen organın kabulünü kolaylaştıran tedaviler, romatizma, ankilozan spondilit vb. gibi durumlardaki baskılayıcı tedaviler vb.) nedeniyle yeterinden az olabilir. Bu durumda tedavinin seyrini bozmadan ve amacını saptırmadan kullanılabilecek bazı bitkisel droglar vardır. Bunları şöyle özetlemek mümkündür.

 

Lesitin

Bu maddelerin ana yapısına (Fosfatidil kolin, kolamin vb.) çok benzer, ancak türevi (alkil türevi) olan hayvani bazı maddeler çok etkilidir. Benzeri bitkisel maddeler de doğal lesitinli Soya yağı başta olmak üzere pek çok doğal sızma yağda bulunur.

 

Folik asit ve B 12 vitamini

Her iki madde de B grubu vitaminlerden olup, genelde bağırsaktaki mikroorganizmalar tarafından üretilir. Folik asit bitkiler aleminde en çok yenen mantarlar, ıspanak, mayalar (ekmek ve bira mayası vb.), yeşil yapraklı sebzeler ve otlarda bulunur.

B 12 vitamini de benzer şekilde bağırsaktaki mikroorganizmalar tarafından üretilir. Bu yüzden doğada en çok bulunduğu yer, özellikle kanalizasyonların döküldüğü bölgelerde yaşayan toprak ve sulardır. Bu açıdan en önemli besin kaynakları çok az ve fakirdir.

Ancak Soya Protein Granülleri dikkate değer miktarda B 12 vitamini ve Folik asit taşıyan nadir bitkisel kaynakların başında gelir.

Ayrıca rafine edilmemiş tahıl ürünleri ile bunların mayalandırılmış şekilleri (malt vb.) de genel olarak B kompleksi vitaminleri açısından zengindir.

B 12 vitamini, Folik asit gibi, kan yapıcı esas faktörlerin (hematopoietik faktörler) başında gelmesine ve canlıların yaşamı için elzem (esansiyel) olmasına karşın moleküler yapısı, dünyada oldukça az rastlanan Kobalt mineralini taşıdığı için çok sıra dışıdır. Genel olarak gençlik yıllarından sonra (bağırsakta bakterilerce üretilmesine karşın) vücuda alınması (emilimi) giderek azalır. Bir noktadan sonra hiç emilemez. Bu yüzden, yalnız ağızdan alınması, istenen desteği sağlamayabilir.

Bu durumda enjeksiyon yoluyla verilmelidir. B vitaminleri birarada kullanılması gereken maddelerdir. Çünkü birbirlerinin vücutta sarf edilişini artırırlar. Eğer bir kısmı daha fazla alınacak olursa, diğerlerinin eksikliğine yol açarlar.

 

Elzem amino asitler

Tüm bu doku hücrelerinin olduğu gibi, kan hücrelerinin üretiminde de önemli rol oynarlar. Vücut aslında pek çok amino asiti yumuşak kas ve bağ dokularınının ana maddeleri olan proteinleri oluşturmak için sentez edebilir. Ancak sentezini yapamadığı ve dışarıdan almak zorunda olduğu sekiz kadar amino asite “elzem (esansiyel) amino asitler” denir.

Hayvani protein kısıtlaması olduğu zaman da, normal durumlarda da bitkisel proteinlerin yeterli miktarda alınması çok yararlı sonuçlar sağlar. Elzem amino asitleri eksiksiz taşıyan bitkisel protein kaynaklarının başında Soya proteini, Keten ve Kendir proteinlerinin granülleri gelir. Bunlar adı geçen bitkilerden, proteinler bozulmadan (denatüre olmadan) elde edilmiş olgu ürünlerdir. Soyaya benzer şekilde, gerekli tüm amino asitleri içerirler. Bu maddeleri içeren drogların, bazı hayvansal maddeler (Alkilgliseritler) ile birlikte kullanılması yoluyla son derece yararlı sonuçlar sağlanabilir. Bu destekler özellikle ak kan hücreleri (Lökosit) ve pıhtılaşma hücrelerinin (Trombositler) azlığı ile ortaya çıkan (Lökoperi ve Trombositopeni) durumlarda etkili olmaktadır.

 

b) Damarların elastikiyetini ve dışarıdan tahrip edilişini engelleyen maddeler

Bu (antiangiogenesis) bitkisel maddelerin başında, flavon türevi bazı maddeler gelir.

Örnek olarak narenciye (portakal, limon, mandalina ve greyfurt) meyvelerinin kabuklarının rengini veren maddeler bu sınıftan olup, söz konusu etkiyi gösterirler.

Damar duvar elastikiyetini koruyan maddelerin etkisi C vitamini varlığında daha çoğalır. Bu yüzden, (taşıdıkları acı uçan yağı alınmış) narenciye meyvelerini, kabuklarını soymadan tüketmek güçlü bir ilaç etkisi gösterebilir.

Ayrıca, damar geçirgenliğini dengeleyen, bu yüzden de P vitamini (Permeability factor) adı verilen rutin adlı madde çok önemlidir. Bol miktarda Kebere (Capparis spinosa), Fagopyrum esculentum ve Japon Akasyası (Sophora japonica) gibi bitkilerde bulunur. Göz dahil, kılcal damar kanamaları, genel damar duvar elastikiyetinin korunması ve toplardamar (Ven) sorunları (Varis, Hemoroid vb.) için büyük yararı vardır.

Essin maddesi At Kestanesi (Aesculus hippocastanum) bitkisinin tohumlarında bulunur ve özellikle çevresel kılcal damar sorunlarına karşı kullanılır.

Kellin, Diş Otu (Ammi visnaga) bitkisinin tohumlarından elde edilip, damar genişletici (Vazodilatör) etki gösterirken, aynı bitkide bulunan diğer bazı maddeler (Visnagin vb.) gibi düz kaslar (kalp, mide, bağırsak ve safra yolları) üstünde sakinleştirici ve spazm giderici bir etkisi de vardır.

Genistein, daidzein ve ekuol gibi (izoflavon türevi) maddeler, damar duvarlarının elastikiyetini korumanın yanında, dışarıdan (tümör vb. kaynaklı) gelen “bozucu” etkilere karşı da güçlendirirler. Bu konu son yılların en önemli konularından birini oluşturmaktadır.

Çünkü bu tür bir etkinin keşfedilmesi, yan etkisi çok düşük, etkisi hücreyi yok etmek (sitotoksik) olmayan, kemik iliğinde kan hücreleri yapımını bozmayan, ancak tümör beslenmesini bozup, büyümesini engelleyici yeni bir grup (antianjiyo genetik etkili) kanser ilacının geliştirilmesine yol açmıştır.

Bu maddelerin ana kaynağı Soya Protein Granülleri olmakla birlikte, yapılan araştırmalar bitkiler aleminde daha pek çok bitkide de var olduklarını göstermiştir. Ayrıca, benzer etkili başka bitkisel maddeler de tespit edilmiştir.

 

Ginko

 

Ginko glikozitleri

Ginko (gingko biloba) bitkisinden elde edilen ve damar sağlığını koruyucu etkisi nedeniyle eczanelerde hazır ilaç olarak bulunan maddelerdir.

 

c) Damar içinde birikip, dolaşımı bozan maddelerle mücadele

Damar içi birikimlerin engellenmesi, sağlıklı bir kan nakli ve doku beslenmesi için son derece yaşamsal önem taşır. Birikip damar tıkanıklığına yol açan maddelerin başında kolesterol gelir. Bitkilerde ve bitkisel yağların hiçbirinde kolesterol yoktur. Kolesterol aslında vücut için son derece önemli bir bileşiktir. Kan hücrelerini kaplayarak onları özellikle yüzey gerilimini düşürüp, hücre duvarlarını parçalayarak tahrip edebilen zehirlere (toksinlere) karşı korur. Dolayısıyla, beslenme rejimi esnasında dışarıdan hiç kolesterol alınmasa bile, vücuttaki toksinlerin fazla olması halinde, doğal bir koruma mekanizması olarak yine de üretimi artar.

Özellikle kan hücrelerinin duvarlarında aşırı miktarda olan kolesterol, burada tutulamaz ve kana (plazmaya) atılır. Kanın taşıyabileceği miktar da sınırlı olduğundan damar iç yüzeylerine atılarak burada birikir ve zamanla damar yapısını bozar. Tıkanıklıkları oluşturur. Kolesterolün normalden yüksek olmasının başta ırsi olmak üzere pek çok nedeni vardır. Bitkisel droglarla kolesterolün azaltılması şu yollarla mümkündür.

Birincisi, kolesterolün kan hücrelerini korumak için, doğal bir savunma olarak fazla üretilmesi, buna neden olan zehirlerin (toksinlerin) azaltılması (Bkz: Arındırma), ikincisi bu zehirlerin  oluşumlarının baştan engellenmesi yolları ile (Bkz: Antioksidanlar) sağlanabilir.

Bunların dışında, karaciğer vücuttaki zehirlerin işlenip etkisizleştirildiği bir organdır. Sağlıklı çalıştığında toksin yükünü azaltarak fazla kolesterol üretimini sınırlayabilir.

© 2019 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler