Gölgenin Kısa Tarihi

Yayın tarihi: 13.03.2007

Gölgenin Kısa Tarihi

    

Victor I. Stoichita

Türkçesi: Bilge Aydın

Dost Kitabevi Yayınları, Mayıs 2006, 240 s.  

 

,

 

Plinius ve Platon; farklı bağlamlarda farklı şeyler söylemelerine rağmen her ikisi de köken mitiyle uğraşmış bu iki büyük düşürün vardığı yer gölgenin izdüşümüdür. Platon, gerçeğin mağara duvarına yansıyan gölgesine bakmakla yetinen ilkel insandan söz ettiği ünlü mağara mitinde, gerçek bilginin kökeninin gölgenin aşkınlığında yattığına işaret ederken; Plinius Naturalis historia (Doğa Tarihi) adlı eserinde sanatsal tasvirin kökenini, aşık olduğu adamın kendisini terk etmesi üzerine yasa boğulan kızının özlemini dindirmek için yüzün gölgesini kille dolduran Sikyonlu çömlekçi mitinde yakalamıştır. Mitlerdeki anlam örüntülerinin yarattığı muğlaklıkta metafizikle tarihin ayrımsızlaştığı logos’u açımlayarak “ışığın tarihi”ni mümkün kılan bu iki düşünür, muğlaklığın ontolojisinde “yok” saydıkları gölgenin de bir tarihi olduğunu unutmuşlardır sanki. Oysa, Hegel’in işaret ettiği gibi, aydınlık ve karanlık içiçedir; gerçek tarih farklılığın “ayırt edilebilir” olduğu yerde açığa çıkar.

Sanatın tarihinin varlık ile yokluk arasındaki diyalektik ilişkide yattığı fikrine yaslanan Freiburg Üniversitesi modern sanat tarihi profesörü Victor I. Stoichita, Gölgenin Kısa Tarihi’nde tasvirin “negatif”ten doğuşunun öyküsünü anlatıyor. Platon ve Plinius başta olmak üzere Leonardo, Masaccio, Cennini, Lavater, Marcel Duchamp, Piaget, Francis Bacon, Picasso, Andy Warhol, Lacan gibi sanatçı ve düşünürlerin çizgilerindeki anlam katmanlarını psikolojik bir çözümlemeye tabi tutan yazar, gölgenin tarih boyunca bilgi ve sanat kuramlarında ne şekilde yer bulduğunu ortaya koyuyor.

Yayın » Konu Başlıkları

© 2019 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler