291_300

Yayın tarihi: 11.10.2006
1

291. AŞAĞILIK KOMPLEKSİ

 

Dilenci pisikiyatriste gitmiş.

- Bende aşağılık kompleksi var, Doktor bey.

- Hayır, evladım, sende aşağılık kompleksi yok, sen bizatihi aşağılık bir adamsın.

 

 

292. AZATBUZAT

 

Hoca’ya bir gün eşeği gelir ve

- Ben bir günaha girmiştim, Allah beni cezalandırarak eşek yaptı. Sen beni azat edersen kurtulurum.

- Azat ettim, der Hoca.

Ertesi gün pazara giden Hoca kendi eşeğini görünce, kulağına eğilir,

- Yine ne günaha girdin de eşek oldun, diye sorar.

 

 

293. AĞUSTOS BECEĞİ İLE KARINCA

 

Ağustos böceği kışın karıncaya uğramış,

- Kayağa İsviçre’ye gidiyoruz, bir şey ister misiniz?

- Hayır, biz yazın depoladığımızı yiyoruz. İlkbaharda, Ağustos böceği karıncaya,

- Güneye tatile gidiyoruz bir şey ister misiniz?

- Biz çalışıp yiyecek depolayacağız. Ağustosböceği bu kez yazın,

- Paris’e gidiyoruz, diye kapıya dayanınca karınca,

- Orada La Fonten diye biri var, benim için onun ağzına et, demiş.

 

 

294. BANKA SOYGUNU

 

Amerika’da Polonyalı bir çete banka soymaya karar vermiş. Kasayı açmışlar, para yerine kase kase muhallebi bulmuşlar. Kızgınlıkla bütün kaseleri yemişler. Ertesi gün gazetelerde sekiz sütuna manşet,

- Sperm Bankası soyuldu.

 

 

295. GÜNAH ÇIKARMA

 

Sarhoşun biri, zil zurna kiliseden içeri girer. Sallana sallana günah çıkarma kabinine gider, papazın bölmesine vurur.

- Burada tuvalet kağıtı kalmamış, orada varsa uzatsana.

 

 

296. PAZARLIK

 

Küçük kayseriliye hocası sormuş:

- Altı kere altı?

- Otuz dokuz.

- Otur, sıfır.

Arkadaşı sorar:

- Bildiğin halde niye otuz dokuz dedin?

- Pazarlık edecektim, anlamadı.

 

 

297. PUL

 

Güney Amerika’dayız. Bir ülkede yine darbe olmuş, halk sıkıntı içinde, Hasbelkader orada bulunan turistin biri mektup zarfının pulunu yapıştırmaya çalışıyor. Yalıyor yalıyor, olmuyor. En sonunda biri yardımcı oluyor, diktatörün resmi bulunan pulun ön yüzünü göstererek,

- Burayı tükürükle, diyor.

 

 

298. HOCANIN ARKASINDAN

 

Yolda Hoca ile Bektaşi’ye rastlayan gençler sormuşlar.

- Hoca nereye?

- Düğüne gidiyorum.

- Biz de arkanıza düşelim mi?

Bektaşi atılmış:

- Hadi oğlum, gidin işinize. Hoca’nın arkasına düşülecek vakti çoktan geçti.

 

 

299. ŞEYTAN VALENTİNO

 

Adam rüyasında şeytanı görmüş, şeytan hiç de anlatıldığı gibi kötü görünümlü değilmiş.

- Hiç şeytana benzemiyorsun, yüzün gözün güzel biriymişsin.

Fırça kalem benim elimde değil ki, öyle çiziyorlar.

 

 

 

300. İTAATSİZLİK

 

Alman ordusunda erlerden Hans’ın annesi ölmüş. Bunu komutanına bildirmişler. Uygun bir şekilde söyle, demişler. Komutan erleri içtimaya toplamış.

- Anneleri ölenler öne çıksın, diye emir vermiş. Hiç kimse çıkmayınca,

- Hans, emre itaatsizlikten on beş gün hapse mahkum edildin, demiş.

© 2017 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler