Tedavide genel yaklaaım

Yayın tarihi: 15.09.2006

Tedavide genel yaklaaım

 

Reflü tedavi edildiği sürece ciddi sağlık problemlerine yol açmaz, ancak tedavi edilmediğinde tehlikeli sonuçlar doğurabilecek bir hastalıktır.

 

Tekrar vurgulayalım; tedavide kullanılacak ilaçlara mutlaka hekim karar vermelidir. Bu kitap detaylı olsa da genel bilgiler vermektedir. Tıbbın en güzel özlü sözlerinden birisi “hastalık yoktur, hasta vardır” sözüdür ve anlamı da her hastanın farklı özellikler gösterebileceğidir. Bu nedenle lütfen sadece okuduklarınızla herhangi bir ilaca başlamayın, ilaç değiştirmeyin, reflü ile ilgilenen bir hekime danışın.

İlaç tedavisinin nasıl olacağı konusunda kesin kriterler yoktur. Sıklıkla kullanılan iki tedavi yönteminde ilaçlar hafiften güçlü olana veya tam tersi bir sırayla başlanabilir. Tüm olgularda yaşam tarzı değişiklikleri tabii ki vurgulanmalıdır. Bundan sonra hafif etkiliden güçlüye doğru şeklinde özetlenen tedavide (bunu ucuzdan pahalıya, yan etkisi çok azdan aza doğru diye de isimlendirmek mümkündür) belki antiasitlerle fakat özellikle aljinik asit ve/veya H2 reseptör blokerleri başlanır. 2-4 hafta içerisinde yeterli düzelme olmazsa proton pompa inhibitörlerine geçilir. Diğerinde yani güçlü ilaçtan hafife doğru olanda doğrudan proton pompa inhibitörlerine başlanır zamanla bunların dozları azaltılır. Sonuçta daha hafif ilaçlarla "idame tedavi" denilen uzun süreli kullanıma geçilir. Hangi rejim kullanılırsa kullanılsın reflü tedavisinin aylarca sürmesi gerektiğini tekrar vurgulayalım. Örneğin iki haftalık kısa bir tedaviden sonra yakınmaların kısa sürede yinelemesi olasılığı çok yüksektir.

Bir başka ve bence en uygun tedavi yaklaşımı, hastaya göre ilaca başlama tekniğidir. Burada dogmalara yer vermeden, yakınma şiddetine göre ilaca başlanır. En hafif olgular 1. basamağı oluşturur. Ağır hastalar ise 3. ve son basamakta yer alır. Bu yaklaşım biçiminde:


Reflü tedavinizin çok uzun süre devam edebileceğini göz önünde bulundurarak sabırlı olmalısınız.

 

1. basamak

Başlangıç

Hastalığa bağlı yandaş sorunların bulunmadığı olgular genellikle bir zararlı faktör veya hastalığı artıracak bir hatanın ardından oluşur (aşırı yemek, içki, stres).

• Genellikle ciddi bir yakınma yoktur.

• Haftada 2-3 ataktan azdır.

• Yandaş yakınmalar (reflünün yemek borusu dışı bulguları) yoktur.

Tedavi önerisi: Sosyal önlemler, aljinik asit,  H2 blokerleri, antiasitler.

 

 

Bazı reflü hastalarında olumlu sonuç alınıp tedavi kesildikten sonra tekrar alevlenmeler ortaya çıkabilmektedir. Bu gibi olgular hastaların doktorları ile bağlantıyı koparmamaları gerektiğini bir kez daha bize hatırlatmaktadır.

 

2. basamak 

Orta sıklıkta yakınmalar

Haftada 2-3 ataktan fazla fakat henüz müzminleşmemiş olgular.

Tedavi önerisi: Tek doz proton pompa inhibitörü (sabah, aç olarak).

 

3. basamak

Ağır olgular

Sürekli ve kesilmeyen yakınmalar. Tedavi kesilince hızlı, hemen tekrarlama.

Reflüye bağlı yan etkiler: Barrett, striktür.

Yemek borusu dışında ortaya çıkan reflü sorunları yani boğaz ve akciğer problemlerinde yüksek doz proton pompa inhibitörü (sabah, akşam birer tane aç olarak) uzun süre kullanılır. Bir süre yüksek doz verildikten sonra azaltılarak kesilmeye çalışılır.

Son zamanlarda hastanın yakınması oldukça ilaç almasını öneren tedavi rejimleri gündeme gelmeye başlamıştır. Böyle bir uygulamada tabii ki ilaçları düzgün kullanmayan hastaların da payı vardır fakat çalışmalar bu şekildeki tedavinin de yararlı olabileceğini göstermiştir. Yani önce hastalar deneyip, doktorları zorlamış, ardından bilimsel çalışmalar gelmiştir. Sonuçta hastaların haklı olduğu anlaşılmıştır.

 

Son yıllarda gündeme gelen bir tedavi şekli de, hastanın yalnızca yakınması oldukça ilaç almasını öngörmektedir. Bu konu üzerinde yapılan çeşitli çalışmalar, bu tür bir tedavi yönteminin de yararlı olabileceğini ortaya koymuştur.

 

Reflü tedavisinde hasta ve doktorun dayanışma içinde olması başarıda önemli rol oynar.

© 2019 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler