Yağı proteini ve sübyesi kullanılan bitkiler

Yayın tarihi: 28.08.2006

Yağı, proteini ve sübyesi kullanılan bitkiler

 

Çok yönlü istifade edilebilen eşsiz bir bitki: Soya. Özellikle günümüz dünyasında belirli tüketiciler arasında trend haline gelmiş bir bitki.

 

Soya  (Glycinae max)

20. yy.’ın ortasından başlayarak, üzerinde en çok çalışılan, gerek ilaç gerekse de gıda sanayi kapsamında en büyük gelişmelerin yaşandığı bitkilerin başında gelir.

Ana vatanının Doğu-Hindistan’dan Çin’e kadar uzanan bölge olduğu kabul edilmektedir. Çin’de antik çağlarda tarımının yapıldığı bilinmektedir. İçerdiği yüksek (%38-44) ve zengin (tüm elzem amino asitleri taşıyan) proteinleri nedeniyle değerli bir gıda maddesi ve özellikle şeker hastalığına karşı ilaç olarak Doğu Asya’da yaygın şekilde kullanılmıştır. Çin’de tanınmakta olup, yüzlerce farklı alt türü ve kültür formu vardır.

Soyanın içeriği daha 19. yy. sonlarında oldukça doğru ve ayrıntılı bir şekilde bilinmekteydi. Yüksek enzim etkisi, proteinleri, fitosterolleri, lesitini, yağı, kolin ve diğer pek çok özel etkili maddesi belirlenmiş durumdaydı.

Ancak 20. yy.’da Uzak Doğu’da meme kanseri, prostat kanseri, rahim kanseri gibi hastalıklara çok az rastlanması, Uzak Doğu kadınlarının çok geç menapoza girmesi, bu durumu fark edilemeyecek kadar az sıkıntılarla atlatmaları, kadın-erkek yaşlanma hızlarının düşük olması ve ilişkili sorunların azlığı gibi tespitlerin nedenleri araştırılırken Soya ürünleri (Özellikle pişirilmiş değil, Batı ağız tadına pek uymayan mayalanmış) dikkatleri topladı. Bu bölgeden ABD’ye göç edip, beslenme geleneklerini değiştiren Uzak Doğulularda adı geçen özellikler ortadan kalkıyordu. Bu bulgular sonucunda Soya, bir dizi tıbbi araştırmanın konusu oldu. Yukarıda sayılan maddeler yanında Soya izoflavonları (genistein, daidzein vb.) keşfedildi ve tıbbi etkileri belirlendi. Son yıllarda da bunların bazı enzimleri baskılayarak (Tirozinkinaz enzim inhibisyonu), urların beslenmek için yarattıkları patolojik damarlanmayı engelleyerek (antianjiogenetik etki) ve özellikle östrojenik (kadın) ve androjenik (erkek) hormonlarının üretim ve kullanılışını düzenleyerek kanser dahil pek çok hastalıkta tedavileri kolaylaştırıp, etkinleştirdikleri keşfedildi.

 

Keten ve kendir günümüzün sağlıklı ve bilinçli beslenme kalıplarına çok uygun iki drogdur. Gerek omega yağ asitlerine sahip oluşları gerekse sanayide kullanılabilme olanağı açısından değerlidirler.

 

Keten (Linum usitatissimum) ve Kendir (Cannabis indica ssp. sativa)

Gerek taşıdıkları yüksek oranda ve içeriği öncelikle “omega yağ asitlerinden” oluşmuş olan değerli yağları, gerek yüksek miktar ve kalitedeki (tüm elzem amino asitleri içeren) proteinleri ve gerekse de liflerinin sanayide taşıdığı önem dolayısıyla, her açıdan Soya gibi, çok önemli olan bitkilerden ikisi Keten (Linum usitatissimum) ve Kendir (Cannabis indica subsp. sativa )dir. Keten ayrıca bağırsakta şişen bir lif (polisakkarit) kaynağı olması açısından da Soyaya benzer. Kendirin bazı alt türlerinin çiçeklerinden kanunsuz olarak esrar yapımında yararlanıldığı için dikimi kontrol altındadır. Ancak sanayi değeri olan özel geliştirilmiş alt türleri bu açıdan işe yaramaz. Yağı, proteini ile lifi için tüm dünyada (ABD ve Avrupa başta olmak üzere) çok hızla artan miktarlarda tarımı tekrar teşvik edilen bir bitkidir.

 

Keten bitkisinin tohumlarında linoeik, linolenik ve oleik asitleri içeren % 30-40 oranında sabit yağ; yapışkan bitki sıvısı, protein ve promarin adı verilen glikozit bulunur.

© 2017 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler