Paris ve 68 Baharı

Yayın tarihi: 16.01.2009
Paris’ten Mektup / 6 – 10 Haziran 2008

Paris’ten Mektup / 6 – 10 Haziran 2008

JAZZ ve 68 BAHARI

Müziğin asi çocuğu ‘Rock’ derseniz, babası ‘Jazz’ diye tamamlarız. ‘Müziğin babası’ Jazz değil tabii ki. O torununun torununun torununun torununun... Tek yönlü polemiğimizi şayet, “Yok efendim, çocuk babasının kopyası olmak zorunda mı?” diye sorulu cevaplarsanız, o zamanda “Fi tarihinde isyancı babaların isyancı çocukları olurmuş”, miş’li geçmişi ve müzik tarihinde egemen değerlere ilk başkaldıran türün (bilebildiğimiz kadarıyla) “Jazz” olduğunu hatırlatmakla yetiniriz. Günümüz insanının kanı kadar melezleşen bugünkü ‘Jazz’ın kanınında ‘isyan virüsü’nün doğallığını iddia etmek daha çok doktora çalışmasına konu olacağını adımız gibi biliyoruz. Bu sayfalarda ‘tez yazmak’ gibi bir iddiamız olamayacağına göre, kendi çapımızda bu “Asi Müzik Ailesi”nin bir “İsyancı Mevsim”, “68 Baharı” ile üstelik yalnızca Fransa’daki ilişkilerine göz atacağız. Yakınları, akrabalarını unutmadan ve haddimizi bilerek... (Elimizden olmayan teknik nedenlerden ötürü yazımızın bu kısmı bir teknik hataya kurban gitti. Hoşgörünüze sığınıp yazının gerisini gelecek sayıya yayınlayacağımıza söz veriyoruz).

 

Anne Ducros

Wynton Marsalis

FESTİVALLERDEN:

Saint-Germain-des-Prés, Çiçek Parkı ve Ötekiler

Fransa meraklıları frankofon olsun olmasın bilirler. Paris’e gelince havası ilk teneffüs edilesi yerlerden biri Saint-Germain-des-Prés mahallesidir. Kentin idari olarak 6. ve 7. birimleri (arrondissement) arasına yayılmış ve Seine nehrinin “Rive Gauche / Sol Yaka”sına kurulu bu semt 1950’li, 60’lı yıllardan kalan bir özlemle muhtemelen Paris’in en ‘nostalji’ yayan yöresidir. Zira o tarihlerde St. Germain seçme ve sıradan sanatçıların, ünlü-ünsüz artistlerin, müzisyenlerin, yollu-yolsuz ‘entelektüel’lerin vb. buluşma, geçiş, hatta oturma-yaşama alanıymış. Les Deux Magots, Le Flore, Chez Lipp gibi o devrin efsanevi ‘Café’leri hâlâ var olsa da mahallenin sosyo-ekonomik dokusu (Paris’in kendisi gibi) bugün öylesine değişime uğramış durumda ki, ‘Dünkü St. Germain’ kitap sayfaları ve film şeritlerini süslemekten öteye geçememektedir. İşte ‘Dünkü St. Germain’ hülyasıyla yaşayan bir avuç aydın, bir nebzecik özlem gidermek için 8 yıl önce mahallede bir Jazz Festivali başlattılar. Her seferinde bir kaç ağır top Café’lerde (ama o söz konusu efsaneler değil) ve açık havada bedava konserler verirken, konferans, sergi gibi faaliyetler ve de bir ‘Genç Yetenekler Trampleni’ olayı zenginleştiriyordu. Gittikçe artan bir ilgiyle izlenen buluşma 8. yaşını 6-23 Mayıs tarihleri arasında kutladı. Aralarında Anne Ducros, Jan Garbarek, Jacky Terrason, Belmondo biraderler ve Milton Nascimento gibi isimlerin olduğu konserler Amerikalı blues şarkıcısı Beverly Jo Scott’un ücretsiz konseriyle başladı. Örneğin Bojan Z Üçlüsü, Musica Nuda İkilisi’nin çıplak İtalyan sesi Petra Magoni’yi davet etti. Petra, Beatles’ın “AK Plağı”nın (Bir partinin maske ismini yazacağımı sananlar yanıldı!) doğumunun 40. yılı anısına çıkartacağı albümden parçalar söyledi. 1981 İsrail doğumlu 21’inden beri Paris konumlu piyanonun yeni dâhilerinden Yaron Herman mı istersiniz, London Community Gospel Choir eşlikli Fransız jazz’ının en New Yorklu vokalisti Anne Ducros’yu mu yeğlersiniz? Kiliseler, Sorbonne Fakültesi’nin amfileri, 1950’li yılların otobüslerinin açık arkalarına yerleşen gruplarla günde iki kez St. Germain-Concorde-Montparnasse turları, üstelik parayla değil sırayla!!! Güzelim Paris Café’lerinin vaniyalı, salçalı (!) ‘coffee’leriyle (!) çanına ot tıkayan mahalledeki Starbucks Coffeeshop’ları bile bedava konserlere sahne olunca gel de yelkenleri suya indirme, hiddetini eritme... Dostlar seneye bekleriz. Söylemedik, abarttın demeyin, olayın web adresine bir göz atıverin:  (http://www.festivaljazzsaintgermainparis.com )

Daniel Humair

Paris Jazz Festivalini geçen yıl 8 hafta sonu süresinde, 16 gün bedava verilen 32 konseri 135 bin ‘cazofil’ izlemiş. 16 günün 11’inde yağmur yağmış. Herhalde o yağmurlu günlerin izleyicilerine ‘cazoman’ desek daha yerinde olur. Öte yandan Chucho Valdes, Daniel Humair, E.S.T., Joe Sample, Randy Crawford, Rabih Abou Khalil, Richard  Bona, Robin McKelle, Tigran Hamasyan, Wynton Marsalis ve diğerleri, Paris Çiçek parkının üzerine yatılmak için bakılmış, yetiştirilmiş çimenlerinde BEDAVA izlenmez de ne yapılır? Her neyse bu geçen seneki program. Bakın 2008’de neler var: http://www.parisjazzfestival2008.com  Paris belediyesinin “Paris Parc Floral de Vincennes / Paris Çiçek Parkı” içinde bu yıl 7 Haziran 27 Temmuz tarihleri arasında 15.sini düzenlediği Paris Jazz Festivali biz bu satırları yazarken bize ilk haftanın raporunu yolladı. Festivalin tutkulu yöneticileri bizim gibi ‘cazomanyaklar’a katılamadığımız konserlerin ıstırabını daha iyi çekebilelim (!) diye Cumartesi-Pazar buluşmalarından sonra haftalık rapor yolluyorlar. ‘Sadist festivalciler’in yazdıklarına bakılırsa 7 Haziran’da yağan iki damla yağmuru, siftah konserlerini yapan Elektro-Funkçı Ji Mob & Arkadaşları ve ondan sonra sahneye çıkan ağabeyleri Erik Truffaz Dörtlüsü’nün kızıştırdığı 5-6 bin kişi fark bile etmemiş. Bu sene kimlerin geçtiği yukardaki adreste ayrıntısıyla var. Bir ikisini kronolojik sırayla biz zikrediverelim: Tomasz Stanko Band, Henri Texier Strada Sextet, Armenian Folk Quintet, Romane Trio, James Taylor Quartet, Take the Coltrane Quartet (Nasıl ama buluş?), Al Foster, Wallace Ronney, Ousmane Danedje, Zap Mama, Angélique Kidjo, Dianne Reeves, Steve Coleman, David Murray, vs vs ve kapatmak için sinyor Stefano Di Battista. 8 hafta sonuna dağılmış 34 enfes konser. Park sakinlerini jazz’a çağıran seyyar Jazzy Fanfarlar (Cazcı Bandocular) da cabası...

Jan Garbarek

(Zuhal’e söz verdim kısa keseceğim) Önümüzdeki yaz aylarında petrol ve Avrupa Birliği krizlerine rağmen Jazz şenlikleri çoğalarak gidiyor. Fransızcada bir deyiş vardır, “İnsan aşık olunca hava ve suyla yaşar”, diye, hani “İki gönül bir olunca samanlık seyran olur”, gibisinden. Şimdilerde Japonlar suyla çalışan arabalar çıkarmışlar da... Biz Jazz aşıklarını da sadece ‘Hava ve Su’ ile yaşatabilecek bir yöntem keşfedilse ne iyi olacaktı. Zira 2008 yaz sezonunda çoğu festival ya tümüyle ya da kısmen ücretli faaliyetler düzenlemeye titizlik göstermeye başladılar. En babalardan en kasıntı ve snoblara yani Marciac (1-17/8) ve Vienne’den (27/6-11/7) Juan-les-Pins (10-17/7) ve Nice’e (19-26/7) çocuklara, yaşlılara ve de halka açık, bedava veya indirimli konserler yaygınlaşıyor. Ancak bu arada en ‘büyükler’in sesini, tınısını duymak, performansını canlı seyretmek için genellikle avroların hışırtısı zorunlu....  “

Hadi bu faslı sonbaharın ilk önemli festivali, Paris’in ‘Mavi Boncuğu’ Jazz A La Villette’e değinerek noktalayalım. Sezonun sloganı “Jazz Is Not Dead”... Haşa, nasıl laf o öyle, afişlerinden yel alsın ! Ellington-Davis korusun!!! Jazz her zamankinden daha canlı, sadece ‘Villetteçiler’ bu yıl ‘Mavi Banliyöcüler’in programındaki bir gösteriye nazire yapıyorlar. Jazz A La Villette’i 2 Eylül’de Lalo Schifrin açacak. Elektronik müziğin yaşayan atası Pierre Henry de Erik Truffaz ile birlikte 14 Eylül’de sahneyi boşaltacak.

Jim Tomlison-Stacey Kent

MEKANLARDAN:

La Dynamo, St. Ouen Bit Pazarı, Sunset-Sunside

La Dynamo döndükçe enerji üretiyor. Enerji ürettikçe yaratıyor. Kış sezonun bir çeyrek asırlık en büyük festivali, “Mavi Banliyölerin” 2 yıl önce dünyaya gelen bebeği La Dynamo eğitim, alıştırma, ağırlama ve kayıt merkezi olduğu kadar da bir konser mekanı. 2 Haziran - 4 Temmuz arasında “La Dynamo Pazartesilerinin Açık Kartı” kontrbasçı Claude Tchamitchian’a verilmiş.  Tchamitchian ve konukları bir ay süreyle meraklıları her Pazartesi yazım, beste ve doğaçlama seanslarına davet ediyor. Ayrıca 5 hafta süreyle Jazz ve Doğaçlama Konserleri var. Fransa-Danimarka, Fransa-ABD, Fransa-İngiltere, Trinidad-Tobago, Fransa-Kongo ve çok sayıda Franko-Fransız (Fransızlar arası) gösterimi çok cüzi ücretlerle herkese açık. http://www.banlieuesbleues.org adresinde La Dynamo’ya bir tıklamanız kâfi.

Martial Solal

Paris’te çok bol bulunan çarşı-pazarlardan Saint-Ouen Bit Pazarı’nın ayrı tarihi ve özgün anlamları vardır. Bu özgün anlamlara 3 yıl önce bir yenisi eklendi. Geçtiğimiz yıl bu mekanlarda gördüklerimizi, yaşadıklarımızı biraz yazmıştık. Ekleyiverelim: 1880’de oluşan St. Ouen özellikle 1920’lerden itibaren göçer ve çingene müzisyenlerin uğrak yerine dönüşmüş. Elbetteki özellikle de geleneksel Fransız dans ve popüler müziğinin vazgeçilmez enstrümanı, Manuşlara yani Romanlara has akordeonları, ‘Musette’leri, kemanları ve gitarları eşliğinde. 2004’de pazarın önemli tezgahçılarından  Malick sevgili dostu, ünlü Fransız Jazz kemancısı Didier Lockwood’un girişimiyle pazarın Café, köşebaşı, kavşak gibi  devamlı mekanlarında yılda iki gün “Swing Manouche ve Musette Buluşması” düzenlemeye karar verirler. İlgili belediyelerin ve pazar esnafının da desteğiyle kamuya açık alanlarda birbirinden neşeli konserler meraklıları oradan oraya koşturtur. İlki 2005’te düzenlenen Bit pazarı buluşmaları 10 bin civarına meraklı toplar. Bu rakam geçen yıl 18 bini aşar. Festivalin genel hamisi Lockwood’un dışında 2008 yılı hamisi Thomas Dutronc (Yeni okurla için hatırlatalım, kendileri artık çok sevilen bir Jazz gitaristidir ve Jacques Dutronc ve Françoise Hardy’nin mahdumları olurlar) bu yıl iki güne (14-15 Haziran) öyle isimler toplamışlar ki milyon verseniz bir araya getiremezseniz. Örnek mi? Angelo Debarre, Compagnie Bernard Lubat, D. Lockwood, Jean-Jacques Milteau, T. Dutronc, Tchavolo. Başka mı ? Ayrıntı için müracaat web sitesine: http://www.festivaldespuces.com

Paris Lombards sokağının benzersiz ikizleri Sunset-Sunside Jazz Kulüpleri  üç ülke ve üç kente dağılmış bir olayın Paris ayağı olmuşlar. “Catalan Jazz 08 Turnesinde” Londra ve Reus’un (İspanya) yanısıra Paris Sunside’da 9 ve 10 Haziran’da Gorka Benitez Quartet, Triphasic, Jordi Berni Trio + Santi de la Rubia ve Javier Colina/Marc Miralta/Perco Sambeat Katalan Jazzı’nın varlığını kanıtladılar. Sunside ise müzisyenler, ajanlar, yapımcılar, gazetecilerin buluşup tanışmalarına ve Katalan mutfağının tadına bakmaya yaradı. 

Frank Zappa

ÖDÜLLERDEN:

Tramplenler, Brubeck, Thomlinson-Ishiguro

Tramplenler Fransa’nın Avrupa’nın her yerinde mantar gibi bitmeye başladı. Genç Jazz’cılar açısından elzem bir faaliyet olan bu ödüllendirme sistemini başlatan Nardis’i vesileyle kutlayıp bu tarzda girişimleri yapacakların hararetle desteklenmesi gerektiğini vurgulamak isteriz. Dileriz ki Türkiye’deki sayısız televizyon kanalından bir kaçı, en azından müzik kanalı diye ön plana çıkanlar bu girişimlere birazcık arka çıkarlar.

Fransa’dan bir kaç örnek. Yukarda St. Germain tramplenine deginmistik. Porquerolles’de finale kalan 6 gruptan “Fonetic”, solistlerde de “Kami Quintet”in solisti seçilmiş. Önümüzdeki 21-25 Temmuz’da Hyères Jazz Festivali, 29 Temmuz – 2 Ağustos’da Avignon Jazz Festivali’nde yeni tramplenler var.

Madalyaya pek ihtiyacının olduğunu sanmıyorum. Ama kim bilir ABD Dışişleri Sekreteri Condoleezza Rice, üstelik dünya turnesini Irak’a da uzattığı için de liyakat armağanı verirse bir kısım Amerikalılar bunu keyifle kabul edebilir. Ancak her durumda ‘Blue Rondo A La Turk’un yüreği sızlar. Hele hele bu bir Jazz sanatçısi,  88 yaşındaki piyanist Dave Brubeck olursa. Rice, Brubeck’e ABD’ye yurtdışındaki katkılarından ötürü Ben Franklin Award  for Public Diplomacy nişanı vermiş.

2008 International Songwriting Competition Jazz ödülünü İngiliz müzisyen ve yazar Jim Tomlinson ve Japon sanatçı Kazuo Ishiguro kazanmışlar. Jim ödülü eşi İngiliz vokalist Stacey Kent’in “Breakfast on the Morning Tram” albümündeki “The Ice Hotel” parçası için almış.

Ron Carter

YAYINLARDAN:

JazzMagMan, ‘Beceriksizlere Jazz’, Nina-Darina, Chet’in Uzun Gecesi

Ana süreli yayınlarımız, en kıdemli Jazz Hot’un uzun bir kış uykusuna yatması nedeniyle ikiye indiğinden beri bilgi kaynaklarımızın üçte bir oranında azaldığını söylersek haksızlık ederiz. Açıkçası aylık Jazz Magazine ve Jazzman dergileri genellikle o denli zengin oluyor ki, onları dahi hakkıyla okumak, incelemek pek kolay olmuyor. Her iki dergi, her sayısında geniş bir yeni albüm, festival veya konser tanıtımı veriyorlar. Haziran sayılarıysa yaz festivalleriyle adeta zenginleşmiş hatta renklenip şenlenmiş durumda. (Bir de yüzde birinden yararlanabilsek!)

1927 Cezayir doğumlu en ünlü Fransız Jazz piyanisti Martial Solal tam 63 yıldır profesyonel müzisyen. Jazz Magazine Nisan sayısının kapağına taşıdığı sanatçıya üzerine çok geniş kapsamlı bir dosya hazırlamış. Fransa’nın efsanevi kralı 14. Louis’nin bir de namı vardır: “Le Roi Soleil / Güneş Kral” Dergi bir kelime oyunuyla “Le Roi Solal / Solal Kral” başlığıyla açmış sanatçının dosyasını. Kendisi, eşi, müzisyen kızı, 7 müzikologla söyleşiler, belli başlı çalışmalarıyla bu ‘ağırbaşlı, olağanüstü güçlü teknikli, Fransız jazz’ının yaşayan en büyük arayıcı ve yaratıcı piyanistini gerçekten enine boyuna ele alınmış. Aynı sayıda bir başka eşsiz piyanist, Amerikalı Ahmad Jamal ile yapılmış uzun ve keyifli bir röportaj var. 

Jazz Magazin’in 592 numaralı Mayıs sayısı geniş oranda “Hendrix 68 – Efsaneler ve Gerçekler” manşetiyle Jimi Hendrix ve kısmen de Mayıs 1968’e, o günlerden jazz müziğine düşen izlere ayrılmış. Bu günlüğümüzün başında hazırladığımız dosyada veri ve yönlendirmelerinden yararlanmağa çalıştık. Dosyada mevcut çok sayıda ilginç katkıdan Michel Benita (1954 Cezayir doğumlu Fransız basçı) ve Nguyen Lé (1954 Paris doğumlu Vietnam kökenli gitaristi dergimiz okurlari iyi tanıyor)  arasındaki 68’de “Dylan ve Hendrix” etkileri üzerine sohbet öğretici olduğu kadar da uyarıcı. Ayrıca Fransız jazz’ında giderek artan Afrika etkileri hakkında ilginç bir makale ve Ron Carter ile yapılmış bir söyleşi dikkatimizi çekti. 

Derginin Haziran sayısının kahramanı sanki Mayıs’ın mantıki uzantısıymışcasına Frank Zappa. Hatta şöyle bir manşet sorusu var: “Sahte rockçu veya gerçek jazz’cı mı ?” 24 Nisan’da yitirdiğimiz klarinet-saksofonun sessiz üstadlarından Jimmy Giuffre’a güzel bir saygı yazısı. İtalyan piyanist Enrico Pieranunzi’nin son albümü ve portresi. Sanatçı 10 Temmuz’da, hayatının önemli bir kısmını İspanya ve Portekiz’de geçirmiş 18. yüzyılın dev İtalyan klasik bestecilerinden Domenico Scarlatti’nin sonatları üzerine çeşitleme  yeni bir CD çıkartıyor: “Enrico Pieranunzi plays Domenico Scarlatti, sonates and improvisations” (CamJazz).

Jazzman’in Nisan sayısı Ahmad Jamal’i kapak yaparken, doğumunun 100. yılında Stéphane Grapelli’yi anıyor. Ayrıca Lionel ve Stéphane Belmondo kardeşler hakkında geniş bir dosya, Tayland’ın cazcı kralı Bhumibol, Finlandiya jazz’ı ve Fransa’nın yeni nesil önemli jazz sanatçılarından baterist Christophe Marquet ve “Direnişçi Yoldaşları”nı tanıtıyor. İlk albümü “Résistance Poétique / Şiirsel Direniş”. Yeni çıkan 2. CD “Itrane” (Le Chant du Monde).

Dergi Mayıs sayısını gerçekten çok ilginç Rap-Hip-Hop/Jazz sahne çalışması yapan MC Solaar ve ona eşlik eden Roy Hargrove örneklerinden hareketle “Jazz ve Hip-Hop” akrabalığına hasretmiş. Bize daha kolay ve keyifli hitap etmesini bile saygın Fransız Rapçısı MC Solaar yalnızca besteci ve yorumcu değil aynı zamanda tartışmaya çok değerli bir düşünür ve entelektüel olarak katılıyor. Derginin bu sayısının bir başka özgünlüğü “2008 Yaz Jazz Stajları Rehberi” de veriyor. Alain Jean-Marie, Brian Blade önemli söyleşi, konukları arasında...

En taze, Haziran sayısına geldiğimizde “Bossa’nın Boss’u” hatırlatmasıyla Stan Getz’e (1927-1991) zengin bir saygı dosyasının hazırlandığını görüyoruz. Bütün zamanların en devlerinden tenor saksofoncu usta iki müzik arasında, Bossa-Nova ve Jazz köprüsüyle anılıyor. İki güzel yazı ve söyleşi ‘fenomen oğlan’, İsrailli kontrbasçı Avishai Cohen (doğumu 1970) yeni albümü “Gently Disturbed” ve Azimuth Trio’sunun benzersiz İngiliz vokalisti Norma Winstone’nun ECM’den lider olarak yayınladığı CD, “Distances” odaklanmış.

Sizin oralarda da kıpırdanmalar seziyoruz ancak çok cılız. Buralarda Jazz yayıncılığı fotoğraftan çizgi romana, polisiyeden bilimsel araştırmalara öyle bir hızla gelişmekteki işimizi gücümüzü bırakıp çala kalem “jazz” yazasımız geliyor. Son üç ayda çıkan onlarca kitaptan bir ikisini özetlemek gerçekten güç. Darina Al-Joundi Suriyeli baba, Lübnanlı anneden 1968 Beyrut doğumlu Fransız sinema-tiyatro oyuncusu ve yazar. “Nina Simone’nun Sustuğu Gün” (Actes Sud) başlıklı romanı hem acılı Lübnan günleri ve aşka, hem de jazz ve özel olarak Nina Simone’a bir saygı, bir haykırış, bir ‘blues’. Yok mu bu kitabı türkçeleştirecek bir yiğit?

Amerikalı gazeteci James Gavin’in “Derin Bir Rüyada - Chet Baker’in Uzun Gecesi” (Eds. Denoel) isimli biyografi denemesi Fransızcaya çevrildi. Ölümünün 20. yılında Chet’in (1927-1988) hayatını bu kadar tam ve iyi anlatan 2. bir kitap olmadığı iddia ediliyor. Bizden hatırlatması.

First Editions yayıncılık ilkel ayaklarda her türlü konuda, herkesin anlayacağı ve seveceği tonda “Beceriksizler İçin” adıyla dizi temel kitaplar yayınlıyor. Sanırım Türkiye’de de “Amatörler İçin” diye başlatmışlar. Fransızca jazz üzerine çıkan nüshası hiç fena değil. Birileri Türkiye’deki meslekdaşlara duyursa çok iyi olur.

Yıllık “Jazz de France” (IRMA) isimli Fransa jazz rehberi jazz severlere tam bir başvuru kaynağı. Christian Béthune’nün “Le Jazz et l’Occident / Jazz ve Batı” (Klincksieck) araştırması, Pierre Briançon’un Kaliforniya’nın en eski hapisanelerinden San Quentin’deki haftalık jazz ve jam session’larını anlatan “San Quentin Jazz Band” (Grasset) ve Quentin Debray’nin Miles Davis -Juliette Greco aşkını anlatan “Le moment magic / Sihirli An” (Eds. du Rocher) isimli romanı.

Nguyen Le

ALBÜMLERDEN:

Slettahjell, Solal-Moutin, Magic-Octurn

Türkiye’de yenilikleri bir hayli iyi izliyorsunuz. Bu nedenle bu kez size fazla bir tavsiyede bulunmayacağız. Ancak bir ihtimal Türk piyasasına gelmekte zorlanabilecek bir iki CD hatırlatmakla yetinelim. 

Norveç havası her alanda ısınmaya başladı. Solveig Slettahjell’in ev şarkılarını bir dinleyin bakalım. Bu ay ilk defa Paris’teydi. Norveçli genç vokalist (d. 1971) izleyenleri hayran bıraktı. 3. albümü “Domestic Songs” (Act/Harmonia Mundi). Martial Solal ustanın François (kontrbas) ve Louis Moutin (bateri) ikiz biraderlerle çıkarttığı “Longitude” (CamJazz/H.M) eleştirmenler tarafından yere göğe sığdırılamıyor. Flüt ve vokaliyle harikalar yaratmağa devam eden Magic Malic, Belçikalı-Fransız Octurn grubuyla başdöndürücü ‘canlı’ bir çifte CD kaydetti. “XPs” (Octurn) keşfetmeye değer. Bu arada heyecanla Roy Hargrove ve MC Solaar albümünü beklediğimizi ekleyelim. Geçtiğimiz 12 Nisan’da “Miles From India” (Times Square Records) diye sürpriz bir çifte CD yayınlandığını biliyor muydunuz? Bilmiyordum. Benim gibi Miles koleksiyoncularını ilgilendirebilir.   

Erik Truffaz

ŞAPKALAR:

Sinatra ve Cicurel, Lion, Luccioni, Lyttelton, Schiano, Frank Sinatra’nın (1915-14 Mayıs 1998) ölümünün 10 yılı münasebetiyle Amerikan makamları 120 milyon adet anı pulu basmışlar. Hepsine Şapka! Sadece Bush’un, MacCarthy’nin, Wall Street’in, GM’in ülkesi değil bu ülke. Uzaktan yakından jazz’a katkısı olan ne varsa, hepsine şapka!

Ünlü Fransız siyaset adamı Pierre Mendes-France’ın kayın biraderi, Mısır Yahudisi kökenli, 1920 doğumlu Fransız trompetçi Raymond ‘Ray’ Cicurel 7 Mart’ta vefat etmiş. Fransız jazz’ının vakanüvisti Hugues Pannassié onun hakkında çok iyi şeyler yazmış. Ray’in oğlu babasını kayıtlarını toparlıyormuş.

Yazar ve yönetmen Bernard Lion 1960’lı özellikle de 1970’li yıllarda 3 televizyon kanalında sayısız jazz programı yapıp sunmuşmuş. 1939’da doğan kişilik 26 Nisan’da ölmüş.

1934 doğumlu 60’larda Jazz Hip Trio’yu kuran Marsilyalı Fransız kontrbasçı Roger Luccioni 9 Nisan’da aramızdan ayrılmış.     

İngiliz besteci, Big Band yöneticisi ve radyo jazz programları yapımcısı 1921 doğumlu Humprey Lyttelton geçtiğimiz 25 Nisan’da son reveransını yapmış.

1930 Napoli doğumlu Charlie Parker yandaşı ve İtalyan Free Jazz’ının öncülerinden alto ve soprano saksofoncu Mario Schiano 10 Mayıs’ta hepimize bir ‘Ciao’ çekmiş. Bizden de hepsine içten bir ŞAPKA...

Martial Solal geçenlerde Radio France Internationale’de (RFI) konuğu olduğu bir programda kendisine yöneltilen bir soru üzerine, “20. yüzyılın müziği jazz herhalde artık radyo veya televizyonlarda küçük bir şarkı veya köşeden fazlasını hakkediyor, değil mi?” Nerede hocam, örneğin 24 saat Fransızca programlar sunan dünya radyosu RFI’de jazz bir dakikalık bir köşeye dahi sahip değil. Radyonuz, televizyonunuzda jazz eksik olabilir, ama gönlünüzden, kulak ve gözlerinizden jazz’ın hiç eksik olmadığı nice güneşli, sağlıklı, mutlu yaz günleri sizlerin olsun. Şen ve esen kalın...

Frank Sinatra

Uğur Hüküm / Paris

ugur.hukum@gmail.com

51-SAYI_03-Jazz Temmuz 2008 » Konu Başlıkları

© 2019 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler