Gülüş Gülcügil

Yayın tarihi: 13.01.2007

Gülüş Gülcügil

    

Gülüş Gülcügil’i Betty Ween projesinden tanırsınız. Dünya ile dertleri olan, çözüm yolları arayan, çok kafası çalışan bir müzisyen o. Bu müziklerine ve sözlerine de yansıyor. Karşılaştığınızda bir isim bir insana bu kadar mı yakışır diye düşündürecek kadar güler yüzlü. Benim için bağımsız müzik endüstrisinin en yaratıcı ve pratik kişilerinden.

 

 

Albüm satışlarının düşüp, MP3 satışlarının artmasından yola çıkarak bu konuyu araştırıyor ve yasal MP3 satan, avangart ağırlıklı bir site oluşturuyor. 30 gün içinde adeta bir 'butik' kuruyor ve tüm dünyaya satış yapıyor. Bu aslında müzik endüstrisinin korsana ve MP3’e karşı alması gereken yol ile ilgili çok önemli bir gösterge. Bu hiç gözden kaçırılacak bir fikir değil. Unutmamalıyız ki, bağımsız müzik endüstrisine en çok destek vermesi gerekenler, özellikle bizler gibi jazz ve avangart sevenler. Daha önce Gülüş Gülcügil’i dinleme fırsatı bulamadıysanız http://www.bettyween.com/ sitesinden ulaşıp bu projeye ve fikre destek vermek, bağımsız müzik endüstrisine, dinlemek istediğimiz müziği Türkiye şartlarında çok zor şartlarda bize ulaştırmaya çalışanlar adına boynumuzun borcudur.

 

 

1- Türkiye’de kadın olmanın ya da kadın müzisyen olmanın zorlukları nelerdir?

Kadın müzisyen sıfatı altında problem niteliğinde bir şey yaşamıyorum, olsa olsa komik anekdotlar anlatabilirim. Yaptığım müziğin ülkemde marjinal ve yabancı kökenli kabul edildiğini hesaba katarsanız, muhatap olduğum insanlar genelde zevklerime ve içinde büyüdüğüm kültüre sıcak bakan kişiler. Ama kısaca kadın olmak derseniz iş değişir, size çok fazla konuda yakınabilirim. Belçika’da yaşamış ve büyümüş biri olarak Türkiye’de ciddi bir kimlik değişimi geçirmek zorunda hissettim kendimi. Kadın olmanın sessizce dikte edilen çok katı kuralları var, toplum içinde bunları uygulamadığınızda iş hayatınızda da özel hayatınızda da sorun yaşayabiliyorsunuz.

2- Gülüş Gülcügil kendini müzik piyasasına ya da camiasına kabul ettirmek için nasıl bir süreçten geçti?

Betty Ween’in müziğinin maalesef ülkemizde oturmuş bir piyasası veya camiası yok. Müziği tasarlarken “nerede çalınır, kime hitap eder” gibi kaygılarım olmasa da, kendime bir piyasa bulamamak zor bir durum. Öte yandan yaptığım müziği büyük bir sevgiyle yapmam, dinleyicilerden takdir edildiğimi öğrenmem devam etmeme sebep olan şeyler.

3- Başarılı kadın müzisyen sayısı az. Neden sizce?

Muhtemelen kadın müzisyen sayısı tüm dünyada genel anlamda az olduğu için. Öte yandan başka kadın müzisyenlerin farklı izlenimleri var, biliyorum. Yakın bir arkadaşım Amerika’da maruz kaldığı seksist tutumları anlattığında gerçekten çok şaşırmıştım.

4-  Türk kadınının hayattaki duruşu hakkında neler düşünüyorsunuz?

Sadece altı yıldır Türkiye’de yaşayan biri olarak bu konuda ciddi bir şey söyleyebilir miyim bilemiyorum. Sınıf farkları erkeklerde de kadınlarda da çok büyük davranış farklılıklarına sebep oluyor, genel bir söz söylemek çok güç.

5-  Gülüş Gülcügil Bety Ween olmasaydı Betty Ween’i dinler ve beğenir miydi?

Şöyle cevap vereyim: Betty Ween’in belli bir türe veya bir kategoriye ait olması, zaman geçtikçe zorlaşıyor. Bunun sebebi, açıkça Gülüş Gülcügil’in takip ettiği müziklerin de bu yönde yol alan müzikler olması. Betty Ween’in tek müzik projem olduğunu da düşünürsek, kaçınılmaz bir şekilde zevklerime paralel bir müzik yaptığımı anlayabilirsiniz.

6- Türkiye’de müziğin gidişatı hakkında neler düşünüyorsunuz?

Bir gün farkettim ki ben dahil bütün müzisyenler röportajlarda aynı şeyleri söylüyor: Piyasa dışındayız. Gönül işi yapıyoruz. Yaratıcılık her şeyden önemli. Benim müziğim belli bir türe ait değil… Bu sözleri Hande Yener de, Şenol Küçükyıldırım da söylüyorsa ortada ciddi kavram karmaşaları var demektir. Sanırım ilk önce halledilmesi gereken sorun bu.

7-  Müziğinizi neler besliyor?

Özgür doğaçlama, doğu vokalleri, elektronik veya akustik olarak tınıya öncelik tanıyan müzikler bu günlerde daha çok ilgimi çekiyor. Sanırım kendi hayal gücümden, kafamdaki tınılardan ve grubumun sound’undan da besleniyorum. Bunun dışında sıkı bir gözlemleyiciyim, insan ilişkilerini, sosyal davranış kalıplarını takip edip anlamaya çalışırım. Bu arada fobi niteliğinde korkularım var: İstanbul depremi ve küresel ısınma! Türkiye’de yaşamak hayatıma politik meseleleri de soktu. Şarkı sözlerine direkt olarak yansımasa notalara yansıyor bütün bunlar.

8- Diğer sanat dallarıyla aranız nasıl?

Ailemde karikatüristler, ressamlar, tiyatrocular var. İster istemez ben de bu dalları takip ediyorum. Bir de ufak çapta grafik tasarımcıyım, ilk albümümün kapak ve kitapçık çalışmasını kendim yapmıştım.

9- Bildiklerinizi birileriyle paylaşma, aktarma isteği duyuyor musunuz? Bunun için neler yapıyorsunuz?

Ender olarak vokal dersi veriyorum. Kendimi yetkin görmediğim bir işe girmek istemem, bu konuda çok hassasım.

45-SAYI_01- Jazz Ocak 2007 » Konu Başlıkları

© 2019 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler