Dantel Koyların Gölgesinde

Yayın tarihi: 03.09.2007
Renklerin Coğrafyası

DANTEL KOYLARIN GÖLGESİNDE

 

Kaş, Akdeniz’in billur mavisi sularını, altın sarısı kumsallar ve güneşle buluşturan, adına yakışan gizemi cennete dönüştüren tatil yöresi...


Denize dantel gibi işlenmiş Çukurbağ Yarımadası’nda yer alan Kaş tam anlamıyla bir tatil cenneti.

Havayolunu seçenler için Dalaman Havaalanı- Kaş arası 160 km. Antalya Havalimanı ise 210 km. uzaklıkta. Yola özel araçla çıkanları karayollarının yıllarca süren çalışmaları sonucu modern, geniş uçak pistini andıran yollar bekliyor. Gerek Antalya gerekse Muğla-Fethiye üzerinden gelenler Kaş'a manzarası güzel, rahat bir yolculukla ulaşabilirler. Kaş'tan Kaputaş Plajı’na yarım saatte bir kalkan minibüs seferlerleri ile gidiş ve akşam 18.00'de de dönüş imkanı bulunuyor. Antalya-Kaş sahil yolu yerine Korkuteli-Elmalı-Kaş dağ yolunu tercih edenler virajlı, rampalı fakat seyre değer güzellikteki ağaç çeşitlerinin gözlenebildiği asfalt yolu kullanabilirler.


Kaş'ın eski adı "Antiphellos" Grek dilinde "Taşlı Yer" anlamına geliyor.
Gerçekten de bu isim kayalıklar üzerine kurulmuş Kaş'a çok uygun.


Likya bölgesinin küçük ama önemli liman kenti Kaş, antik kent Antiphellos’un en güzel kalıntılarından biri olan tiyatro ve kaya mezarları ile sokaklarındaki çok sayıdaki kafe, restoran ve eğlence merkeziyle renkli bir tatil yöresi.

Kaş, batıda Eşen Çayı ile Fethiye’ye, doğuda Demre’ye, kuzeyde Elmalı’ya komşu bir turizm cenneti. Akdeniz’de ise Meis Adası ile karşı karşıya bulunan Kaş, 70 km sahil uzunluğu ile ayrıcalıklı coğrafyasının tüm zenginliğini gözler önüne seriyor.

Kaş, çevresinde yer alan antik kalıntıları, Akdeniz derinliklerinin ipuçlarını taşıyan sualtı dalışları, doğa yürüyüşleri, yamaç paraşütü, değerli taşları andıran adalara yapılan Mavi Yolculuk ve tekne turları, leziz deniz ürünleri ve yöresel yemeklerden oluşan mönüsü ile, zenginlikleri saymakla bitmeyen düşsel bir mekan...

Kaş zengin tarihi yanında gün geçtikçe daha çok rağbet gören trekking, dağcılık, rafting gibi doğa etkinlikleri için de sayısız olanaklar sunuyor. Kaş'ın bir özelliği de bazı antik kalıntılara yaya olarak gidilebilmesi. Örneğin Kaş'a 12 km uzaklıktaki Phellos'a yürüyerek güzel bir gezi yapmak mümkün.

Denize kıvrım kıvrım uzanan bir yarımadanın içinde kalan koya kurulmuş belde, günümüzde tatilcilerin gözde merkezlerinin başında yer alıyor. İlçede tatil yapanların bir kısmı sahildeki kayalıklardan denize girerken, diğer bölümü teknelerle gün boyu süren Kekova turuna çıkıp değişik koylarda turkuvaz mavisi renkte, içilesi berraklıktaki sularda yüzüyor.

Antiphellos antik kenti üzerine kurulmuş olan Kaş’ta kentin içindeki tarihi kalıntılar gündelik hayatın bir parçası olmuş. Limana inerken, alışveriş merkezinin karşısında yer alan “lahit” turistlerin gözdesi. Kimse o lahti görmeden gitmiyor Kaş'tan. Likya tipi bu lahit, Kaş'ın adeta simgesi.

En önemli caddesi ise, Akdeniz mimarisi özelliklerini karakteristik biçimde yansıtan Uzunçarşı. Kaş’ta evlerin birçoğu ikamet amaçlı olarak kullanılıyor. Evlerin dış yüzeylerini kaplamış olan Akdeniz yöresine özgü begonviller de, Kaş denildiğinde ilk akla gelenlerden...

KAŞ’IN GÖZÜ: MEİS
Antikçağda Kaş, Antiphellos olarak adlandırılmış. Meis adasını "göz"e benzeten Yunanlılar adaya en yakın kara uzantısını da "Kaş" olarak adlandırmışlar. Böylece yörenin adı ortaya çıkmış.

Vizeniz varsa, Meis adasına ulaşmanız sadece 20 dakika sürüyor. Meis adasında yaşayanların çoğu, az da olsa Türkçe konuşabiliyor. Antik çağdaki adı Megiste olan Meis, çok iyi korunmuş ve bakımlı bir turizm merkezi niteliğinde. Küçük bir havaalanı olan Meis'e, yurt dışından çok sayıda gelen var.


Uzunçarşı, Kaş’ın en hareketli caddesi.

PANSİYONCULUK YAYGIN
Kaş halkı geçimini yaz aylarında pansiyon, otel ve motel işletmeciliği ya da turizme yönelik diğer işletmeleri çalıştırarak sağlıyor. İlçe halkının çoğunun yayla köylerinde toprakları var. Ova ve yaylalarda yurdumuzun önemli yaş sebze, meyve ve çiçek üretimi yapılıyor. Kış aylarında da üretim seralarda yapılarak içte ve dışta pazarlanıyor. Yine yüksek ve dağlık yerlerde elma üretimi yaygın.


Kaş’ta hayat tüm yönleriyle sokakta akıyor. Dükkanının önüne attığı küçük hasır sandalyede gün boyu laflayan yöre esnafından evinin önünde göz nuru döktüğü yemenileri satmaya çalışan yaşlı teyzeye kadar hayat sokakla içiçe...

TARİHÇE
Arkeolojik buluntularla kanıtlanan Habesos adı, antik kentin en eski adı.
Antik kent daha sonraları Antiphellos ismi ile anılmış. Karia ve Likya Bölgeleri arasındaki bağlantıyı sağlayan yolların kesişme noktasında bulunan Antiphellos, aynı zamanda bir ticaret limanı. Anadolu seferi sırasında Makedonya Kralı Büyük İskender tarafından alınan kent, İskender'in genç yaşta ölümünden sonra, Seleukoslar'la Ptolemaioslar arasında savaşlara neden olmuş.
Antiphellos, Roma Dönemi'nde önem kazanarak, Bizans Dönemi'nde piskoposluk merkezi olmuş. Bu dönemde Arap akınlarına uğramış, daha sonra da Anadolu Selçuklu topraklarına katılarak Andifli adını almış. Anadolu Selçuklu Devleti'nin yıkılmasını takiben Tekeoğulları Beyliği yönetimi ele geçirmiş ve Osmanlı Devleti, kenti yeni bir ilçesi olarak, Yıldırım Beyazıt zamanında topraklarına katmış.


Kentin merkezinde yer alan Likya tipi lahit, Kaş’ın simgesi. Kaş’a gelen turistler mutlaka bu lahdi ziyaret ediyor, kimisi yanında fotoğraf çektiriyor, kimisi de yüzyıllar öncesinin gizemini bu anıt mezarda çözmeye çalışıyor.

ALTIN SARISI KUMSALLAR
Sapsarı kum ve mavi denizin buluştuğu kumsallar, Kaş'ın benzersiz plajlarının adresleri. Küçükçakıl, Büyükçakıl, Akçagerme ile Limanağzı yüzme tutkunları için ideal yerler. Bir doğa harikası olan Kaputaş plajı, Kaş'a 19 km. uzaklıkta. 192 basamakla plaja inilmesi, kumunun altın sarısı rengi ve mavinin her tonunun güneşle parlaması plajın çekiciliğini artıran özellikler arasında.



LİMANAĞZI PLAJI
Kaş’ta denize girilebilecek en güzel yerlerden biri Limanağzı Plajı. Plajları az olan Kaş’ta tertemiz denizi ile Mavi Bayrak ödülü alan Limanağzı yüzmek için ideal.

 

ÇAKIL PLAJI/KAPUTAŞ PLAJI
Kayalıklı bir arazi üzerinde kurulan Kaş merkezinde, kumsal yok denecek kadar az. Kayalıklar üzerinde teraslar oluşturulmuş ve oradan denize giriliyor. Denize girilebilecek az sayıdaki plajlardan biri de yarımadanın batısında bulunan Büyük Çakıl plajı. Denize girmek için bir başka uygun plaj ise, Kaputaş plajı. Kaş'tan devamlı minibüs seferleri var.

MAĞARALAR
Kaş ve civarında birbirinden etkileyici deniz mağaraları bulunuyor. Bu mağaralara teknik dalışlar yapmak ve bazılarında yüzmek mümkün. Bunlar Kekova Adası deniz mağarası, Aşırlı Adası deniz mağarası, Güvercin İni deniz mağarası ve bölgenin en ünlü mağarası olan Mavi Mağara.

 

MAVİ MAĞARA
Kaputaş Plajı’ndan 500 metre uzaklıktaki Mavi Mağara’ya ancak deniz yoluyla ulaşılabiliyor. Teknelerin rahatça girdiği mağaranın 18 metre genişliği, 10 metre yüksekliği ve 35 metre derinliği bulunuyor. En önemli özelliği ise su altından yansıyan güneş ışığında buluşan yeşil ile mavinin dayanılmaz çekiciliği.



DOĞA YÜRÜYÜŞÜ

Kaş, birbirine yakın Likya şehirlerini yürüyerek keşfetmek isteyenler için cazip güzergahlara sahip. Limanağzı, Gedife Tepesi, Phellos, Gökçeören, Asaz Dağı, Gömbe Yaylası alternatif yürüyüş parkurlarından.

 

YAMAÇ PARAŞÜTÜ

Son dönemlerde yapılan araştırmalar Kaş'ın yamaç paraşütü için yeryüzü şekilleri ve iklim açısından Türkiye'nin en uygun yerlerinden biri olduğunu gösteriyor. Uçuşlar donanımlı malzemelerle, uzman kişilerin kontrolünde gerçekleştiriliyor.

 

SU ALTI SERAMİK SERGİSİ

Dünyada ilk kez çalışmaları yapılan “Su Altı Köpekbalığı Heykeli” ve “Su Altı Seramik Sergisi” Kaş’ın tarih, doğa ve kültür güzelliklerinin sanatla bütünleşmesini yerli ve yabancı turistlere en güzel ifade eden görüntüler.

SPORTİF AKTİVİTELER SU ALTI DALIŞLARI

Son yıllarda Kaş, dünyanın önemli turizm amaçlı su altı dalış merkezlerinden biri halini aldı. Yat limanında bulunan dalış kulüpleri, her yıl binlerce yerli ve yabancı turiste, Akdeniz'in en eski batıklarını göstermek için yarışıyor.




ULUBURUN ANTİK BATIĞI

Kaş ilçesinin 8.5 kilometre güneydoğusunda uzanmakta olan Uluburun'un doğu kıyısından 60 metre açıkta yatan batık, M.Ö 14. yüzyıla ait bir yük gemisinin kalıntıları. 1984 yılında başlanan dalışlar sonucunda geminin 61 metre derinliğe kadar yuvalanmış yükü gün yüzüne çıkartılmış. Çıkarılan eserler, Bodrum Su Altı Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.

 

KAŞ UÇAK BATIĞI

İkinci Dünya Savaşı sırasında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı Meis adası yakınlarında batan üç pervaneli İtalyan savaş uçağı, 57 metreden itibaren görülüyor ve kuyrukla diğer metal parçaları meyil nedeniyle 70 metre derinliğe kadar uzanıyor. Enkazın etrafında patlamamış ve hala aktif olduğu tahmin edilen cephaneler mevcut.

MAVİ YOLCULUK

Kaş, Mavi Yolculuk’un önemli duraklarından ve başlama yerlerinden bir tanesi. Kaş Yat Limanı’nda konaklayan teknelere, su, elektrik, benzin, duş ve çamaşırhane gibi imkanlar sunuluyor.




ANTALYA/KAŞ/ANTALYA

Diğer programlara oranla daha çok tercih edilen ve daha çok yer gezilebilen bir rota. Mutlaka görülmesi gereken yerler: Sönmeyen ateşi ile ünlü Tahtalı Dağı eteklerinde bulunan Olympos ve Phaselis antik kentleri, Demre'deki Myra kaya mezarları, tiyatrosu ve kent içindeki

St Nicholas Kilisesi, sualtındaki batık şehir Kekova Adası, Kale köyü (Simena), Kaş, Finike, Kemer ve Antalya.

 

GÖCEK/KAŞ

Bu rota Göcek koylarına, Ölüdeniz'e, aynı zamanda Kekova'ya, Demre'ye uğruyor. Antalya-Kaş ve Marmaris-Fethiye mavi tur programlarından her ikisinin de en çekici bölgelerini Göcek-Kaş turuyla görmeniz mümkün.


Kaş’ta doğa harikası koyları keşfetmek, denizle, doğayla, tarihle iç içe farklı bir tatil geçirmek isteyenler, tercihlerini Mavi Yolculuk’tan yana kullanıyor.

Kaş Kalkan Patara » Konu Başlıkları

© 2019 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler