Mütekasif kokulu geceler Chuck Israels

Yayın tarihi: 16.01.2009
Mütekasif kokulu geceler; Chuck Israels

Mütekasif kokulu geceler; Chuck Israels

15 - 16 Nisan / Nardis

 

Chuck Israels, Oliver Groenewald

Bazı akşamlar jazz için yaratılmıştır; Prusya mavisi tonlarının gökyüzüne hakim olduğunda, dar sokak aralarına sızan huzurlu bir hüzün eşliğinde… Chuck Israels’in Nardis’te çalacağı geceler, hava mütekasif biçimde jazz kokuyor.  

Gitar ve davulu bizden; Önder Focan ve Ediz Hafızoğlu’nun, efsane basçı Chuck Israels ile trompetçi Oliver Groenewald’ı evlerinde ağırladığı özel bir proje bu. Isınma turu gibi geçen “Stella By Starlight”, bu repertuarı açmak için kusursuz bir seçim. “Lover Man”, Alman trompetçi, uzun bir solo alıyor. Old-school müzisyen olarak Oliver, tipik post-cool döneminden kalma melodiler üflüyor. İnsanlar Yaşadıkça filminin unutulmaz sahnesinden verdiği fotoğraflarla, Frank Sinatra’nın dövülerek öldürüldükten sonra Montgomery Clift’in başında trompet çalışını anımsatıyor bize.

Ardından Ernie Krivda bestesi “Irv’s at Midnight” geliyor. Müzisyenler arasında öne çıkmanın, kendini göstermenin, sesini yüksekten duyurmanın esamisi yok. Müzikal feeling alabildiğine kontrol altında, saygı ve nezaket ön planda. Gitar mütevazı bir pozisyon alışla dahil oluyor parçalara. Davulcu, vazife adamı olmaktan öte bir heyecana gerek duymuyor, doğru bir düşünceyle.  

Trompetçimizin sahneden inişiyle, editörümüzden Israels’in zevcesi olduğunu öğrendiğimiz orta yaşın üzerinde bir hanımcağız geliyor sahneye. Mikrofona “Embrace Me”yi okumak üzere eğiliyor, kibarca. Kuvvetli değil; ince, titrek, ama alabildiğine duygusal, nostaljik sepya tonunda bir ses. “How About You”yu söylüyor ardından ve yine aynı kibarlık ve sessizlik içinde terk ediyor sahneyi.

Oliver “Bye Bye Blackbird” ile dönüyor sahneye ve hemen bir solo alıyor. Focan’ın diğer müzisyenler arasında çok daha genç biri ruhu temsil ettiği açıkça hissediliyor bu parçadaki solosunda. “Laverne’s Work”; ilk bölümün sonu…

Chuck Israels ve eşi Margot

Jazzın canlı tarihi Israels. Gelenekçi tarzıyla bir dönemin efsanesi, hattı düzgün, parlak ve ifadeleri berrak müzisyeni, ikinci yarıyı içinde Oliver’ın surdinli bir solosunun yer aldığı kendi bestesi “Gardens of the Lights” ile açıyor. Israels’in kontrbasını gitar tekniğiyle çalarak girdiği “The Boy Next Door”, yerini “Autumn Leaves”e bırakırken, salondaki sessizlik ilkesine saygılı, beğeni kriterleri yüksek, bilgi seviyesi yerli yerinde izleyicilerin yüzünden, entelektüel bir hoşnutluk okunuyor. Dipsiz kuyunun derin boşluğuna bakarcasına, aklından çok şey geçiyormuşçasına çalıyor Israels; geçmişin içinden süzülerek “Minorty”yi.

“Bu parça 1933 tarihli, yani benden üç yaş büyük” diyor Billy Strayhorn bestesi “Johnny Come Back”e başlamadan evvel. Israels, tepeden tırnağa jazz adamı. Sound’uyla bütünleşmiş özgün tarzda bir tekniğe sahip. Çalarken tona önem verdiğini dinleyicisine iyi hissettiriyor. Daha iyi tarif etmek gerekirse; yansıtma gücü yüksek kuvvetli olan sound ile disipline edilmiş bir yoğunluktan söz etmek yerinde olur. Aslında Israels’in konsantre olduğu şey; düzenlemelerin içine gizlenmiş şarkı kişiliklerini açığa çıkarmak. Bu gecelerin mütekasif jazz kokusu galiba buradan yükseliyor.

Murat Beşer

muratbeser@muratbeser.com

51-SAYI_03-Jazz Temmuz 2008 » Konu Başlıkları

© 2019 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler