Mağazada Judo

Yayın tarihi: 09.09.2009
Mağazada “Judo”

Mağazada ‘Judo’

 

Müjgan özcay

Amerikan futbolu, itici tarzda etkilemeye örnek gösterilebilir. Amerikan futbolunda bir takımın oyuncusu, direkt olarak karşı takımın oyuncusunun üstüne doğru koşar, aynı şekilde karşı takımdan bir oyuncu da ona doğru koşmaktadır. Kazanan kişi bunu kaba kuvvet sayesinde başarır. Maçın sonunda oyuncular güçlü ağrıkesicilere ihtiyaç duyarlar.  

 

Etkileme çabalarının futbolla bir benzerliği var. İlk duyuşta, ne ilgisi ilgisi olduğunu kestiremeyebilirsiniz ama biraz düşününce benzerlik hemen görülür. Tıpkı Amerikan futbolundaki gibi kendi görüşleriniz doğrultusuna karşınızdakinin fikirlerini bastırmak için var gücünüzle mücadele edersiniz. Örneğin karşınızdaki konunun ya da ürününüzün olumsuzluklarını vurgularken siz olumlu yanlarını gözüne sokarsınız. Yani siz, grinin içindeki beyazı, karşınızdaki siyahı savunursunuz. Güçler eşitse gol atma şansınız olmayacak demektir.

 

Çekici yaklaşım, bir spor dalına benzetilecek olsa bu spor judo olurdu. Judo; beceri, kurnazlık ve gerektiğinde kullanılan güce dayanır. Judoda en önemli şey diğer kişinin hareketlerini, gücünü ve yönünü hissetmektir. Görme özürlü olan judocuların daha başarılı olma nedeni budur. Judoda kaybeden kişi kendisinin saldırdığı yönde yere vurulur.

 

Etkileme bağlamında ele alınan ‘çekici yaklaşım’ itici yaklaşımın tam tersi, karşınızdaki kişinin nereden geldiğini, nesneleri nasıl gördüğünü anlamaya çalışmak, bu kişiyi etkilemek için hangi taktiklerin kullanılacağına karar vermek anlamına gelir. Çünkü kendi fikirleriniz, alışkanlıklarınız, gereksinimleriniz ve hatta beğenileriniz karşınızdakilerle hiç bağdaşmayabilir. Bu durumda sonucu garanti olmayan bir kör dövüşü yaşanabilir. Oysa yapılması gereken, tıpkı judoda olduğu gibi, karşınızdaki kişiyi kendi fikirleri ve değerleriyle ikna etmek gerekir. İşte bu düşünceden hareketle, hizmet alanında da, özellikle mağazacılıkta da müşteriye karşı çekici yaklaşım müşterinin istekleri, eğilimleri ve alışkanlıkları ile ilgili gözlemleri ve bilgileri kullanarak ürünü sevdirmek anlamına gelir.  

Hediye almak üzere ünlü markalarımızdan birinin mağazasına girdim; Pazar sabahı, sabah 11:00 suları. Mağaza boş; sabah rehavetindeki 3 eleman kasaya yaslanmış sohbetteler. Dolayısıyla karşılanmadım ama olsun!

Standları ciddiyetle inceleyerek dolaşıyorum. Fark ettim ki, bir eleman çini bölümünde toz alıyor. İşini bitirebilsin diye o teşhiri en sona bıraktım ama baktım ki bitmiyor, yanaştım ürünleri o çalışırken incelemeye çalıştım. Beni görmezden, bilmezden geldi, rafların önünü kapatarak işine devam etti. Ne yapayım ben de pes ettim, çinilerden vazgeçtim. Fincan takımlarına yöneldim, zaman kaybetmemek için de sohbet grubundan birisi gelsin istedim:

Bakar mısınız? (Boş mağazada müşteri elemanı böyle çağırmak zorunda kalıyorsa durum vahim demektir!)

Biri geldi ama anlaşılan sabah sabah rahatsız etmişim ki bana ‘haddimi bildirdi.’

Bu fincanlar el işi mi?

Evet, zaten üstünde yazıyor!” (‘’kör müsün’ün kibarcası )

‘Farklı boyutta olanları var mı?’

Yok! (‘sabah sabah beni meşgul etme’ sinyali )

Ben biraz daha küçük bir boy arıyorum!

Ama daha küçüğü çok küçük olur! (savaş başladı )

Olsun, küçük boy zarif görünüyor.

Ama bu da zarif! (‘zevksiz şey’ demenin başka yolu )

Ben farklı bir şey arıyorum demek ki!

Herkes bunları tercih ediyor. (‘hilkat garibesi’  muamelesi )

Olabilir, ben etmiyorum.

Ama o boyutta bulacağınızı sanmıyorum. (‘git başımdan, bul cezanı!’ )

Ben biraz bakayım!

Çıkarken arkamdan ağzının içinde ‘iyi günler’e benzer bir şey mırıldandı!

Benimle güreşmese, güç yarıştırmasa sonuç farklı olabilirdi.

 “Sizi anlıyorum, daha küçük boy istiyorsunuz ama genelde el işi fincanlar bu boyutta yapılıyor. Zaten esas özellikleri de el işi olmaları. Şu süslemelerine, renklerine bakın. Karanfil desenleri ne kadar canlı görünüyor değil mi?..”
“Tabii, ben bulacağınızı sanmıyorum ama siz farklı boyut için arama yapın. Ben yine de beğendiğiniz bir takımı sizin için ayıracağım. Mavili olanı mı, yaprak desenliyi mi tercih edersiniz?..” benzeri benim beğenilerimi temel alan yaklaşımlar gösterse fincanları rahatlıkla alırdım ama…

Mağazacılar judo bilmeli! .. Kelimeler, duygular, düşüncelerle yapılan cinsten judo!..

 

 

 

 

© 2019 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler