141_150

Yayın tarihi: 11.10.2006
1

141. ACITTIM MI CİCİM?

 

Serçe kendini çok zampara zannediyormuş. Filin orasına konmuş. Sinek konmuş gibi huylanan fil hareket etmiş. Serçe,

- Acıttım mı cicim, demiş.

 

 

 

142. ASLINA SADIK

 

Şövalye savaşa giderken hamile karısını papaza emanet etmiş. Üç yıl sonra döndüğünde papaz;

- Emanetini aynen muhafaza ettim, deyip kadını hamile teslim etmiş.

 

 

143. ŞEYİMİN AKLI

 

Fi tarihinde adamı idam etmeye götürmek için evine gelmişler. Adam önce anasıyla helalleşmiş.

- Evladım, üşütme, üstünü iyi ört, demiş anası. Sonra,

- Aman efendi, sıkça mektup yaz, demiş, karısı. Yolda adam derede çamaşır yıkayan çıplak bir kadın görmüş ve canı seks istemiş. Başlamış gülmeye, yol boyunca gülmüş. Boynuna ilmik geçirildiğinde bile gülüyormuş. Cellat sormuş:

- Ölmeye geldin bre niye gülersin?

- Anamın aklına, karımın aklına ve şeyimin aklına gülüyorum, demiş.

Cellat da gülmüş, kafesten izleyen padişah da. Adam kurtulmuş.

 

 

144. SEKSEN, DOOKSAN...

 

Askerde erlerden biri çok zamparaymış. Subay sormuş

- İlişki kuracağın kişileri nasıl seçiyorsun?

- Yaşını sorarım, az söylerse garanti isteklidir, sahi senin yaşın kaç, komutanım?

- Yüz ulan, yüz.

 

145. PİS HANIM

 

Arkadaşının evine uğramış. Dışarı çıktı, isterseniz bekleyin, demiş evin hizmetçisi. Kadın beklemiş, beklemiş, gelen giden yok, toz içinde gördüğü piyanonun üzerine “Pis kadın” yazmış ve gitmiş. Birkaç gün sonra karşılaştıklarında arkadaşı,

- Geçen gün bana uğramış, kartvizitini de bırakmışsın!

 

146. KEL TAVUKÇU

 

Tavuklara dadanmış olan papağanın kafa tüylerini ceza olsun diye yolmuşlar. Bir gün davet veriliyormuş, kel bir adam gelince bağırmış,

- Tavukçular buraya.

 

 

147. MERDİVEN

 

Genç kadın doktora gitmiş.

- Doktor bey birde yoruluyorum, ikide çok kötü hissediyorum, üçte nefesim yetmiyor, dörtte ölüyorum.

- Peki niye kendinizi zorlayıp dörde çıkıyorsunuz?

- Ne yapayım, doktor bey, dördüncü katta oturuyoruz.

 

 

148. ORADA MIDIRLAR?

 

Adamın biri albayın evini ararmış. Sonunda bulmuş. Zili çalınca karşısında otoriter bir kadın belirmiş. Adam ürke ürke sormuş,

- Albayım konutunda mıdırlar?

- Hayır, evde ben dırlarım, albay kışlada dırlar.

 

149. AMAN AVCI

 

Sultan Avcı Mehmet, Bektaşi’yi şans getirsin diye ava götürmüş. Aksilik bu ya hiç bir şey vuramamışlar. Dönerlerken Bektaşi’yi yanına çağırmış, uğursuzluk getirdiği için kellesini vurduracağını söylemiş, Bektaşi;

- Aman devletlim beni şans getireyim diye ava götürdünüz, hiç bir şey vurmadan geri dönüyoruz. Sizle ava çıktım şimdi kellem gidiyor. Kim kime uğursuzluk getirdi, takdir zat-ı şahanelerinizin, deyince, Sultan affetmiş.

 

 

150. MELEK KARIM

 

İki eski arkadaş yolda rastlaşmış. Biri,

- Benim karım melek; demiş.

- Sen çok şanslısın benim ki sağ, demiş diğeri.

© 2017 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler