Ofisler dönüşümün neresinde

Yayın tarihi: 24.10.2008
OFİSLER DÖNÜŞÜMÜN NERESİNDE

OFİSLER DÖNÜŞÜMÜN NERESİNDE?

Artık mobilite, dinamizm ve esneklik üzerine kurulan çalışma yaşamında, ofislerin bu yeni düzene ayak uyduracak şekilde yapılanması kaçınılmaz. İnsanların aynı işi, sabahtan akşama kadar sabitlenerek  yapmaya zorlandıkları statik yapı yerini, tüm çalışanların daha sosyal ve etkin olabildikleri etkileşimli ofis düzenine bırakıyor.


Günümüzde nispeten geçerliliğini koruyan statik yapı, hemen her sektörde yerini, dinamik yapılanmaya bırakıyor. Gelişen teknoloji, bilginin paylaşımı, beraberinde de sektörlerde iş hacmini ve hızını artırıyor. Bir şirketin işlerinin hızlanması, organizasyonunun dinamikleşmesi; bunu sağlayabilecek bir mimari planlamaya gereksinim duyması anlamına geliyor.

Değişimin itici güçlerinden biri olan teknoloji, ofis çalışmasının geleneksel çalışma masası ve sabit mesai saatlerine bağlı olmayan bir çalışma düzeni yaratmış durumda. Neredeyse tamamen zamandan bağımsız bir çalışma yaşamımız var artık. Mekana bağımlılık da giderek azalıyor bu gelişme ekseninde.Yaşanan dönüşüm teknolojinin gelişimine paralel gerçekleşiyor. Taşınabilir araç ve teknoloji ürünlerinin çeşitlilik ve kullanımı arttıkça, çalışanlar ofislerinin, en az kişisel yaşamları kadar özgürlük, mobilite ve teknolojik destek sunmasını talep ediyor. Bu ne kadar mümkün? Işin gerçeği, bir çok ofisin, bu kıstaslarla bakıldığında hala “sınıfta kaldığı”. Bunun sebebi, ofis mekanlarının değişen beklentilere ayak uydurabilmek için gerekli esneklik ve yalın tasarıma sahip olmamaları. Grift ve çoğu kez esnek olmayan tasarımlarıyla geleneksel ofisler, mobilite ve dinamizmin egemen olduğu temponun gerisinde kalmalarına yol açıyor. Ancak değişimin kaçınılmaz hızını öngören firmalar, bu dönüşüme ayak uydurmalarını sağlayacak önerilerin talepçisi olmaya başladılar bile. Yeni çalışma biçimleri, yeni yaşamlar ve yeni örgütsel biçimleri destekleyen yapısıyla geleceğin ofisleri için sunulan çözümler, inovasyon olarak adlandırılan yenilikçilik eğiliminden besleniyor. Yaşamın olmazsa olmaz koşulu olan “değişim, yenilikçilik ve farklılaşma”, rekabet gücünü artırmayı hedefleyen markaların sloganı olmuş durumda. Vizyonu gerçeğe, iyi fikirleri iyi tasarımlara dönüştürebilen firmalar, bu felsefenin gücünden sonuna kadar yararlanıyor.


Modern ofislerde, masa, dolap ve diğer mobilyaların birbirinin tekrarı olmaktan uzak, yeni, yaratıcı, esprili çözümlere ve kişiselleştirmeye olanak tanıyan nitelikte olmaları talep ediliyor.

Ofis ortamını, değişimden beslenen yenilikçi çizgiye uydurmak için tasarımcılar, artık mekan kurgusu ile ilgili eski kuralları çoktan rafa kaldırmış durumda.
Taylor ve ya Ford döneminde kişinin üretkenliğinin en üst düzeyde değerlendirilmesi için kurulan ortam ve düzenekler günümüzde geçerli değil. Çalışanlar artık makinenin belirlediği hızda akan bir bandın üzerinde, temposu belirlenmiş bir çalışmaya uyum göstermenin ötesinde bir şeyler yapmak zorundalar.
Tüm dünyada ofis mobilyası sektörü, bu gelişmeler doğrultusunda geliştirilen yeni projelerle yerleşik sistemlere alternatif olarak farklı öneriler getiriyor. Yeni yaklaşımdaki ortak kriter, her çalışanın kişisel ortamını kurabileceği bir altyapının önerilmesi. Gerek ölçüleri, gerekse renk, desen ve kullanım özellikleri ile çalışanların kendilerine ait hissedebileceği, bir yandan da kurumsal kimliği zedelemeyen ürünler, bu uzlaşma arayışının sonucu olarak yaşam buluyor.

22. Sayı 06-2008 » Konu Başlıkları

© 2019 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler