Siyah horozlu Chianti Türkiye

Yayın tarihi: 15.07.2008
Siyah horozlu Chianti Türkiye’de

Siyah horozlu Chianti Türkiye’de

İtalya’nın ünlü şarap markası Chianti şaraplarının koleksiyoneri olarak bilinen Franco Bruni, geçtiğimiz günlerde İstanbul’a geldi. Kavında 18 bin civarında şarap bulunan Bruni’nin şarap müzesi de var. 

Ahşap ve sıcak renklerin kullanıldığı detaylarla dekore edilen Pastarito, mönüsü ve özel şarap kavıyla tipik bir İtalyan restoranı… İtalya’nın dünyaca ünlü restoran zincirlerinden Pastarito, Türkiye’de ilk halkasını İzmir’de, ikinci şubesini ise İstanbul-Suadiye’de açtı. İtalya’da 50 ve dünyanın farklı yerlerindeki toplam 10 şubeye sahip olan mekân, İtalya’nın yöresel ve gerçek lezzetlerini sunuyor. Devriye adlı televizyon programından tanıdığımız Ebru Keser Arda, işadamı Ilgın Arda ve Kemal Aydın’ın birlikte açtıkları Pastarito, yemeklerinin yanısıra zengin şarap kavıyla da dikkat çekiyor. Türk şarapları olduğu kadar, Şili, Avrupa, Amerikan ve İtalyan şarapları da kavda önemli bir yere sahip. Özellikle Chianti bölgesine ait İtalyan şaraplar ise Pastarito’nun spesiyalleri arasında.

Chianti şaraplarının Pastarito’ya gelişinin bir de hikâyesi var: İtalya seyahatleri sırasında Chianti’deki şarap üreticilerini gezerlerken mağazanın arka bölümünde onlarca şarabın bulunduğu odayı fark ederler… Odada aheste bir hava vardır. Çünkü masanın etrafında oturan iki kişi kadehleri dakikalarca tadarak notlar almaktadır. Onları merak içinde izledikten sonra sonunda tanıştıklarını anlatan Ebru K. Arda, “Franco Bruni’yle işte burada tanıştık. Bruni, Chianti şaraplarının yer aldığı, dünyanın en büyük koleksiyonuna sahip. Bir de şarap müzesi var” diye anlatıyor. Pastarito’nun açılışı sırasında Bruni’yi davet etmeyi planlayan Arda, tesadüfen kendisinin İstanbul’a geldiğini öğrenince hemen bir akşam yemeği için restorana çağırır.

En eskisi 1875 tarihli

Şarap rengindeki gömleği ve sıcak tavırlarıyla önce heyecanla Pastarito’nun içinde gezen Bruni ile biz de Pastarito’da tanıştık ve Chianti şaraplarının hayatına girişinin öyküsünü kendinden dinledik. Asıl mesleği diş teknisyenliği olan Bruni şöyle anlatıyor: “Yaşadığım yer Chianti’de, her yıl küçük şarap üreticileri, ürünlerini sergiler. Ben de yıllarca bu sergileri gezip, pek çok şarabı satın aldım. Bu alışveriş ilk olarak 1955’te başladı. Böylece kocaman bir şarap koleksiyonu oluştu.  Koleksiyonun farkına vardıktan sonra üreticileri ziyaret ederek onların özel veya şahsi şaraplarını da satın aldım. Yıllar içinde üreticilerin sayısı azaldı. Lokal üreticiler, markalarını ya büyük firmalara vermiş ya da üretim yerlerini otel veya yazlık evlere çevirmişlerdi. Böylece eskiden ürettikleri şaraplar artık ellerinde kalmamıştı ve bizden almaya başladılar. Kısacası, bu bölgede üretilen tüm şaraplar koleksiyonumda yer alıyor.” Yıllar içinde 18-20 bin adet Chianti marka şarap çeşidine sahip olan Bruni, 2000’de koleksiyonu büyütmeyi bırakmış. Koleksiyonundaki en eski şarabın 1875 tarihli olduğunu anlatan Bruni, koleksiyonunu müzeye çevirme fırsatını yakalamış. Şarapların bir kısmını hediye ettiğini söyleyen Bruni, bu davranışın Chianti’de geleneğe döndüğünü, evlenen çiftlere düğün hediyesi olarak doğum yıllarında üretilen şaraplardan hediye edildiğini anlatıyor.

Pastarito’nun sahiplerinden Ebru Keser Arda ile Franco Bruni’nin yolları İtalya’da kesişti.

Siyah horozun hikayesi

Floransa ve Siena arasında yer alan Toscana bölgesine ait Chianti şarabının bir özelliği ise logosundaki siyah horoz. Bölgeye ait olan bu simge tarihten geliyor. 1800’lerde Floransa ve Toscana arasında yapılan toprak paylaşımı sırasında, paylaşımı başlatmak için siyah horozun ötmeye başlamasını beklerler. Siyah horoz böylece aradaki bu bölgenin en önemli simgesi haline gelir. Bu nedenle, şarapların üzerini yüzyıllardır siyah horoz süslüyor. Chianti şaraplarında dört farklı üzüm kullanılıyor; Kırmızı şarap için Sangiovese ve Canaiolo, beyaz için de Malvasia ve Trebiano… Sangiovese, Zeus’un kanı anlamına geliyor.

“Şarabın tadı değişken olmalı”

İstanbul’a ilk kez 25 yıl önce gelen Franco Bruni, şarap içmeyi bilmek gerektiğini vurguluyor. Bruni, “Su, susuzluğu giderir şarap ise yemeğin en önemli eşlikçisidir” diyor. Şarabın her yıl farklı tatlara sahip olması gerektiğinin de altını çizen Bruni, “Ben her mevsim aynı tadı almak istemem. İklimin üzüme farklı tatlar katması şaraba da yansımalı. Yoksa o şarap fabrikasyon olur” diyor. 

© 2019 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler