111_120

Yayın tarihi: 11.10.2006
1

111. HAVA TRAFİĞİ

 

Bir gökdelenin çatısında kızın biri gözlerden uzak, çırılçıplak sere serpe yatıyor. Süpermen kızı uzaktan görüyor ve dalış yapıyor. Görünmez adamdan “Aaaah” diye bir ses geliyor.

 

 

112. VAHŞİ KOŞU

 

Çiftliğe yeni genç horoz alınıyor. Yaşlı horoz bakıyor ki durum kritik, otoriteyi gence kaptıracak, bir cin horozluk düşünüyor. Genç horoza yarış teklif ediyor. Yaşına hürmeten biraz da avans alıyor. Genç horoz arkadan koşuyor, tam yetişecek, yukarıdan çiftlik sahibi tüfeğini doğrultup ateş ediyor ve genç horozu vuruyor.

- Allah Allah, bu dördüncü sapık horoz, diyor.

 

 

113. DEEP FREEZE

 

Seks dersinin tedrisata girmesiyle ilgili bir görüş:

- Seks tedrisata girmesin, çocuklar matematik gibi ondan da soğur.

 

 

114. ASLANIM BENİM

 

Aslan terbiyecisi harikülade sirk gösterisinde aletini korkmadan aslanın ağzına sokup bir dakika tutuyormuş. Büyük alkış almış, salona dönüp denemek isteyen olup olmadığını sormuş. Arka sıralardan bir ses,

- Ben denemek isterim ama ağzımı aslan kadar açamam.

 

 

115. SALAK PAPAZ

 

Köyü sel basmış. Papaz çan kulesine çıkmış, su yükseliyor. Kayık gönderiyorlar, helikopter gönderiyorlar, “Tanrı beni korur” mantığıyla yardımları reddediyor. Sonunda sele kapılıp ölüyor. Cennette isyan ediyor, niye beni kurtarmadın diye. Tanrı,

- Kayık gönderdim, helikopter gönderdim, sen kabul etmedin, ben ne yapayım?

 

 

116. VAR MI YAN BAKAN?

 

Karı koca fareler şarap mahzenine inmiş, o şaraptan bu şaraba iyice kafayı bulmuş. Dişi fare,

- Hadi, sevişelim, demiş.

Erkek fare,

- Olmaz ben şimdi dişi kedi peşindeyim.

 

 

 

117. PİYANO

 

Kızına piyano almıştı. Kız başarılı değildi.

- Evlenince piyanoyu da beraber götürebilir miyim?

- Tabii, yalnız damat adaylarının yanında çalmamalısın; yoksa piyano da evde kalır.

 

 

118. GARİBANIN NUMARASI

 

Garibanın biri iş için sirk müdürüne müracaat etmiş. Ne yaparsın diye sorduklarında,

- Kırk metre yükseklikten başşaşağı atlarım, demiş. Hadi denesin demişler. Gariban kıçına bir mayo geçirip bir çırpıda ip merdiveni tırmanmış. Ta tepeden salıvermiş kendini, taak kafa üstü çakılmış yere. Kalkmış, selam vermiş. Alkış, alkış, alkış... Doğru müdüriyete gidip,

- Teşekkür ederim, ben gidiyorum.

- Aman, işe aldık, tamam, gitme, demişler.

- Yok ben gideceğim.

- Niye tutturdun gideceğim diye, bak beğenildi numaran.

- İnsan ne fena oluyormuş yahu.

 

 

119. HER GECE BODRUM

 

Adam işlerini sonunda ayarlayıp bir aydır tatilde olan karısının yanına gider. Karşılıklı iyi sözler söylemeye yeni başladıklarında, duvar vurulur,

- Yeter be her geceki gibi başlamayın. Hiç olmazsa bir gece uyuyalım!

 

120. İKBAL

 

Fi tarihinde padişahlardan biri dürbünle İstanbul Boğazı’nı seyrederken bir kayıkta çırılçıplak bir adamın takla atmaya çalıştığını görür.

- Getirün, diye emreder.

Adamı apar topar getirirler.

- Bre adem baba, ne yapıyordun kayıkta, diye sorulduğunda,

- Hünkarım, kimi becerdiysem vezir oldu, bir de kendi talihimi deneyeyim dedim.

Bu cevap padişahın çok hoşuna gider, adama bir kese altın ihsan eder.

- Gördünüz mü, hükarım, daha yeltenirken bir kese altın geldi, ya becerseydim hangi ikbale kavuşurdum kimbilir.

© 2017 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler