361_370

Yayın tarihi: 11.10.2006
1

361. HA BE AĞAM

 

Ağanın şerrinden köy değiştiren Memo yeni yerleştiği mezarının ağasından çok memnunmuş. Ağa onlara çadır kurdurmuş, her öğlen yemek gönderiyormuş. Memo ağaya teşekküre gittiğinde, çok ısrar edince, sonunda ağa ondan bir şey istemiş.

- Şo dağdan bana bir dişi ayı getiresen.

- Ağam, ayılar sana kurban olsun. Hemen seyirtip bir dişi ayı getirem, demiş.

Demiş ama evdeki hesap dağdakine uyar mı?

- Tek başıma olmuyor, verem, ağadan yardımcı isteyem, demiş.

Köye indiğinde, ağayı çadırda karısının yanında bulmuş.

 Ha be ağam, demiş. insana alışasen.

 

362. SİVİLCELER

 

Çok çirkin birkadın cilt doktoruna gitmiş ve yüzündeki ve bacağındaki iri sivilceleri göstermiş.

Doktor,

- Doğum kontrol hapı kullanıyor musun, diye sormuş.

- Ne gereği var, doktor bey, demiş kadın. Kim ilişki kurar benimle?

 

 

363. TEFSİR

 

Polemikleriyle ünlü bir parlamenter, arkadaşına mecliste ahkam kesiyormuş.

- Virtüöz bir eseri alır, istediği şekilde tefsir eder.

 

 

364. HARAM

 

Kadıya gitmişler, açık havada rakı içmenin haram olup olmadığını sormuşlar. Kadı;

- Kendi bahçenizde, yolun üst tarafnda mı içersiniz.

- Evet.

- Rakıyı su katmdan mı içersiniz,

- Evet.

- Cinsilatif de bulunur mu içerken.

- Evet, Ayşe göbek atıyordu.

- Vay zındıklar vay, Yolun üstünde, rakıya su katmadan, hemi de avrat oynatırsınız, hemi de bensiz. Küllen haramdır.

 

 

365. VİSKİ

 

Yassı viski şişesi göğüs cebinde, tipik bir İskoç yere yuvarlanmış. Göğsünde bir ıslaklık.

- ”İnşallah” kandır, demiş.

 

 

366. KARA TALİH

 

Zenci kendini, tarihin akışını değiştiren meşhur zengin biri olarak görmek istermiş. Bir gün yatmış kendini bir sarayda yatakta görmüş. Kapı çalınmış;

- Haşmetmehap Fransuva Ferdinand bugün programımızda Saraybosna’ya yolculuk var.

Kahvaltınızı getirebilir miyim?

 

 

367. TRAVESTİ

 

Jane sevgilisi Lord Jim’e,

- Blucinini çıkart,

- Buluzunu çıkart,

- Sütyenini çıkart,

- Külodunu çıkart,

- Bir daha benim çamaşırlarımı giyme!

 

 

368. MAHCUP

 

Muayeneye gelen mutaassıp hastadan doktor soyunmasını ister. Kadın kocasına sorması gerektiğini söyler ve bekleme odasındaki kocasından izin alır. İçeriye gelir:

- Ben mahcup bir kadınım önce siz soyunun, der.

 

369. TAMTAMTAM

 

Afrika’da devamlı tam tam çalar. Turist yamyama niçin tam tam çaldığını sormuş:

- Hiç suyumuz kalmadı.

- Yağmur yağdırmak için bir çeşit yağmur duası mı?

- Hayır, muslukçuyu çağırıyorum.

 

 

370. KİM BİLİR KAÇ KERE

 

Kahveci kahveye giren yabancıya kim olduğunu sormuş. Adamın doktor olduğunu öğrenmiş. Ellerini dizlerine vurmaya başlamış.

- Hiç oturamıyorsun sen, değil mi?

- Peki niçin oturamıyormuşum ben, diye sormuş, doktor merakla.

Kahveci,

- Kim bilir belki yirmi sene tahsil etmişsindir, diyormuş. Hiç oturamazsın sen, hiç. Ben ilk mektep birden sonra okumadım. O ilk yıl kıçıma bir tokat yedim, bir yıl oturamadım yerime. Sen doktor oluncaya kadar yirmi yılda kim bilir kaç kere yemişsindir.

© 2019 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler