Akışkan şeffaflıkta var olan mimari

Yayın tarihi: 24.10.2008
Akışkan şeffaflıkta var olan mimari

Akışkan şeffaflıkta var olan mimari

Ofis mobilyası sektöründeki birikimini ev mobilyası alanına da taşıyan Tuna, İstanbul Altunizade’de 3 bin 500 metrekarelik bir showroom açtı. Erginoğlu-Çalışlar mimarlık ofisinin imzasını taşıyan beş katlık mağaza, gerek ev ve ofis konseptini bir araya getiren kurgusu, gerekse çarpıcı mimari detaylarıyla ilgi çekiyor.


1969 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Saint Michel Fransız Lisesi'nin ardından 1992 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'nden mezun oldu. Mesleki araştırmalar yapmak üzere gittiği Fransa ve İspanya'da çeşitli mimarlık büroları ile işbirliği içine girdi. Yurda döndükten sonra çeşitli büro ve şantiyelerde çalıştı. Stand-Art Design adlı bir firma kurdu. 1999 yılında 'Siyasi İrade ve Mimari Ürün İlişkileri' üzerine yazdığı tezi ile yüksek mimar unvanını aldı. Çalışmalarını 1993 yılından beri ortağıyla beraber kurduğu Erginoğlu-Çalışlar Ltd'de sürdürmektedir.


1966'da Zonguldak'da doğdu. İstanbul Saint Joseph Lisesi'nin ardından 1986 yılında Mimar Sinan üniversitesi Mimarlık Fakültesi'nde mimarlık öğrenimine başladı. 1990 yılında bölüm birincisi olarak mezun oldu. 1991 yılında dil eğitimi görmek ve mesleki araştırmalar yapmak üzere ABD'ye gitti. Yurda döndükten sonra Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'nde 'Tarihi Doku'da Bina Tasarımı' üzerine yüksek lisans çalışmasına başladı. 1996 yılında tamamladığı çalışması ile yüksek mimar unvanını aldı. 1993 yılından bu yana Hasan Çalışlar ile birlikte kurucusu olduğu Erginoglu-Calışlar Mimarlık Ltd.'de çalışmalarını sürdürmektedir.


1979 yılında İstanbul’da doğdu. 1998 yılında Mimar Sinan Üniversitesi  Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu. 1999 yılında Dara Kırmızıtoprak Mimarlık’ta staj yaptı. 2000 yılında staj yaptığı Erginoğlu-Çalışlar mimarlık ofisinde 2002’den beri kadrolu mimar olarak görev yapmakta.

Tuna, ofis ve ev mobilyalarının yanı sıra halıdan aydınlatmaya, özel tasarım ev tekstilinden aksesuarına kadar yaşam mekânlarının her türlü dekorasyon ihtiyacını karşılayan “showroom” konseptini Anadolu yakasına da taşıdı. Bağlarbaşı Kısıklı Caddesi’nde 5 katlı binada hizmet vermekte olan Tuna Showroom’un projelendirme ve uygulaması Erginoğlu-Çalışlar mimarlık ofisi tarafından gerçekleştirilmiş. 
Tuna ev+ofis’in birarada sergileneceği ilk şehir içi mağaza olacağından işveren için ayrı bir önem taşıyan Altunizade mağazasının projesi ilk kez Erginoğlu-Çalışlar’a getirildiğinde bina tutulmuş, cephesi ve dış mekan döşemeleri tamamlanmak üzere imiş. Mimar Elmon Pekmez, mağazanın projelendirilme sürecini şöyle anlatıyor:
“Binanın tüm cepheleri yeşil renkli, içeriyi göstermeyen camlarla kaplanmıştı. Halbuki bir “showrooom” için olmazsa olmaz kriterlerden biri dışarıdan içerinin görünmesidir. Bu yüzden, işvereni en azından ön cephe camlarının şeffaf cam ile değiştirilmesi konusunda ikna ettik. Böylece ön cephe ve yan cephenin bir kısmı sökülüp, şeffaf cam ile değiştirildi.

 1  2

(1) Zemin kattaki ev bölümünden bir görünüş…
(2) Pergola boyunca, yürüme yoluna paralel olan duvar yüzeyinde ürünlerin tasarım skeçlerinden yapılmış derlemelerle bir hikaye resmedilmiş. Bu hikaye ürünün ortaya çıktığı ilk eskizlerden başlayıp, gerçek fotoğraf haline gelene kadarki aşamalarını gösteriyor.

Sokağa cephesi olan binanın girişi, yan cepheye verilmişti. Müşteriyi yönlendirmek ve girişi vurgulamak için girişe giden koridorun üstünde bir saçak tasarlamayı düşündük. Ancak bizim yapacağımız saçak sadece yönlendirici bir eleman olacaktı; çünkü daha geleneksel, yağmurdan korunmak için gerekli bir cam saçak binanın orijinalinde, giriş kapısının üstünde mevcuttu. Biz de bu saçağa dokunmadan, üstü kısmen açık, demir konstrüksiyon ve ahşap kirişli bir pergola oluşturduk. Pergola boyunca, yürüme yoluna paralel olan duvar yüzeyinde ise, ürünlerin tasarım skeçlerinden yapılmış derlemelerle bir hikaye anlatmaya çalıştık. Bu hikaye ürünün ortaya çıktığı ilk eskizlerden başlayıp, gerçek fotoğraf haline gelene kadarki aşamalarını gösteriyordu.”

Mevcut bina içinde ne gibi değişikliklere gittiniz?
Bina, girişin bulunduğu tonoz çatılı bir orta bölüm ve sağlı sollu iki ayrı şaft ve açık ofis olarak tasarlanmıştı. Giriş holünün üstüne denk gelen tüm döşemeler yıkıldı ve betonarme sisteme oturacak şekilde çelik konstrüksiyon ile 2 tane köprü yapıldı. Bu döşemeleri kaldırmamız, mağazaya giren kişiye üst katların da görülmeye değer olacağına dair fikir vermeye yaradı. Ayrıca farklı kademelerden sarkıtılan aydınlatmalarla da, bu boşluktaki her kotta ayrı bir algı yakalama imkanı doğdu. Köprüler konvansiyonel çelik putrel sistemi ile yapılıp, alttan pleksi, üstten ise lamine cam ile kaplandı. Alttan aydınlatılan pleksi kaplama hava karardığında, akşam saatlerinde mağazanın farklı bir kimliğe bürünmesini sağladı.

Mekanlar arasında konsept bütünlüğünü sağlamak için nasıl bir yaklaşım izlediniz?
Havalandırması ve ısıtması iki ayrı blok şeklinde tasarlanmış olan bu binada, aradaki tüm bölücü duvarlar yıkıldıktan sonra mağaza bir uçtan diğer uca kadar algılanabilir hale geldi.
Planlamada alınan temel kararlardan biri de girişte, şu an karşılama bankosunun bulunduğu yeri binanın içine katmaktı. Böylece rahat bir giriş holü; kasa ve karşılama bankosunun sığacağı bir mekan yaratmış olduk. Sonradan binaya katılan bu mekanın üstünü de mümkün olduğunca şeffaf bir malzeme ile kaplayıp, maksimum derecede gün ışığından faydalanmış olduk.

Mekan dağılımını nasıl gerçekleştirdiniz?
Bina zemin kat, 3 normal kat ve 2 bodrum kattan oluşuyor. Çok katlı bu mağazada, daha çok projeli satışların yapılacağı ofis mobilyalarını üst katlara; ev mobilyalarını ise zemin ve bodrum katlara yerleştirdik. Bu kararı alırken, bu mağazanın esas satış hedefinin, Tuna Ev mobilyalarını çok da yakından tanımayan ev müşterisi olması etkili oldu.

Ev ve ofis katlarını, sirkülasyon alanlarını farklılaştırırken malzemeden ne ölçüde faydalandınız?
Döşeme malzemesi olarak katların fonksiyonlarına göre farklı seçimler yaptık. Örneğin ev katlarında halı ve taş kullanırken, ofis katlarında epoksiyi tercih ettik. Asansör kapılarının etrafını ise siyah laminat kutularla giydirerek ve üzerini de baskı ile kaplayarak aynı zamanda yönlendirici bir unsur olarak da kullanmış olduk.
Ahşap önemli bir malzeme olarak öne çıkıyor mağazada…
Mağazanın girişindeki karşılama bankosu ve köprülerin yanındaki ahşap kaplı duvarın, buranın bir mobilya mağazası olduğunu gösterecek işçilik ve detayda olması gerektiğini düşündük. MDF üzeri tik kaplamadan oluşan karşılama bankosu zeminden başlayıp, yukarıya doğru genişleyen kesitiyle, girişte vermek istediğimiz anıtsal etkiyi sağlamış oldu. Hemen üzerinde devam eden, aynı malzeme ile kaplanmış, girintili çıkıntılı duvar da bu etkiyi destekliyor. Ahşabın sıcak etkisini sadece girişte değil, showroom bölümlerinde de kullandık. Tavanlarda havalandırmayı gizlemek için  tüm katlarda alçıpan havuzlarla tavanı alçalttık. Ortada kalan yüksek kısımları ise, farklı ebatlarda kesilmiş suntalam panellerle kapladık.

 

(1) Farklı mobilyalarla düzenlenmiş her zonun ayrı ayrı yaşayan birer köşe gibi algılanması için, genel aydınlatma çeşitli sarkıt lambalar, masa lambaları ve lambaderlerle desteklenmiş.

(2) Bina zemin katından görünüş. Çok katlı bu mağazada, daha çok projeli satışların yapılacağı ofis mobilyaları üst katlarda; ev mobilyaları ise zemin ve bodrum katlarında konumlandırılmış.

(3) Toplantı odası birimlerinin teşhir edildiği bir bölümden görünüş…

Aydınlatmanın mekan kurgusundaki etkisi ne oldu?
Genel aydınlatma olarak, bir mağaza aydınlatması için en uygun olduğunu düşündüğümüz rayspotlardan kullandık. Suntalam panellerle kaplı tavanlarda, rayları panellerin arasına denk getirerek gizlemiş olduk. Fakat farklı mobilyalarla düzenlenmiş her zonun ayrı ayrı yaşayan birer köşe gibi algılanması için, genel aydınlatmayı çeşitli sarkıt lambalarla, masa lambaları ve lambaderlerle destekledik.

Mimarideki dinamik kurguyu dekorasyonun hangi öğeleriyle desteklediniz?
Mağazada sergilenecek mobilyaların kumaş ve kaplama seçimlerini de işveren ile birlikte yaptık. Bu seçimler sırasında olabilecek tüm seçenekleri müşteriye sunarak, müşterinin kendi başına hayal edemeyeceği, ama görünce de kendi ofisinde/evinde kullanmak isteyeceği ürünü sunmak istedik. Örneğin Tuna’nın ofislerde kullandığı standart bölücü panelleri, çok farklı kumaşlarla kaplayıp, sıkıcı ofislerin de eğlenceli bir şekilde düzenlenebileceğini göstermek istedik. Genelde personel ve açık ofis sistemlerinde canlı ve pop kumaşlar kullanırken; yönetici ve toplantı gruplarında daha nötr renklere yöneldik.

 

© 2018 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler