Bağışıklık sistemini güçlendiren bitkiler

Yayın tarihi: 28.08.2006

Bağışıklık sistemini güçlendiren bitkiler

 

Bu bitkisel drogların görünürde ortak bir yönleri olmadığı sanılsa da, özellikle güncel tedavide, bağışıklık sistemi ve direnci güçlendirmek amacı ile kullanılmalarına neden olan maddeler ve etki mekanizmaları benzer olduğu için bir grup oluşturmaktadırlar.

 

Echinacea

Bitkinin Türkçe bir adı yoktur ve ana vatanı Kuzey Amerika’dır. Özellikle E. pallida ve E. angustifolia türlerinden yararlanılmaktadır. Kuzey Amerika yerlileri tarafından, çok eskiden beri özellikle “yara iyi edici” olarak kullanılmıştır. Çeşitli araştırmalar tarafından bu etki doğru ve kanıtlanmış kabul edilmektedir.

Latince adı “Echinos=Kirpi” kelimelerinden türetilmiştir. Bunun nedeni yapraklarının fırça gibi sert ve batıcı tüylerle kapalı olmasındandır. Türkçe olarak benzer şekilde “Kirpi Otu” adı önerilebilir.

 

Isırgan Otu (Urtica dioica)

Türkiye’de 4-5 kadar Isırgan Otu türü vardır. Genel olarak bunlardan yalnız U. dioica (çok yıllık ve köklü), U. urens’in (tek yıllık, köksüz) yaprakları ve U. pilulifera’nın tohumlarının tıbbi amaçlarla kullanıldığı kabul ediliyorsa da, yöresel olarak diğer türlerin kullanımı da söz konusu olmaktadır.

Bitkinin yapraklarında, vücuttaki sinir iletiminde rol oynayan bazı maddelerin bulunması çok ilginçtir. Taze yapraklar bazı organik asitler , çok tahriş edici (0,1 mikro gram ile etkili) ve azot taşımayan bir madde dolayısıyla haricen kan toplayıcı olarak romatizmal hastalıklarda kullanılmıştır. Yaprakların kurutulması veya hazırlanan sulu-alkollü preparatların ısıtılması ile bu etki ortadan kalkar.

 

Isırgan Otunun taze yaprakları romatizmal hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.

 

Isırgan Otu, vitaminler (özellikle beta- karoten, pantotenik asit ve vitamin B 2 gibi) açısından zengin olup, yüksek miktarda klorofil taşır. Eskiden beri sözü edilen kan yapıcı özelliğin bu vitaminler ve klorofilden ileri geldiği düşünülebilir. (Ispanak da klorofil açısından zengindir) Taşıdığı Folik asit, B kompleks vitaminleri içinde yer alan ve gerçek anlamda vitamin olan bir maddedir ve özellikle cilt sorunlarında (antidermatik faktör) etkili olmaktadır. Bitkinin Avrupa’da geniş çapta antiallerjik olarak cilt hastalıkları ve astımda kullanılışı bu maddenin varlığı ile açıklanabilir.

Köklerinden hazırlanan ilaçlar Prostat sorunlarında kullanılmaktadır.

Son yıllarda Isırgan Otunun bağışıklık sistemi ve direnç güçlendirici etkisi çeşitli virüs hastalıkları (grip, hepatit, AIDS vb.) ve tümoral (urlu) hastalıklarda ön plana çıkmaktadır. Yukarıda sözü edilen etken maddelerin genel, bileşik etkisi yanında, taşıdığı bazı polisakkaritlerin (Echinaceadaki gibi), enzim (hyaluronidaz) baskılayıcı özellikleri ile etkili olduğu kabul edilmektedir.

Bu tür maddeler Echinacea ve Isırgan Otu yanında Sinirli Ot (Plantago spec.) ve Geven (Astragalus spec.) bitkilerinde de söz konusudur.

 

Sinirli Ot (Plantago lanceolatis)

Sinirli Ot da halk arasında, Echinacea gibi harici ve dahili yaraların tedavisinde kullanılmış, eski Türk hekimliğinde Orta Asya’dan beri bilinen bir drogtur.

Karaciğer ve diğer bazı iç organ hasarlarında kullanılabilen etkili ve zararsız bir drogtur.

Ülkemiz Geven türleri açısından zengin olup, kökleri kitre zamkı denen değerli bir maddenin elde edilişinde kullanılır. 1970’li yıllarda Almanya’da sürdürülen araştırmalar esnasında bağışıklık sistemi ve direnç güçlendirici etkisi tespit edilmiştir.

 

Ginseng kökü (Panax ginseng)

Taşıdığı (Saponin sınıfı) maddeler nedeniyle bağışıklık sistemi ve direnci sağlayan bazı hücrelerin oluşumunu destekleyen ve cinsel gücü artırdığı kabul edilen bitkisel droglardan biri de yurdumuzda Ginseng (ya da bazen çok yanlış ve yanıltıcı olarak Adam Otu) kökü adı altında pazarlanan Panax ginseng bitkisinin kökleridir. Bu bitkinin de yetiştiği yerlere göre farklı formları vardır (Kore, Çin, Sibirya ginsengi gibi). Bitki yurdumuzda yetişmez. Ancak yine benzer sınıftan (Saponinler) maddeler içeren bazı kökler, özellikle Çakşır Otu (Ferula elaeochytris) kökü, benzer amaçlarla kullanılmaktadır. Etkili oldukları görüşü hakimdir. Ancak şeklen benzerlik nedeniyle kullanılan Adam Otu (Mandragora officinalis) köklerinin bu tür bir etkisi yoktur.

 

Pirinç (Oryza sativa)

Değerli bir besin maddesi ve nişasta kaynağı olarak tanınan pirinç, tohumlarının üst kısmında E vitamini açısından zengin bir tabaka taşır. Bu yüzden kahverengi pirinç adı ile pazarlanan cilalanmamış pirincin kullanılışı tercih edilmelidir. Ancak pişirilirken bu maddelerin tahrip olacağı da açıktır. Uzak Doğu’daki  işlenme şeklinde ise (Soyadaki gibi) pişirmeden, mayalandırma veya sübyesini (sütünü) hazırlama gibi farklı yöntemler de söz konusudur. Bazı bakterilerle muamele etmek yoluyla hazırlanan ve koyu kırmızı bir renk alan (gıda boyası olarak özellikle et ürünlerinde kullanılmaktadır) bazı pirinç ürünleri bağışıklık ve dirençten sorumlu bazı hücreleri artıran çok güçlü maddeler taşımaktadır. Batıda bu maddeler pek çok ilacın bileşiminde yer almakta ve önemli bazı hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadırlar. 

 

Pirinç bitkisi

 

Kırlangıç Otu (Chelidonium majus)                

Sanayide özellikle et işlenmesinde (Meat curing) proteinleri parçalayarak etin kolay pişmesini ve yumuşak olmasını sağlamak amacıyla kullanılan bazı (Proteolitik) enzimler, dokuya gömülen toksinlerin buradan çıkartılarak, imha edici bağışıklık sistemi hücrelerinin onları yok etmesini sağlamak amacıyla da, direnç artırıcı olarak kullanılabilmektedir. Bunların başında Papaya (Carica papaya) bitkisinin meyvelerindeki (Papain), Ananas (Ananas comosus) ve Bromelia türlerinde bulunan (Bromelain) enzimlerdir. Ayrıca İncir (Ficus carica), Kırlangıç Otu (Chelidonium majus) ve bazı Sütleğen (Euphorbia spec) türleri de benzer enzimler taşır ve haricen siğil gibi urumsu oluşumların gelişimini engelleme ve eritmek amacıyla yararlanılır.

 

Carica papaya

 

Ökse Otu (Viscum album)

Bu sınıftan ele alacağımız son örnek ise, özellikle Almanya’da çok özel tekniklerle enjeksiyonluk ilaçları (iğneleri) hazırlanan Ökse Otu (çekem, viscum album)dur. Her ne kadar bazı önemli etken maddelerinin (zehirli lektinler) ağız yoluyla etkili olamayacağı kayıtlı ise de, bazı etkilerinin bu yolla dahi ortaya çıkabildiği kanıtlanmıştır. Taşıdığı maddelerin özellikle kötü huylu hücrelerin tesbit ve imhasında rol oynadığı belirlenmiş olup bu amaçla ve yan etkileri çok az oluşacak şekilde kullanılan bazı ilaçları üretilmektedir.

 

Ökse Otu

 

Atkuyruğu (Equisetum arvense)

Türleri de dikkatli kullanılması gereken bitkilerdendir. İdrar söktürücü etkisi doz aşımında kanamalara kadar varabilir. Hayvan ve insanlarda zehirlenmelere yol açar. Ancak tedavi edici (terapötik) dozlarda çok yararlı bir drog oluşturur. Güçlendirici ve yara iyi edici etkilerinin doğrudan direnç sistemi ile ilişkili olduğu kanıtlanmıştır. Ayrıca ginsengtekilerle aynı sınıftan (saponinler) bazı maddeler taşır. Önemli ve yararlı bir bitkidir, antiromatizmal ve iltihap (yangı) giderici (antienflamatuar) etkileri Romatizmal hastalıklar gibi pek çok durumda işe yarar. İçerdiği çok etkili bazı organik kükürt bileşiklerin (MSM, Metilsülfonilmetan gibi) bu etkilerden sorumlu olduğu sanılmaktadır. ABD’de bu maddelerden hazırlanmış özel ilaçlar mevcuttur. Kistlerin gelişmelerini de yavaşlatabilirler.

 

Atkuyruğu (Equisetum spec)

© 2017 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler