Bir bascının kaleminden - Chuck Israels

Yayın tarihi: 26.12.2008
Bir bascının kaleminden;

Bir bascının kaleminden;

Chuck Israels

 

 

Chuck Israels’i ilk olarak Bill Evans Trioda dinlediğim zaman vücundaki bütün enerjiyi müziğine yansıtabildiğini ve her bastığı sesin anlamının çok büyük ve derin bir nitelik taşıdığını hissettim. Çaldığı sololar sanki ince bir ipin üzerinde yürüyormuşcasına narin ve naif, bas yürüyüşleri ise çok hassas, dokunaklı, her şeyden önemlisi tamamen stil içinde ve müzikal değerleri çok büyük. Böyle olunca da ortaya tam anlamıyla çok iyi bir iş çıkıyor haliyle. Ama bir de işin bir başka tarafı varki, Chuck Israels’in teknik becerileri. Aslında bir kontrabasçıyı kontrabasçı yapan en büyük özellik müzikalite özelliklerini teknik becerileriyle harmanlamak. İşte bu iki özellik de bir araya geldiği zaman ortaya mükemmel bir iş çıkıyor. Diğer bir yandan o yıllarda başlayan kontrabasın daha bir etkin ve modern çalım anlayışını Chuck Israels’in müzikal tınılarından duyabiliriz. Kontrabas için yeni bir akımın başladığı sürecin ilk halkalarından biri diyebiliriz Chuck Israels için.

Bu kadar beceriyi ve müzikaliteyi içinde barındıran kontrabasçının kısa bir hayat hikayesini anlatayım isterseniz size. Chuck müzisyen bir ailede yetişmiş. Lise yıllarında viyolonsel ve gitar çalmakla başlayan müzik serüveni daha sonra Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde geçirdiği bir yıl boyunca bölgede yaşayan ve düzenli olarak sahne alan, aralarında Herb Pomeroy, Charlie Mariano, Joe Gordon, Serge Chaloff ve basçı John Neves gibi müzisyenlerin bulunduğu Boston’daki hatırı sayılır jazz aktivitelerinin girişine olanak tanır. Daha sonra  Chuck, MIT orkestrasındaki boş yeri doldurmak için  bası eline alır ve kısa süre sonra, Boston jazz sahnelerinde onun yetenekleri oldukça talep görür.

Daha sonraları Chuck Brandeis’teyken, o zamanlar Harvard’da olan piyanist Steve Kuhn ve Massachusets Sanat Okulu’nda davul çalışan Arnold Wise ile birlikte bir trioda çaldı. Brandeis’te Art Farmer, Jimmy Knepper, Barry Galbraith, Bill Evans, Joe Benjamin, Gunther Schuller, George Russell ve Charlie Mingus gibi bestecilerin katılımıyla gerçekleştirdikleri bir konser Chuck’ın daha sonraları New York jazz sahnelerine girişini sağlayan müzisyenlerle tanışma ve birlikte çalma olanağını da sağladı.

Halen okuldayken Coleman Hawkins ve Billie Holiday ile sahne aldı, John Coltrane ve Kenny Dorham ile kayıtlar yaptı. Lenox School of Jazz’da geçirdiği yaz zamanlarında The Modern Jazz Quartet, Jim Hall, Bob Brookmeyer, Gunther Schuller Chuck’ın eğitiminde kayda değer katkı sağladı. New York’a sıkça gerçekleştirilen seyahatler büyük müzisyenleri dinleme ve beraber çalma fırsatlarını da beraberinde getirdi ve orada büyük basçı, arkadaşı ve akıl hocası olan Oscar Pettitford ile birlikte çalıştı.

1959’da Avrupa’da geçirdiği bir yılda Bud Powell, Kenny Clarke, Lucky Thompson, Martial Solal ve Daniel Humair gibi Avrupalı müzisyenlerle sahne aldı. Daha sonra New York’a dönerek George Russell’ın sextetinde iş buldu ve aynı zamanda Eric Dolphy’nin de katıldığı Gunther Schuller ile çalma fırsatı buldu. Benny Goodman orkestrasındaki kısa süreli performansı Chuck’a Zoot Sims ile çalışma şansını da verdi.

1961 yılında Eric Dolphy ile kayıtlar yaptığı başka bir Avrupa turu dönüşünde, Bill Evans Trio’da basçı Scott Lafaro’nun trajik bir trafik kazasında hayatını yitirmesinden dolayı boşalan yeri doldurması için teklif aldı ve belki de kariyerindeki en başarılı dönemlerinden biri oldu bu Chuck için. Aynı zamanda Bill Evans Trio’da beraber çaldığı davulcular Paul Motion ve Larry Bunker ile çok iyi bir ikili ritm section olarak zamanın New York’lu ritm section müzisyenleri tarafından başlatılan interaktif orkestra stilini daha da ileri taşıdılar. Chuck Israels bu süre zarfında J.J. Johnson, Stan Getz, Gary Burton, Jim Hall, Herbie Hancock, Donald Byrd, Hank Mobley, Tony Williams, Roy Haynes, Sonny Clarke, Bobby Timmons ve Roland Hanna gibi pek çok değerli müzisyen ile de çalmıştır.

1966 yılında ise Chuck sanatındaki yaratıcı vizyonu için sadece basçı rolünün yetersiz olduğu kanısında vardı ve Hall Overton ile aranjman ve kompozisyon çalışmaya karar verdi. New York tiyatro ve stüdyolarında iş buldu ve hatta bir Broadway şovunda şeflik dahi yaptı. Bu durum onun için hayatındaki yeni bir sayfaydı.

Daha sonraki yıllarda ise Chuck’ın müzik serüveni bestecilik yönüyle daha ağır basıyor, bir yandan üniversitede öğretmenliğe devam ederken diğer yandan da besteler ve aranjman yapmaya devam ediyordu (National Jazz Ensemble adlı orkestra için beste ve aranjmanlar Chiaroscuro Records tarafından CD olarak piyasaya sürülmüştür).

Chuck’ın bir çok kaydı arasında, öne çıkanlardan bazıları şunlardır: John Coltrane ile birlikte Coltrane Time-Herbie Hancock ile birlikte My point of View-Stan Getz ile birlikte Getz au Go-Go ve Bill Evans’la yapılan birçok kayıtlar. The Bellingham Sessions Volumes I ve II en son küçük gruplarıyla  yaptığı kayıtlardır (Audio Ideas Recordings). Azica Recordings’ten çıkan trompet ve flugelhorn solisti Claudio Roditi ile The Metropole Orkestra ile yaptığı kayıtlar (The Eindhoven Concert)  Chuck’ın ensamble müziğinin örneklerini temsil eder.

İşte Chuck Israels’in müzik dolu yaşamı, yaptığı başarılı işler ve daha sonraki yıllarda jazz dinleyicilerine, jazz severlere ve hatta müzik severlere sunduğu başarılı çalışmalar. Chuck şu an 1986 yılından itibaren sürdürdüğü Western Washington Üniversitesi’nin jazz bölümünde başkan olarak eğitimciliğine devam ediyor. Aynı zamanda gene bestelerini yapmaya ve konserlerine de devam etmekte. 1996 Nisanında Chuck’ın şefliğinde, Hollanda’da Metropole Orchestra ile birlikte Chuck’ın müziğinden oluşan bir konser kaydı gerçekleştirildi. Son iki yılda gerçekleştirilen aktivitelerin arasında Barry Harris’le yapılan kayıtlar. Rodney Whitaker ve the Lincoln Center Jazz Orchestra üyeleriyle Michigan State University Jazz Spectacular’da gerçekleştirilen bazı performanslar ve Mood Recordstaki NDR ve Hannover Radio Phillarmonic ile çıkarılan CD sayılabilir.

Chuck Israels, kontrabasın stil içerisindeki etkin ve yaratıcı özelliklerini son derece iyi uygulayan, eşlik ederken bile aynı zamanda bir solist edasıyla fikirlerini müzik içerisinde çok fazla egzajere etmeden kullanan ve anlatmak istediklerini müzikalite anlayışına sadık kalıp fazla laf kalabalığı yapmadan bizlere aktaran bir müzisyendir.

Ve bu son derece önemli müzisyen ve kontrabasçı, 15 ve 16 Nisan tarihlerinde Nardis Jazz Club’da. Çok güzel bir müzik olacağından tabi ki hiçbir şüphemiz yok ve kendisine çok değerli gitaristlerimizden Önder Focan, yeni neslin önemli davulcularından Ediz Hafızoğlu ve trompetçisi Oliver Groenewald eşlik edecek. Ben öncelikle tüm bas çalanların gelmesini tavsiye ediyorum çünkü o çalarken mutlaka öğreneceğimiz şeyler olacaktır. Tabiki tüm jazz severler gelsin mutlaka, o iki gün Nardis’i dolduralım ve bugün dinlediğimiz kontrabas çalan genç ve orta yaşlı jenarasyonun etkilendiği ve kendilerine örnek aldığı jazz tarihinin bu çok önemli ismini dinleyelim.

50-SAYI_02-Jazz Nisan 2008 » Konu Başlıkları

© 2019 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler