Alışverişi Yeniden Konumlandıran Marka

Yayın tarihi: 09.09.2009
İstanbul’un yeni yaşam küresi; Palladium

Alışverişi yeniden konumlandıran marka

İstanbul’un yeni yaşam küresi; Palladium

 

 

Günışığından alabildiğine faydalanmayı sağlayan cam tavanı ve kavisli formuyla ziyaretçilerine bambaşka bir konsept sunan Palladium Alışveriş Merkezi ilklere imza atıyor.

 

Palladium Alışveriş Merkezi, Tahincioğlu Gayrimenkul, Genç ve Nora ortaklığında geçtiğimiz yılın Eylül ayında İstanbul Kozyatağı’nda hayata geçirildi. Mimari projesi Ergün Mimarlık tarafından hazırlanan ve proje yönetimi Nida İnşaat tarafından yürütülen Palladium, 205 bin metrekarelik bir alan üzerine kurulmuş. 40 bin metrekare kiralanabilir alanı olan bir alışveriş merkezi ile 32 katlı, 94 daireli rezidans binasından oluşan Palladium Alışveriş Merkezi’nde 165 mağaza bulunuyor. Palladium’un kiralama ve yönetimini, Türkiye’de yirmiye yakın projede adı geçen ve Alman mfi ortaklığı ile daha da güçlenen AVM mfi Partners gerçekleştiriyor. Palladium AVM Müdürü Semet Yolaç Canlıel, toplam beş kattan oluşan ve 2.500 araçlık kapalı otoparkı bulunan alışveriş merkezinin, dev cam küresiyle ilklere imza attığını söylüyor. Ünlü şair-yazar ve oyuncak müzesi sahibi Sunay Akın ile birlikte yürüttükleri projede ise çocuklar için oyuncak toplayan Palladium yönetimi, bir kamyon oyuncağı Trabzon’a gönderiyor. Palladium’un henüz bir yılı bulmayan geçmişinin ışığında Canlıel ile İstanbul’un Anadolu Yakası’na yepyeni bir soluk getiren Palladium’u konuştuk… 

 

Palladium’un yapımı ne kadar sürede tamamlandı ve ne kadara maloldu?

2006 yılında temeli atılan Palladium’un açılışı 2008 yılında gerçekleşti. Palladium, 230 milyon dolara malolan bir projedir.

 

Günlük ortalama ziyaretçi sayısı ve alışveriş oranı nedir?

Haftaiçi yaklaşık 22-23 bin, hafta sonu ise; 32-35 bin arasında değişen ziyaretçi sayısına sahibiz. Net olmamakla birlikte; yaptığımız ölçümlerle fiş ortalaması yüksek bir alışveriş merkezi olduğumuzu söyleyebilirim. Diğer alışveriş merkezlerinden yüzde 30 daha yüksek bir fiş ortalamamız var. Gelen ziyaretçinin müşteriye dönüşme oranı Palladium’da daha yüksek.

Alışveriş merkezi konsepti, markaların bütünlüğü ve kurumsal kimlik arasında nasıl bir ilişki var? Palladium’da nasıl bir uygulama söz konusu? 

Palladium AVM’nin en önemli ve güçlü yanı; iyi bir marka karmasına sahip olması. Biz yola çıkarken Anadolu Yakası’nda alışverişi yeniden konumlandıracağız, yeniden adlandıracağız demiştik. Bunda da başarılı olduk. Anadolu Yakası’na ilk defa Palladium ile gelen markalar var. Türkiye’de ilk mağazasını burada açan markalar da var.

Marka seçimi ve mağaza karması nasıl oluştu?

Farklı ve iddialı bir marka karmasına sahibiz. Buradaki bütün markaları Anadolu Yakası’nda aynı çatı altında başka bir yerde bulamazsınız. Böyle bir farkımız var. Ulusal, uluslararası zincirler ve daha niş mağazalardan oluşan bir karmamız var. Örneğin tekstil departmanı olarak; Zara Grubu bütün markalarıyla burada. Banana Republic’in bu yakadaki ilk ve tek mağazası Palladium’da.

AVM’lerin başarısını etkileyen çok önemli bir faktör de mimaride ayırt edici özellikler üzerinden üretilen katmadeğer ve algı... Bu bağlamda, Palladium’un karakteristik özellikleriyle ilgili neler söylemek istersiniz?

Mimari tasarım çok ciddi avantaj ya da dezavantajlar getirebiliyor. Mimari farklılığımız dikkat çekici. Palladium’un bütün katlarının gün ışığı alması ve düzayak oluşu ziyaretçilerin rahat gezebilmelerini ve aradıklarını kolay bulabilmelerini sağlıyor. Günışığının insanlar üzerinde farklı, olumlu etkisi oluyor. Buna paralel olarak 32 metre çapındaki cam küremiz, çeşitli organizasyon ve aktivitelere sahne oluyor. Cam küremiz, binamızın yuvarlaklığını tamamlayan bir unsur.

 

Palladium ziyaretçilerini memnun edecek dinlence ve eğlence olanakları neler?

10 salon sinemamız ve D&R var. Yemek olarak;  Kitchenette, Midpoint ve Cookshop gibi restoranlarımıza paralel olarak iyi bir food-court’umuz bulunuyor. Bir ailenin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak her türlü markayı burada barındırmaya çalışıyoruz. Özellikle küçük ziyaretçilerimiz için iki çocuk oyun alanımız var. Birisine aileler çocuklarını bırakıp, alışverişlerini rahatça yapabiliyorlar. Çocuklar da bu süreçte kaliteli zaman geçirebiliyor. Diğer alan; çocuklara, gençlere ve kendini genç hissedenlere yönelik. Burada ziyaretçilerimiz, çeşitli oyuncak ve simülasyon aletlerinde birbirleriyle yarışarak ya da kendileri oynayarak keyifli zaman geçirme imkanları bulunuyor.

“2200 kişiye istihdam yarattık”

 

Palladium, bulunduğu bölgenin ekonomik ve kültürel yapısını nasıl etkiliyor? Kaç kişiye istihdam sağlıyor?

Her alışveriş merkezi açıldığı günden itibaren yakın çevresine çok olumlu etkiler sağlar. Palladium’un da gerek istihdam, gerekse yaşamı kalkındırmak anlamında çevresine büyük katkıları var. Burada 2200 kişiye istihdam yarattık. Bu çalışanların ailelerini, bakmakla yükümlü oldukları kişileri de düşündüğünüz noktada bu rakam daha da artıyor.

 

Çok sayıda uluslararası firma, yerli ve başarılı Türk geliştiriciler ile ortaklık kurarak bu pazara girmeyi tercih ediyor. Bu konuya siz nasıl bakıyorsunuz?

Şartlar doğru şekilde olgunlaşırsa neden olmasın… Perakendecilerin uluslararası firmalarla ortaklığı normal bir süreç. Bizim için de olumlu bir gelişme. Belirli bir seviyeye gelmiş, kurumsallaşmasını tamamlamış perakendeciler artık uluslararası zincirlerin dikkatini çekmeye başladı. Belirli bir ciroyu yakalayan, merkez yönetimini kurumsal düzeye geçirenler portföy yöneticilerinin dikkati çekiyor. Bu çok klasik bir gelişmedir. Olması gereken bir şeydir ve olur. Ortaklık bizim vereceğimiz bir karar değil. Biz burada AVM mfi Partners olarak alışveriş merkezinin kiralamasını ve yönetimini yapıyoruz. Bu karar Palladium’un mal sahiplerine ait.

 

AVM’lerin gelecek projeksiyonlarını nasıl görüyorsunuz?

Alışveriş merkezleri sosyal yaşamı destekleyen yerlerdir. İnsan sosyal bir varlık, görmek ve görünmek ister. Dolayısıyla bunun için gideceği bir yerler olması lazım. Bizim çok fazla sokak kültürümüz yok. Sokak kafelerinde zaman geçiren bir kültür altyapımız yok. Bir pazar mantığımız, bir buluşma yeri, agora alışkanlığımız var ve buralarda devam ediyor. Alışveriş merkezleri bakımından İstanbul ve Ankara’da özellikle belirli noktalarda arz fazlası var. Uluslararası istatistiklerde kişi başına düşen perakende metrekareleri Avrupa ile karşılaştırıldığında hala az gibi görünse de bu açıklamalar tek başına geçerli değil benim için. Orada başka kriterler de gözönüne alınmalı. Avrupa’daki perakende altyapı imkanları, alışkanlıklar, gelenekler gibi birçok kriteri bir bütün olarak incelediğinizde AVM’lerde gidilecek daha yolumuz olduğunu görüyoruz. Bugün Anadolu’daki birçok şehirde henüz alışveriş merkezi yok. Oralara bir tane yapılmalı diye düşünüyorum.

www.palladium.com.tr

 

 

© 2018 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler