Müzisyenler, dinleyiciler ve diğerleri Mike Stern

Yayın tarihi: 16.01.2009
Müzisyenler, dinleyiciler ve diğerleri; Mike Stern

Müzisyenler, dinleyiciler ve diğerleri; Mike Stern

20-21 Mayıs / Babylon

Mekanı dolduranların yarısına yakını, Dave Weckl’ın davul set-up’ını yakından görmek için sahnenin önünde toplaşan teknik meraklısı müzisyenler ve davul öğrencileri. Sürekli birbirlerine parmak uçlarıyla sahneye doğru bir şeyleri işaret ederek konuşuyorlar. Geride kalanlar, iyi derecede jazz fusion dinleyenleri ve özellikle de Mike Stern hayranları. Bir avuç kadar da bara tüneyerek içkisini yudumlayan müdavim var.  Sahnedeki marka sahibi dört müzisyen, o akşam Babylon’u dolduranlar için öyle ya da böyle yaşamının geleceğinde olmayı planladığı şeyler konusunda bazı hayalleri süslüyor. Özellikle de, sarı ile kestane arasındaki lapiska saçlarıyla, özenilen batılı virtüöz müzisyen figürüne cuk oturan Stern ve burnu havada Weckl. 

Herkesin tek tek ve uzun uzun solo yaptığı “Tumble Home” ile açılan konserde, “fusion” Stern, Weckl ve basçı Tom Kennedy, hard bop saksofoncu Bob Franceschini ile hayata geçiyor. İnsan ister istemez iki yıl önce, yine aynı mekandaki konserlerini anımsayamadan edemiyor. Yıllarca Weckl ile birlikte çalmış olan basçı Kennedy, şüphesiz sahnede kendisine ayrılan yeri fazlasıyla dolduruyor; etkileyici biçimde gümbür gümbür çalıyor, ama bir öncekinde sahnede Richard Bona’nın oluşu, onu bu konserde bir parça gölgede bırakıyor. Ayrıca Dennis Chambers’ın yerinde oturan Weckl’da performansa resmi ve mesafeli bir hava veriyor. Burada bu akşam kesinlikle kötü bir konser izlemiyor gelenler, ama bir öncekine göre havanın biraz soğuk olduğunu söylemek mümkün. Bona’nın zeka ve sempati gösterisiyle, Kennedy’nin vazife adamlığı arasındaki farkın üzerine, Chambers’ın siyah sıcaklığı ile Weckl’ın beyaz snopluluğu arasında ne kadar mesafe varsa, iki konser arasında da bu kadar fark var.

Reggae ritimli “KT”’de 2 twin reverb ve boss pedallarıyla olağanüstü güzellikle bir sound çıkarıyor Stern. İşte Stern’i Stern yapan, alameti farikalı sound bu. Büyük bir dikkatle izlendiği için yorucu olan konserde, temposuz melodik ballad “Wishing Well” ve ardından Stern ile Weckl tarafından duo olarak çalınan “What Might Have Been”, ilgi yoğunluğunu doğal olarak düşürüyor. Ancak şık parça “Chatter”, coşkuyu tavana çıkarmayı beceriyor. Sahnedeki sempatik hareketleriyle nam salan Stern, aslında sanıldığı kadar güleç değil. Sadece, arada birkaç saniyeliğine pişmiş kelle gibi sırıtıyor, ardından birdenbire yüzü buz kesiyor. Her parçanın arasında da, girişte satacakları CD’leri imzalayacağını anons etmeyi ihmal etmiyor. 

Çarşamba pazarında bir esnaf gibi görüyoruz Stern’i, elindeki CD’leri çığırtarak satmaya çalışırken. Bu manzaranın bazı hayranlarını üzüntüyle karışık bir hayrete düşürdüğünü gözlerinden anlamak mümkün. CD’lerin tükenmesiyle başlayan ikinci yarıda, seyircinin erken yorulduğu bir konsere doğru yol alıyor performans. Konsantrasyon çabuk düşüyor bu akşam. Bunda konserin yanlış bir algıyla bir cebir ya da geometri dersi gibi izleniyor olmasının payı büyük. Azıcık da imzalı, satışlı CD pazarının yorgunluğu yok değil tabii.  

Murat Beşer

muratbeser@muratbeser.com

51-SAYI_03-Jazz Temmuz 2008 » Konu Başlıkları

© 2019 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler