IBM’den ‘Akıllı Dünya’nın Temelleri

Yayın tarihi: 09.09.2009
Smart planet is IBM's point of view on how interconnected technologies are

 

Çevre

IBM’den ‘Akıllı Dünya’nın temelleri

 

 

IBM, gıda başta olmak üzere enerji, trafik, altyapı, petrol, sağlık, bina, su, güvenlik, perakendecilik, kamu hizmetleri, bankacılık, telekomünikasyon, şehircilik, veri yönetimi, iş yönetimi gibi yaşamsal konulara da kapsamlı bir bakış açısıyla yaklaşıyor. ‘Akıllı Dünya’ vizyonu doğrultusunda bunları yöneten sistemleri her yönüyle geliştirmek, ‘akıllı’ hale getirmek için çözümler sunuyor.

 

Önümüzdeki yıllarda iş dünyasını şekillendirecek kavramın ‘akıllı dünya’ olduğuna inanan IBM, ortaya koyduğu kavramla birbiriyle iletişim kurabilen teknolojilerin, dünyanın işleyişini nasıl değiştirebileceğini ifade ediyor. ‘Akıllı Dünya’da insanlar, kurumlar, doğal ve yapay sistemler ile hemen hemen her şey, dijital olarak birbiriyle iletişim ve etkileşim içerisine girebiliyor. Böylece dünyamız daha ‘akıllı’ hale geliyor, altyapı yetenekleri artıyor. IBM Türk Ülke Teknoloji Lideri Suat Kızıltaş ile IBM’in Akıllı Dünya ve Akıllı Gıda kavramaları ile bunların açılımları üzerine konuştuk:

 

‘Akıllı Dünya’ ne demek?

IBM’in ortaya koyduğu ‘Akıllı Dünya’ kavramı, birbiriyle iletişim kurabilen teknolojilerin, dünyanın işleyişini nasıl değiştirebileceğini ve insanlar, kurumlar, doğal ve yapay sistemler ile hemen hemen her şeyin dünya tarihinde ilk defa dijital olarak birbiriyle iletişim ve etkileşim içerisine girebileceğini ifade ediyor.

Küresel ekonomi değişmeye devam ederken, büyük ve küçük ölçekli tüm işletmeler için, çalışma yöntemlerine Akıllı Dünya vizyonuyla bakmak ve teknolojiden yararlanmak bir zorunluluk haline geldi. Boşa harcanan enerji, tedarik zincirlerinin verimsizliği, problemli trafik sistemleri ve her geçen gün kuruyan su kaynakları gözönünde bulundurulduğunda, daha akıllı iş yapış şekillerine ihtiyaç olduğu ortada. Kısıtlı kaynakları olabildiğince iyi kullanmak için akıllı iş yapış şekilleri benimsenmek zorunda. Akıllı Dünya vizyonu, su yönetimi, trafik, sağlık, güvenlik, enerji, perakendecilik, kamu hizmetleri ve bankacılık sistemleri gibi birçok alanda çözümler sunuyor. Daha akıllı bir dünya yaratmak için atılacak adımlar, aslında daha iyi hizmetleri beraberinde getirecek. Kaynakların daha verimli değerlendirilmesini mümkün kılacak bilgi ve imkanlara sahip olunacak. Bu proje IBM için büyük önem taşıyor; çünkü akıllı dünya yaklaşımı, IBM’i rakiplerinden farklılaştırmaya ve yapabileceklerini kamuoyuna net bir şekilde göstermeye de imkan tanıyor.

 

Gezegen nasıl daha akıllı bir hale geliyor?

Zeka; dünyanın tam anlamıyla işleme şekline, sistemlere, işlemlere fiziksel ürünlerin geliştirilmesini, üretilmesini, satın alınmasını ve satılmasını sağlayan altyapıya ilham veriyor. Bu sayede hizmetler dağıtılabiliyor ve dolayısıyla petrolden elektriğe kadar her şeyin hareketine olanak sağlanıyor, milyarlarca insanın çalışmasına ve yaşamasına yardım ediliyor. İlk olarak, her şey etrafını algılayabilir hale geliyor. Her yere sensörler yerleştiriliyor; otomobillere, cihazlara, kameralara, yollara, borulara, hatta ilaçlara ve canlı hayvanlara bile. İkinci olarak, tüm bunlar birbirleriyle iletişim kurar hale geliyor. Sistemler ve nesneler de birbiriyle ‘konuşabiliyor.’ Üçüncü olarak, etrafını algılayan ve birbirleriyle iletişim kuran bütün bu nesneler, daha zeki ve karar verebilir hale geliyor. Tüm bu verileri işleyebilen, yeni, güçlü arka uçlara ve bunları gerçek zamanlı olarak gerçek kavrayışlara dönüştürebilen gelişmiş analizlere bağlanıyor. Günümüzde, her şeye uygulanan bilgiişlem gücüyle bir kişi, bir nesne, bir işlem, bir hizmet veya bir organizasyon -büyük ya da küçük- dijital olarak bilinçli, bağlı ve akıllı hale gelebiliyor. Bunun doğal bir sonucu olarak, gıda, enerji, trafik, sağlık gibi birçok alandaki sorunlar, daha akıllı bir gezegende çözülebiliyor.

 

Gıdayla ilgili neler yapılabilir?

Nargis kasırgası Mayıs 2008’de meydana geldiğinde, Burma halkı pirinç stokunun yaklaşık 3’te 1’ini kaybetti. Amerikalı araştırmacılar, 1.300’den fazla kişiye bulaşan ve domatesten

yayıldığı yönündeki yanlış bilgilendirme nedeniyle domates üreticilerine 100 milyon dolardan fazlaya mal olan esrarengiz salmonella bakterisi salgınıyla şaşkına döndü. Bu olaylar, gıda tedarik zincirinin hassasiyetini açıkça ortaya koyuyor. IBM, yenilikçi dijital teknoloji ve güçlü çözümlerle; küresel tedarik zincirinin her geçen gün daha da karmaşık hale gelen aşamalarında ilerleyen gıdaların devamlı takip edilmesini sağlıyor. IBM ayrıca biyolojik araştırmalarla gıdaları daha kaliteli hale getiriyor.

 

ABD’de 48 milyar dolarlık gıda çöpe atılıyor

 

Akıllı Gıda kavramı nedir?

IBM’in ortaya koyduğu Akıllı Dünya kapsamındaki ‘Akıllı Gıda’ kavramı, bu projenin çözüm ürettiği alanlardan sadece bir tanesi... Gıda sektörü, günümüzün vazgeçilmez iş alanlarından biri. Üstelik sağlık sistemiyle de doğrudan ilgili. BM verilerine göre, 820 milyon kişinin yetersiz beslenme ve açlık sorunuyla karşı karşıya kaldığı dünyamızda, sadece ABD'de 48 milyar dolar değerinde yiyecek çöpe atılıyor. Bu durumda yalnızca yiyecekler boşa gitmiş, insanlar aç kalmış olmuyor, aynı zamanda yiyeceklerin üretimi için harcanan enerji, su ve diğer girdiler de artarak, ekonomiye zarar verecek boyutlara ulaşıyor. Sofraya gelen yiyecekler için eskiden yalnızca yerel çiftçilere güvenilirdi. Günümüzde ise küresel üreticiler, balıkçılar, paketçiler, nakliyatçılar, perakendeciler ağının yanısıra hükümet ve sektör kurumlarına da bağımlı bir yapı söz konusu. Dünya daha küçük ve daha düz bir hale geldikçe, uzak ülkeler yiyecek tedariğinin ana kaynakları haline geldi. Bu ülkelerin çoğunun kalite, işleme ve denetim için tutarlı standartları yok. Ayrıca, bu karmaşık tedarik sistemi birçok küresel sistemden etkileniyor ve onları etkiliyor.

 

Yiyecek sisteminin çok daha akıllı olması mümkün. Kıtlık, güvenlik, sürdürülebilirlik ve maliyet sorunlarını çözmek de... Yiyecek sisteminin güvenliğinden emin olmak, yapılması gerekenlerin en başında geliyor. Maalesef Türkiye’ye gelen besinlerin sadece çok az bir kısmı yeterli denetimden geçebiliyor. Yiyecek fiyatlarının insanların satın alabileceği seviyelerde olması gerekiyor. Üreticiler ve perakendeciler, tedarik zinciri yetersizliğinden dolayı yılda 40 milyar dolar veya satışlarının yüzde 3.5’ini kaybediyor. Besinlerin daha sürdürülebilir ve verimli olmasını da sağlamak gerekiyor. Uzak ülkelerdeki üreticilerden yeterli yiyecek sağlamak, petrol gibi yakıtların pahalılaşmasıyla gün geçtikçe daha zor hale geliyor. Oysa, gelişmiş uluslarda satın alınan yiyeceklerin yüzde 30’u çöpe gidiyor. Bu sorunları tek başına çözmek gibi bir seçenek artık yok. Neyse ki, daha birbirine bağlı,  daha zeki ve daha akıllı bir küresel yiyecek sistemi oluşturmak hayal değil. Örneğin, IBM, Norveç’in en büyük yiyecek tedarikçisinin, et ve kümes hayvanlarını çiftlikten tedarik zincirine ve raflara yerleştirilmesine kadar tüm aşamaları izlemesi için, RFID teknolojisini kullanmasına yardım ediyor.

 

IBM ve FXA Group, Vietnam Deniz Mahsulü İhracatçıları ve Üreticileri Derneği (VASEP) ve Vietnam Teknolojik İnovasyon Devlet Ajansı’yla (SATI) yaptıkları işbirliğini açıkladı.

Pilot proje kapsamında, Vietnam’daki yerel teknoloji şirketleriyle işbirliği yapılarak, deniz mahsulü ihracatını izlemek için radyo frekansı tanımlama (RFID) teknolojisini kullanan bir sistem kurulacak. Bu stratejik girişim, Vietnam’ın deniz mahsulü ihracatının seyrini izleyebilmeye ve deniz mahsullerinin küresel pazarlara ulaşana kadar taze kalmasını garanti altına almaya olanak tanıyacak. IBM ayrıca; tedarik ikameleriyle ürün talebini etkili bir şekilde birleştirebilen, zaman, maliyet, israf ve tükenme koşullarını önemli oranda azaltmaya yardım edebilen yazılım çözümleri oluşturmak için, dünyanın önde gelen perakendecileri ve üreticileriyle işbirliği yapıyor.

 

Daha akıllı bir yiyecek sistemi, küresel tedarik zincirinin tümünde baştan sona görünebilirlik demektir. Dolayısıyla, kısıtlı kaynaklar daha dikkatli bir şekilde yönetilebilir, insanlar yiyeceklerinin kalitesine daha çok güvenebilir, tüm dünya insanları sofraya daha sağlıklı yemekler koyabilir.

 

‘IBM çikolata krizini dindiriyor’ diyorsunuz, bu konu ile ilgili çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Dünyada, yılda 3 milyon tonun üzerinde kakao üretimi yapılıyor. Tüketiciler çikolataya yılda 7 milyar doların üzerinde harcama yapıyor. Ancak ne yazık ki, kakao üretiminde son yıllarda meydana gelen hastalıklar, yılda 700 milyon dolarlık zarara yol açtı. Meydana gelen zararın, Batı Afrika, Güneydoğu Asya, Orta ve Güney Amerika’da bulunan ve dünya tedariğinin yüzde 90’ından fazlasını üreten gelişmekte olan ülkeler üzerinde büyük bir etkisi bulunuyor. Üstelik bu zarar, geçimini kakaoyla sağlayan 40 ila 50 milyon insan düşünülünce daha da dramatik hale geliyor. Dünyada son 15 yıldır giderek artan mantar hastalıklarının kakao üretimini etkilemesi, çikolatasız bir dünya tehlikesine karşı global şirketleri harekete geçirdi. Olası bir krizi önlemeyi hedefleyen IBM ve çikolata üreticisi Mars, ABD Tarım Bakanlığı’nın Tarımsal Araştırma Servisleri’yle, çikolatanın hammaddesi kakaoyu korumak amacıyla bir araya geldi. Kuruluşlar, bilimsel kaynaklarını birleştirerek kakaonun genetik yapısını inceledi. Kakao üretiminin geliştirilmesini ve ıslah edilmesini amaçlayan araştırmacılar, kakao tohumunun genetik yapısını inceleyerek kakao ağacı yetişme programına destek verdi. Ağacın DNA yapısını anlamak, zararlı böceklere, hastalıklara ve küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliğinin yol açtığı su sıkıntısına karşı üretimi daha dayanıklı kılmak açısından önem taşıyor. Çalışmalar, mahsulleri daha dayanıklı hale getirip hastalık kapmalarını engelleyerek kıtlığa çözüm üretebilmek ve kakaonun kalitesini artırarak çikolatanın tadının daha güzel olmasını sağlayabilmek amacıyla gerçekleştirildi.

 

Akıllı kakao üretilebiliyorsa, akıllı mısır, tahıl veya soya fasulyesi de üretilebilir. Örneğin; pirinç... Pirinç, dünya nüfusunun yarısından fazlasının ana besin kaynağı; erkek, kadın ve çocukların besinlerden aldıkları toplam enerji miktarının yüzde 20’sini meydana getiriyor. Peki ya akıllı pirinç üretilirse etkisi nasıl olur? İşte IBM bu konu üzerinde çalışıyor. IBM’in yarattığı gönüllü bir küresel hareket olan World Community Grid kullanılarak, pirincin yapı taşlarını oluşturan protein yapılarının öğrenilmesi hedefleniyor.

www.ibm.com/tr/tr

© 2018 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler