491_500

Yayın tarihi: 11.10.2006
1

491. DİZİ

 

TV’deki dizide oynama teklifi alan fıstık telekız kabul etmemiş.

Annem yaptığım işe zor izin verdi. Diziye hiç vermez.

 

 

492. PAPAĞAN

 

Adamın biri papağanı sıkılmasın diye kafesini balkona koymuş. Papağan aşağıdan geçen sağcıları görünce bağırmaya başlamış,

- Kahrolsun sağcılar, yaşasın solcular! adamlar bir el bombası atarlar, evin üçüncü katı harap . Sahibi çok kızar papağana,

- Bunu bir daha yaparsan seni bahçedeki tavukların kafesine atarım. Bir zaman geçer, bu sefer papağan aşağıdan geçen solculara sataşır,

- Kahrolsun solcular, yaşasın sağcılar! Adamlar bir bombayla evin ikinci katını göçürürler. Sahip yine çok kızar, yine kümese atmakta tehdit eder. Bir zaman sonra papağan bu kez şeriatçilere çatar,

- Kahrolsun şeriat, yaşasın laik düzen! Onlar da bir bomba atınca adamın sabrı taşar ve papağanı gerçekten kafese kilitler, tavuklar çok dalga geçerler papağanla, papağan mağrur,

- Hadi oradan fahişeler, ben sizin gibi adi suçlu değilim, benim suçum siyasi.

 

 

493. BUNALIM

 

Bir alkolik, bir esrarkeş, bir eroinman bir de asitçi, yani LSD tiryakisi, her biri kendi üslubuna göre kafayı bulmuş dolaşırlarken tesadüfen bir araya gelmişler... Hava çok soğukmuş, bir kulübeye sığınmak istemişler. kapısı sımsıkı kapalıymış. Alkolik dişleri takırdayarak atılmış,

- Bir omuz attım mı aynen içeri dalarız, abiler, demiş. Esrarkeş,

- Ne gereği var, maymuncukla kilidi açar, süzülüveririz, demiş. Eroinman,

- Ne gereği var, burada katılıyoruz, işte, demiş. Asitçi ise,

- Öff, bunaldım yahu, çabuk dışarı çıkalım, demiş.

 

 

494. TELEFON REHBERİ

 

Delinin biri arkadaşına,

- Bak bir roman yazdım, demiş. Okumak ister misin?

Ertesi gün arkadaşı kitabı iade etmiş,

- Roman iyi ancak eşhas çok, vaka yok, demiş.

- Sen ne anlarsın, ben bunu doktora vereyim, o anlar, demeye kalmadan, doktor;

- Hey, telefon rehberimi sen mi almıştın, diye bağırmış uzaktan.

495. TİK

 

Sol gözünde tik olan bir profesörün konferans vermesi gerekiyormuş. Organizatör, bu tikle komik olursunuz, demiş. Başvurdukları doktorun konferanstan bir saat önce alınacak bir aspirinin yararlı olacağını söylemesi üzerine adamcağız eczane eczane dalaşıp aspirin aramaya başlamış. Konferans için geri döndüğünde, tiki hala devam ediyormuş.

- Aspirin almadın mı, diye sormuşlar. Gözünde tiki artmış bir şekilde profesör cebinden bir çok perezervatif çıkarmış.

- Hangi eczaneye girip, aspirin istiyorum, dediysem, anlıyoruz diye göz kırpıp perezervatif verdiler.

 

 

496. PAKİSTANLI

 

Sütlü kahve derili Pakistanlının biri şişinerek anlatıyormuş,

- Tanrı ilk insanı çamurdan yaratmış, fırına sürmüş, ama biraz erken çıkarmış. Bu pişmedi deyip ilerde Avrupa denecek yere atmış. İkinci deneme de çamuru fırında biraz fazla bekletmiş. Bu da fazla siyah oldu, deyip afrika’ya atmış. Sonra denemede çamur tam kıvamında kahverengi çıkmış, onu da şimdi Pakistan denen yere göndermiş.

 

 

 

497. GAZLI KÖPEK

 

Misafir, bekleme odasında sıkışmış, yanına gelip uzanmış olan köpekten korkup tuvalete gidememiş. Bu arada kaçırıvermiş. Birden köpek fırlamış, camları kırıp dışarı kaçmış.

- Valla köpeğe bir şey yapmadım, diyormuş adam.

- Allah Allah hiç böyle bir şey yapmazdı, diyorlarmış.

- Hatta yerimden bile kımıldamadım, tuvalete bile...

- Yoksa yelendiniz mi beyefendi?

- O da ne demek, rica ederim.

- Yok, insan hali, yellenmiş olabilirsiniz. Yaptıysanız lütfen söyleyin.

- Eeeeevet, oldu bir kez.

- Anlaşıldı. Bizim köpek çok yellendiği için çok dayak yer. Siz yellenince ondan bilip döveceğiz diye kaçmıştır.

 

 

498. HİNTLİ

 

Hintli Raji’nin iki arkadaşı varmış, biri Pakistanlıymış, diğeri de Pakistansız.

 

 

 

499. SAAT KAÇ

 

Başında sombrerosu, önünde eşeği, fiesta üzerine siesta yapmakta olan bir meksikalı köylüye turistin biri laf olsun diye bildiği tek İspanyolca cümleyle, saati sorar. Meksikalı önündeki eşeğin organını tutarak,

- Saat üç, der.

Turist çok şaşırır. El kol işaretiyle, eşek şeyiyle saati nasıl bilebildiğini sorar. Meksikalı köylü umursamaz bir ifadeyle,

- Taa oradaki saat kulesini görmek için biraz sağa çektim.

 

 

500. TEMEL NASRETTİN

 

Eşeğine ters binmiş giden Hoca’ya,

- Bindiğin dalı kesiyorsun, demişler.

Hoca soruyla cevap vermiş,

- Ya tutarsa?

SONSUUUUUUUUUUUUUUZ

© 2017 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler