Cumhuriyet’e Doğru 1919-1923 Özgürlük ve Bağımsızlık Yolu

Yayın tarihi: 08.12.2006

Cumhuriyet’e Doğru 1919-1923 Özgürlük ve Bağımsızlık Yolu

 

İş Bankası’nın Eminönü (Yenicami) şube binası bir kurum müzesine dönüştürülürken, ilk etkinlik olarak, Atatürk’ün 125. doğum yıldönümü olması da dikkate alınarak, Cumhuriyet’in kuruluşuna uzanan süreci ele alan bir sergi hazırlandı. Küratörlüğünü Zafer Toprak, kurgu ve tasarımını Burçak Madran ile Esen Karol yaptı.

Fotoğraflar: Murat Germen

 

 

Burçak Madran n 31 Ekim 2006 tarihinde açılan “Cumhuriyet’e Doğru” sergisi, Türkiye İş Bankası’nın Atatürk’ün doğumunun 125. yılı için düzenlediği bir kültür etkinliğidir. Sergi, Banka’nın 2007 yılında tamamını müze olarak açmayı planladığı, eski Yenicami şube binasının ilk katında yer alıyor. Bahçekapı’da 1892’de hizmete giren ve postane binası olarak kullanılan bu bina, İstanbul Postanesi’nin 1909’da Sirkeci’deki Büyük Postane’ye taşınması ile bir süre paket postanesi olarak kullanıldıktan sonra 1926 yılında Türkiye İş Bankası’na devredilmiştir.

İlk yapıldığında bodrum, zemin ve bir kattan oluşan binaya zaman içinde eklenen iki kat, 2005 yılında bina güçlendirmesi ve restorasyon çalışmaları sırasında kaldırılarak orijinal haline geri döndürülmüş.

 

Türkiye İş Bankası kurum tarihi müzesi çalışmalarının bir başlangıç etkinliği niteliğinde olan “Cumhuriyet’e Doğru” sergisi, geçici sergiler mantığı içinde, müze sürekli sergilemelerine göndermeler yapacak şekilde tasarlandı.

 

Binanın yaklaşık 800 metrekarelik giriş katının mekansal yapısı ile serginin içeriği dönemsel olarak örtüştürülerek dört bölüm oluşturuldu. İlk bölüm, Anadolu’ya kayan mücadele hareketi ile Erzurum ve Sivas Kongreleri’ni kapsar. Ülkeyi kurtarmak için hareketlenme, örgütlenme ve işgalin karşısında durma kavramları, dönemin liderleri ve halktan kişilerin gösterimiyle anlatılır. İkinci bölüm, Doğu illerinden Ankara’ya kayan Anadolu direnişine, Büyük Millet Meclisi’nin açılmasına, bu idari hareket içinde bulunanlara ayrılmış. Üçüncü bölüm, Sevr Antlaşması ile ateşlenen çarpışmalara, toprakların savunmasına, zaferlere ve parça parça kurtulan vatanın durumunu, adsız kahramanlarını anlatır. Dördüncü bölümde, kazanılan zaferlerin sonrasında barışa giden yol, görüşmeler, anlaşmalar özellikle de yeni bir devletin kurulmasını resmileştiren Lozan Antlaşması ile Cumhuriyet’in kuruluşu kutlanır.

 

Sergileme malzemesi olarak, orijinal fotoğraflar, orijinallerden büyütülmüş dijital baskı fotoğraflar, orijinal belgeler, tablolar, haritalar, döneme ait çeşitli nesneler, gazete ve dergiler kullanıldı. Duvar yerleşimleri ve vitrinler, hareketli görüntü enstalasyonları ve ses ile desteklenerek zenginleştirildi.

 

Serginin açıldığı giriş katı, orijinalinde postane, sonrasında ise banka şubesi olarak düzenlendiği için, iç mekan yerleşimleri müşteri-personel iletişimine uygun bankolarıyla korundu. İş Bankası şubesinin açıldığı ilk yıllardan kalan bankolar ile çoğu yine ilk dönemlerden intikal etmiş aydınlatma elemanlarının sergi alanından kaldırılmamasına, binanın belleğini korumak adına özen gösterildi. Böylece, bankoların arkasında kalan dört alan sergi salonu haline getirildi. Binanın tüm cepheleri boyunca dizilen yüksek pencereler, sergilenecek orijinal kağıt belge, fotoğraf, tablo ağırlıklı koleksiyon malzemelerinin zarar görmemesi için koruyucu filmle kaplandı. Cephe pencerelerinin duvar kullanımını asgariye indirmesinden dolayı önleri panellerle kapanarak düşey yüzeyler elde edildi. Binanın orijinal halinde dikkate alınmamış olan, giriş-çıkışlarda ve banko arkası yükseltilmiş döşemelere ulaşmada engellilerin yaşayabileceği sorunlar geçici olarak rampalarla çözümlendi. Serginin tasarımı, binanın giriş kapısı aksını referans alan simetrik yapısından da kaynaklanan iki bölüm halinde kurgulandı.

 

İçerik, kurgu ve metinler:

Prof.Dr. Zafer Toprak

Kurgu ve tasarım:

Burçak Madran (Tetrazon)

Grafik tasarım:

Esen Karol

Video projeksiyon tasarım:

Çağdaş Arpaç (Tetrazon)

Ses tasarımı:

Cihan Sezer

Bilgisayar oyunu tasarımı:

Ercan Zırh

Tasarım asistanı:

Efe İlgen (Tetrazon)

Dijital baskılar ve uygulama:

Dimage

Sergileme üniteleri üretim:

Atmosfer

Aydınlatma:

Lamp 83

Kiosk üretim ve yazılım:

Enforma

Çerçeve:

Crea

Sergide koleksiyonları yer alan kişi ve kuruluşlar:

İnönü Vakfı

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Resim ve Heykel Müzesi

Türkiye İş Bankası

Nedret İşli

Cengiz Kahraman

Prof.Dr. Haluk Oral

Necmettin Özçelik

Uğur Yeğin

 

Girişin sol tarafındaki hol ve onu çevreleyen iki salon, 1919-1920 yılları arasında yaşanan olayları anlatır, dijital ses ve görüntü enstalasyonları ağırlıklıdır. Sağ tarafta bulunan, 1921-1923 yıllarını anlatan benzer karakteristikteki alan ise, daha çok sürekli müze sergilerini anımsatan vitrinler ve duvar düzenlemeleri ağırlıklı bir biçimde düzenlendi.

 

1919-1920 yılları bölümü, dönemin doğası gereği daha kısıtlı bir sergileme malzemesi sunar. Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkması ile oluşan belirsizlik ortamının anlatımı için ağırlık verilen sunum, bu referansla daha çok hareketli görüntüler üretilmesi üzerine tasarlandı. Salonların uzun duvarları boyunca, gezi aksının tam karşısında ve tavanda yansıyan görüntüler, tek doğrultuda izleme mantığını ortadan kaldırarak mekanla da yeni bir ilişki betimliyor. 11 adet projeksiyon kullanılarak yapılan enstalasyonda, dört farklı düzlemde kesintisiz görüntüler izlenebilir. Mekan içinde görüntü algısı, bu yerleşim sayesinde bir “görüntü mekanına” girilmesini sağlıyor. Dönemin filmleri ile hazırlanan kurgu dört ayrı tema içeriyor. Salon duvarlarında, bir yanda Erzurum ve Sivas Kongreleri’ne katılan temsilcilerin, diğer yanda ise Birinci Büyük Millet Meclisi’ni oluşturan vekillerin portreleri rastgele beliriyor ve böylelikle, dönemin siyasi gelişmelerine damga vuran bu kişiler anılmış oluyor. Yavaş geçişlerle karanlık ortam içinde parlayan yüzler siyasi belirsizliğe atıfta bulunuyor. Orta akstaki geri gösterim ekranında 1919-1923 arası olayları özetleyen 14 dakikalık kısa bir belgesel, eski siyah-beyaz filmler havasında kurgulandı. Milli Mücadele dönemine ait orijinal görüntüler ve fotoğraflardan oluşturulan kurgu da saniyede 16 kare çekim tekniğinin eski filmlerde görülen alışılageldik hızını yavaşlatarak sakin görüntü akışları sunuyor. Dikey düzlemlerdeki dinginliğin tezatı olarak, tavandaki balkon boşluğu içine yerleştirilen 16 ekrandaki filmler dikkat çeken bir hızda dönüyor. Duvarların resmi tarihi anlatan teması, tavanda yerini Milli Mücadele’nin isimsiz kahramanlarına, gündelik yaşam içinde kurtuluşa destek veren halka bırakıyor.

 

Bu gösterimle bütünleşen diğer duyusal algı ise ses. Tüm mekanı görüntü aralıkları boyunca dönen 10 kanallı sistem üzerinden lokal olarak duyulan gündelik yaşam sesleri, üzerine gelen bir piyano teması ile bütünleşiyor. Görsel- işitsel algılara yoğun olarak hitap eden bu alanda, kısa açıklamalar, tablolar, orijinal fotoğraflar, belge ve nesne vitrinleri izlenebiliyor.

 

Serginin diğer bölümü, projeksiyon alanının karanlığına tezat oluşturacak şekilde aydınlık ve canlı. Kurtuluş Savaşı zaferleri ile Cumhuriyet’e giden barış süreçlerinin ışığını yansıtacak bir mantıkla tasarlanmış. Bu kanatta çocuklar için düzenlenen özel bir bölüm yer alıyor. İki adet mıknatıslı duvar “yap-boz”u 5-8 yaş arası çocuklara hitap ediyor. 8-14 yaşları arası çocuklar için hazırlanan kronoloji oyunu, serginin duvarlarında yer alan bilgi yazılarının bazı cümlelerini içeren kartlardan oluşuyor. Bu kartların doğru tarihlere yerleştirilmesi gerekiyor. Çocuk alanında sergi için özel olarak tasarlanan “Kent Bilmece” ve “Çiftini Bulmaca” bilgisayar oyunları oynanabiliyor.

 

 

 

Sergileme elemanları koleksiyonlara özel olarak tasarlandı. Milli Mücadele dönemi boyunca Ankara Hükümeti’nin İstanbul’daki temsilcisi Hamit Hasancan’a ait, içlerinde Mustafa Kemal’in bizzat yazdığı mektuplar da bulunan belgeler, yatay vitrinlerde sergileniyor. Bir bölümü Osmanlıca yazılı, bir bölümü de Fransızca, İngilizce ağırlıklı yabancı dillerde yazılmış belgelerin kısa açıklamaları vitrin üzeri etiketlerde, daha detaylı açıklamaları ise sergi mekanında yer alan kiosklarda okunabiliyor. Belgelerin görünürlüğünü artırmak için, yüksekliği 10 cm tutulan, içten aydınlatmalı kutu vitrinlerin taşıyıcıları camdan üretildi. Yine cam ayaklar üzerinde 45 derece eğimli vitrin kutuları bulunan yatay modellerde ise nesneler yer alıyor.

 

Sergi duvarlarında kullanılan dijital baskı tekniği ile büyütülmüş fotoğraflar iki boyutluluğu kırmak isteyen bir hareketlilik içinde yerleştirildi. Dönemin olaylarına referans veren yağlıboya tabloların çerçevelerinden esinlenilerek, orijinal fotoğraflar da klasik tarzda çerçeveler içinde sunuldu. Bilgi metinlerinin olabildiğince kısa ve öz tutulması ile içerik anlamında bir eksiklik yaratmamak için, olayların daha detaylı anlatıldığı, ziyaretçilerin alıp yanında götürebilecekleri bilgi notları basılarak duvarlardaki kutulara yerleştirildi. Sergi mekanında ayrı bir oda içinde yer alan kitap satış biriminde, sergi kataloğu ile birlikte İş Bankası Yayınları’nın da satışı yapılıyor.

 

Serginin bütününde, görsellik ve yazın farklı araçlarla aktarılmaya çalışılarak, sergilerin duvar panolarından ibaret kalmamasına çalışıldı. Serginin her farklı öğesi, kendi konularında uzman tasarımcıların ortak üretimiyle tasarlandı. Ana amaç, durağanlığı kırarak, zaman geçirmeye değer bir atmosfer yaratmaktır. Bu çalışma, sergilerin yalnızca boş zamanlarda gezilen kültürel alanlar olmaktan çıkarak, bilgi edinme, inceleme, sergilenen temayı her yönüyle hissederek yaşayabilme fırsatı tanıyan etkileşimsel yapıda sosyal yaşama dahil olması konusunda bir denemedir. n Burçak Madran, müzeolog, tasarımcı.

 

 

© 2019 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler