Tasarımın Dili

Yayın tarihi: 13.11.2006

Tasarımın Dili

 

Tüm tasarımlar biçimsel özelliklerinin ilettiği bilgilerden oluşan farklı bir dile sahiptir. Bu biçim dili, tasarımcı ile kullanıcı arasında iletişimi sağlarken kullanıcılar arasında da kimliği sembolize eden bir işlev yüklenmektedir.

 

RON ARAD’ın  “Morosso” için tasarladığı oturma elemanları, tasarım anlayışını da yansıtmakta.(2000)

 

 

Tasarımlar, bize tasarımcı kimliği ile ilgili bilgi iletebildiği gibi tasarımcının kullanıcıya iletmek istediği mesajı vurgulayan bir araca da dönüşmektedir. Tasarım öncelikle kullanıcıya işlevi ile ilgili bilgi iletirken, biçimsel özellikleri, tasarımı kullanan veya izleyen kişilerin bilgi ve kültürel birikimine bağlı olarak devreye giren pek çok mesajı da aktarır. Aynı zamanda kullanıcının kimliğine gönderme yapan estetik özellikleri ile kullanım alanını ve mekanını da belirler.

 

FERNANDO & HUMBERTO CAMPANA’ya ait oturma elemanı, işlevsel açıdan güven vermeyen, sıra dışı bir tasarım. (2001)

 

Tasarımcı Kimliği:

Tasarımcı için amaç, öncellikle gereksinime cevap verecek ürünü ortaya koymaktır. Bu aşamada tasarımcının yapmış olduğu “ürün tanımı” önem kazanır. Her tasarımcı, kullandığı tasarlama yöntemleriyle bir ölçüde kendi kimliğini ortaya koyar. Ancak, belli firmalar için çalışan tasarımcıların kimliği firma imajı ile girişim halinde algılanabilir.

Tasarımcının bilgi birikimi, dünya görüşü, tasarım anlayışı ve tecrübelerinin yanında zaman zaman kişilik özellikleri de ürünün çizgilerine yansır. Ayrıca tasarımcının yaşadığı coğrafya, yaşadığı dönem ve kullanabildiği teknolojik koşullar da kimlik tanımında rol oynayan önemli faktörlerdir.

Tasarımcı kimliğinin, bir sembole dönüşmesi tasarımcının geliştirdiği yeni bir söylemle mümkündür. Böylece tasarım ve tasarımcı özdeşleşmiş olur.

Tasarımcıların zaman zaman kullanım özelliklerini ikinci plana atarak sadece sergilemek için tasarlanmış özel ürünlere de imza atmışlardır. Özellikle 1980’lerde post modernist tasarımcılar bilinçli olarak iletişim amaçlı hareket ederek tasarladıkları ürünleri düşünsel bir sanat objesine dönüştürmüşler, felsefelerine ve  kimliklerine yönelik mesajlar vermeyi tercih etmişlerdir.

 

ILKKA SUPPONEN’in “Uçan Halı” isimli oturma elemanı, genç kullanıcıların tercih ettiği özgürlük simgesi tasarımlardan.(1998)

 

ALESSANDRO MENDİNİ tasarımı “Scivolano” sandalye, post modernizmin iletişim amaçlı önemli örneklerinden.(1983)

 

Tasarımda  İşlev :

Her tasarım kullanıcıya işlevi ile ilgili bilgi ileten bir biçim diline sahiptir. Bu özellikleri ile kullanıcıya ulaşır ve kullanım değeri kazanır. Tasarımın dili toplumsal kullanım sürecine bağlı olarak oluşur.

İnsanla birlikte doğal olarak gelişen ve çeşitli gereksinimleri karşılayan nesneler, istenilen işleve cevap verebilecek forma deneme yanılma yoluyla zaman içinde ulaşmışlardır. Örneklersek; Bir oturma elemanı biçim dili ile, oturmak için tasarlanmış bir eleman olduğunu anlatır. Önceleri herhangi bir yükselti bir oturma elemanı olarak kullanılırken, gelişen işlevsel ve hiyerarşik ihtiyaçlar bu yükseltinin bir mobilyaya dönüşmesine sebep olmuştur. Sosyal ve toplumsal gelişmelerle birlikte yeni üretim teknikleri yeni bir biçim dili oluşumunu hızlandırmıştır.

Tüketicinin isteklerine göre tasarımı biçimlendirme anlayışı günümüze uzanan süreçte etkili olmuş, kişiye özel “işlev” tanımları gelişerek özgürlük kavramıyla bütünleşen çok fonksiyonlu, esnek tasarımlar hayata geçmeye başlamıştır.

İşlevsel biçim dilinin, tasarımın yapımında kullanılan malzeme ve detaylarla desteklenmesi gerekir. Böylece malzeme ve detaylar da ürünün dayanıklılığını ve kolay kullanılabilirliğini vurgulayan bir dil oluşumuna katkıda bulunur. Kullanıcıya güven veren detaylar ürünün tercih sebebi olmaktadır. 

 

EMMANUEL DİETRICH‘in “ceviz kıracağı” işlevsel özelliğinin önüne geçen, estetik bir söyleme sahip.(1998)

 

Kullanıcı Kimliği:

Tasarımcı, ürünü işlevsel bir ürün olarak kullanıcıya ulaştırmak amacı ile tasarlar. Tercih edilebilir bir ürün olması için gereken kriterleri sağlaması gerekir.

 Bu kriterler, kullanıcının kimliğine yani sosyal ve kültürel yapısına, yaşam biçimine,  alışkanlıklarına ve değer yargılarına bağlı olarak oluşur.

Başka bir deyişle kullanıcı, ihtiyaçlarını ve tercihlerini kimliği doğrultusunda belirler. Kullanıcı, deneyimleri yönünde kararlar vererek ürünü seçer. Ürün seçiminde kişisel beğenilere cevap veren estetik bir dil devreye girer ve kullanıcı profili tanımlanmış olur. Kullanıcıların cinsiyetleri, yaş grupları, ekonomik düzeyleri ve kültürel birikimleri, doğrultusunda gelişir.

Estetik dil, tasarımların  birer statü göstergesi yani prestij nesnesine dönüşmesini sağlar. Kullanıcı hangi sosyal sınıfa ve hangi yaş grubuna dahil olursa olsun, üyesi olduğu toplum içersinde sosyal kabul ve saygınlık ihtiyacı hisseder. Bunu da kullandığı nesneler yoluyla sembolleştirir, sosyal ve kültürel yaşam biçiminin bir ifadesi olur.

Endüstrileşme sürecinin bir sonucu olarak tasarımlar aynı zamanda ait oldukları firma ve marka ile özdeşleşmekte, moda olgusu içersinde bu markalara ait sembolleri taşıyan ürünlere sahip olmak da yine sınıfsal bir gösterge sayılmaktadır. Popüler kültüre ait imler de tasarımla bütünleşerek, güncel ve çağdaş olana sahip olma noktasında markalar aracılığı ile kullanıcıyla buluşmaktadır.

 

Tarih ve Kültür:

Tarihsel ve kültürel anlamda da iletişim, bilgi, düşünce ve davranışların aktarılma sürecidir. Bu süreçte kazanılan deneyimleri tasarım boyutunda ele alındığımızda yine çeşitli sembollerle karşılaşmaktayız. Biçim diliyle ifade edilen bu semboller tarihsel süreçte gelişen farklı kültürlere özgü düşünce ve anlam yapılarının da aktarılmasını sağlar.

Doğal süreklilik içersinde kullanılagelen tasarımların tümü üretildiği zamana, kültürel ve teknolojiye gönderme yapar. Bu özellik kullanıcı gereksinimlerinin çeşitlenmesinde rol oynadığı gibi teknolojik gelişimlere de temel oluşturur.

Tasarımlarda  bazen süs öğeleri ile oluşan dil, üretildiği döneme, tekniğine, tarihe ve dahil olduğu tarza veya akıma ait bilgiyi iletir. İnançlar, etnik yapı ve gelenekler tasarım dilinde  ifade bulur.

 

Tasarım Dilinin Tarihsel Gelişimi:

Tasarımda iletişim süreci, ürünlerin gelişim süreciyle birlikte başlamıştır. Doğal örneklerden hareketle, gereksinimler doğrultusunda biçimlenen nesneler, deneyimler ve teknolojinin desteği ile biçim dilini oluşturmuş ve günümüze ulaşmıştır.

Tasarım dili, tasarımın ait olduğu döneme ve değerlendirildiği döneme göre değişiklik gösterir.

 

A.MENDİNİ; modernist tasarımcı, Marcel Breuer’e ait oturma elemanına farklı dokular ekleyerek kuralcı yaklaşımları protesto etmiştir.(1978)

 

19.yy da yaşanan endüstrileşme hareketleri öncesinde ürünler zanaatkarlar tarafından geleneksel yöntemlerle oldukça uzun sayılabilecek sürelerde üretilmekteydi. Bir ürün son halini alıncaya kadar çeşitli zanaatkarların elinden geçerek işlev kazanmakta ve bu da ürünün dilini günümüzdeki anlamından farklı kılmaktaydı.

19.yy da yaşanan sosyal değişimler, endüstrinin gelişmesine paralel olarak biçim ve işlev tartışmaları başlamış üretim yöntemleri ile birlikte bugünkü tanımıyla “tasarım” tartışılmaya başlanmıştır. Endüstriyel yöntemlerin gelişmesi, geleneksel olandan farklı olarak “üretim öncesinde tasarlanmış” ürünleri kullanıcıyla buluşturmuştur.

Tasarım tanımı ve sembollerini değiştiren bu süreçteki arayışlar, 20.yy’ın ilk çeyreğinde “modernizm” olarak tanımlanan ve etkilerini günümüze kadar sürdüren bir tasarım anlayışının doğmasına neden olmuştur.  “Doğru tasarım” tarif edilmeye çalışılmış ve tasarımlar kuralcı bir yaklaşımla ele alınmaya başlanmıştır. Toplum ve tasarım özdeşleştirilmiş ideal toplum kuralları ve ideal tasarım ortak bir yaklaşımla ele alınmıştır. Kullanıcı profilinin, kimlik tanımları da değişime uğramış yeni anlayışın sembollerine dönüşen, form ve çizgiler, toplumsal, politik ve ekonomik boyutta tercihleri yönlendirmiştir. Özellikle, plastik malzemelerin gelişimi ile kullanıcının isteklerine göre şekillenen tasarımlar hayata geçmeye başlamıştır.

Toplumsal eğilimlere paralel olarak tasarımda da tüm kuralcı yaklaşımlar reddedilmiş, bireyin hak ve özgürlüklerinin ön planda olduğu bir yaşam biçimi hedeflenmiştir.

Bu tutum hızla tasarımların dilini etkilemiş sembollerin değişmesine sebep olmuştur. 1980’lere gelindiğinde tasarımcıların bir araya gelerek oluşturduğu çeşitli tasarım grupları, modernizme karşı geliştirdikleri tasarımlarını izleyiciye ve kullanıcıya sunmuşlardır. Modernizmin ve fonksiyonalizmin geleneksel yapısına karşı çıkarak renk ve doku ile estetik bir dil oluşturmuşlar, iletişim öncelikli nesneler tasarlamışlardır. Tasarımların, tasarımcı kimliği ile özdeşleştiği günümüzde post modernist tutum etkisini yitirse de iletişim amaçlı tasarım olgusu devam etmekte, tasarımın dili güçlenmektedir.

 

MICHAEL GRAVES’in “Alessi” için tasarladığı çay seti, satış amaçlı sembolik tasarımlardan. (1985)

 

HANS HOLLEİN,  “Swarzenberg” adlı masayı post modernist felsefeyle tasarlamış ve modernist,  prensiplere karşı çıkmıştır.(1981)

 

GUIDO DRACCO tasarımı portmanto, 1970’lerin “Pop Sanatı” sembollerinden.

 

GERRİT RİETWELD’in çocuklar için tasarladığı el arabası, renkleri ve strüktürü ile “modernist” bir tasarım olduğunu bize anlatmakta.(1923)

 

Kaynaklar:

Barnard, Malcom, 2002. Sanat, Tasarım ve Görsel Kültür,

Çev. Güliz Korkmaz, Ütopya Yayınevi, İstanbul.

Bayazıt, Nigan, 1997. Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi,”Tasarım”,

YEM Yayın, İstanbul, cilt 3, sayfa 1746,1747.

Bayazıt, Nigan, 2004.Tasarım Kuramları ve Metotları,

Birsen Yayınevi, İstanbul.

Bayrakçı, Oğuz, 2004. Tasarımda İletişimsel Modeller,

MSGSÜ Yayını, İstanbul.

Boyla, Oya, 1997. Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi,”Mobilya”,

YEM Yayın, İstanbul, cilt 2, sayfa 1276,1284.

Collins, Michael,1990. Post-Modern Design, London Academy.

Collins, Michael,1994. Towards Post-Modernism Design Since 1851, British Museum Press, London.

Dormer, Peter, 1995. Design Since 1945, Thames and Hudson, London.

Erinç,Sıtkı M., 2004. Kültür Sanat Sanat Kültür,

Ütopya Yayınevi, İstanbul.

Hauffe, Thomas,1998. Design: A Concise History, Laurence King,

London.

Julier, Guy, 1997. 20th Century Design and Designers,

Thames and Hudson, London.

Lawson, Bryan, 1990. How Designers Think, Butterworth Architecture, 2nd Edition, London.

Pile, John, 2000. A History of  Interior Design,  Laurence King, London.

Radice, Barbara,1993. Ettore Sottsass A Critacal Biography,

Thames and Hudson, London.

Schimittel, Wolfgang, 1999. Design Concept Realisation, ABC, Zürich.

Tunalı, İsmail, 2002. Tasarım Felsefesine Giriş, YEM Yayınevi, İstanbul.

© 2018 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler