Sirince'nin Gül Kokulu Konaklama Noktası Güllü Konak

Yayın tarihi: 09.09.2009
Güllü Konak

 

Güllü Konak

Şirince’nin gül kokulu konaklama noktası

 

Yolunuz bir gün Şirince’deki Güllü Konak’a düşerse kendinizi bahçesindeki gül kokularının çekimine bırakın. Yüz yıllık evlerin, konakların gölgesindeki bu Ege köyü taş sokakları, havasındaki lavanta kokusu, dağlardan esen rüzgarıyla insanı büyülemeye yetiyor. Köyün zarafetle döşenen konaklama noktası Güllü Konak ise insana çok farklı bir keyifleri vadediyor.

 

İzmir Selçuk’a bağlı Şirince köyü son yıllarda farklı türde tatil yapmayı sevenler açısından çok önemli bir seyahat noktası oldu. Bu küçücük köy, içinde binlerce güzellik saklıyor. Bu güzellikleri yüzyıllar önce fark eden yerliler, köyün güzelliklerini saklamak için buraya Çirkince demiş. Daha sonra dağa çıkan 40 kişinin köye verdiği Kırkınca ismi, zamanla kendisine yakışanı hak ederek Şirince ile değişmiş. 19’uncu yüzyılda çoğunluğu Rumların oluşturduğu köy, o tarihlerde bin 800 haneye ulaşmış. Köylüler, üzümünden şarabına ovanın tüm nimetlerinin ticaretini yaparak geçimlerini sağlarmış. Şimdilerde, yaklaşık 180’i ayakta kalan Şirince evleri, değerli birer kültürel miras olarak korunuyor ve yenileniyor. Son yıllarda popülerleşen köy, açılan küçük otellerle beraber hem yerli,  hem de yabancı turistin dikkatini çekiyor. Bunların sonuncusu ise Güllü Konağı…

Turizm sektörünün deneyimli markalarından Martı Grup’a bağlı mekan, grubun diğer otellerinden çok farklı. Tarihi konak, butik otel statüsüne sahip… Mübadele sırasında ilk sahibine kavuşan konakta, penceresinden tavanına tam bir el emeği sergilenmiş. Dört dönümlük arazideki konak, 2001’de koruma altına alınmış. Bu arada yıllardır Şirince’yi çok iyi tanıyan ve zaman zaman burada yaşayan Oya Narin, bu konağı değerlendirmeye karar vermiş. Böylece renovasyon çalışmaları başlamış. Mimar Nurdan Orhan’ın yedi ayda gerçekleştirdiği yenilenmeden sonra tüm iç dekorasyonda da Mine Narin’in imzası var. Kapısından itibaren otelin her köşesinde incelikli zevklerin detayları öne çıkıyor. Çini zemin, ahşap ve bambu oturma grupları, porselen ve çini aksesuvarlar; lobiden odalara, çeşitli konseptlerle biraraya geliyor. Güllü Konak misafirlerini ilk olarak Genel Müdürü Esra Karşıyaka karşılıyor. Uzun yıllar hem yurtiçi, hem de yurtdışında turizm sektöründe yer alan Karşıyaka, şimdilerde bu şirin köyde mesleğini sürdürüyor. Otele girdikten sonra misafirlerin soluklanması için buzlu bir kadehte Mürver Çiçeği şurubu ikram ediliyor. Yöreye has bu ağacın çiçeklerinden hazırlanan içecek tatlı, ferah bir tat bırakıyor. Lobiden bahçeye yürürken çevredeki rengarenk gül ağaçları konuklara eşlik ediyor. Ve taştan ve ahşap detaylarla zenginleştirilmiş konak tüm güzelliğiyle ortaya çıkıyor.

 

Konakta yaşamanın ayrıcalığı

 

Güllü Konakları, altı odalı ve 12 kişi kapasiteli. Ev konforuna sahip odalar sade ve şık dekorasyona sahip. Çini zeminli banyo ise mazinin havasını taşırken, konforu da beraberinde sunuyor. Bir yanda ayaklı Fransız küveti diğer yanda beyaz Louis Quinze bacaklı ahşap masanın üzerine oturtulmuş lavabo ve üzerinde oymalı aynası ayrıca hamam tası, kese, yöresel sabunlar ve peştamal takımları konakta yaşamanın ayrıcalığını hissettiriyor. Havlular ve çarşaflar yüzde 100 pamuk… Her oda, kendine has dekor ve renge sahipken gül çeşitlerinin isimleri de porselen levhalarda kapılara asılmış. Porselen yumurta şeklindeki taş ise odaların anahtarı görevinde. Esra Karşıyaka, hedef kitlelerinin yerli misafirler olduğunu söylüyor. Ama Efes ve Selçuk’a gelen yabancı turistlerin de çok ilgisini çekiyor. “Burası Şirince normlarının dışında… Kaliteli bir servisimiz var. Keşfeden herkes tekrar geleceklerinin sözünü vererek ayrılıyor. Bu da bizi memnun ediyor.” Güllü Konak, altı kişilik bir ekip tarafından idare ediliyor.

 

Spesiyal lezzetler

 

Konağın her köşesine bulaşan sadeliği mönüsünde de kendini gösteriyor. Öyle uzun ve insanın kafasını karıştıran türden bir mönü yok burada. Yöresel lezzetlerle uluslararası tatları karıştırarak oluşturdukları eklektik bir mutfaklarının olduğunu anlatan Esra Karşıyaka, “Mönüde salatalar, ara sıcaklar, ana yemekler ve tatlılar var. Ancak misafirlerimizin istediklerini de hazırlıyoruz” diyor.

Zeytinyağlı bahçe salatası, közde patlıcan, ezine peynirli ve balzamik soslu roka salatası, somon füme, avokado, portakal ve mango salatası, yeşil salata çeşitleri üzerine bonfile ve kaşık salatası mönüde ilk sırada… Ara sıcaklar siyah, yeşil zeytin ve domatesli kapardelle, lor peynirli ve cevizli erişte, krep içinde tarçın ve baharatla tatlandırılmış kıymadan oluşan ve domates sosla servis edilen kıymalı lupyadan oluşuyor. Ana yemeklerde de Ege otları ile pişirilmiş tavukgöğsü hafif krema sosu ve arpacık soğanı ile servis ediliyor, közde patlıcan, fesleğen ve zeytinyağıyla tatlandırılmış ızgara levrek, karnabahar püresi ve sebzelerle kuzu bonfit, biberiyeli patates püresi ve dömi glas sosla servis edilen bonfilenin yanısıra yöresel tatlardan da yuvarlama ve sakızlı sebzeli güveç bulunuyor. Tatlılar ise çilek soslu pannacota, bal soslu şokolamus ve creme brulee’den oluşuyor. Meyve şaraplarıyla ünlü Şirince’ye ait Kaplankaya markasının yer aldığı şarap mönüsünde Doluca, Sarafin ve DLC çeşitleri var. Ayrıca zeytinyağı, süt, reçel, peynir, lahana, brokoli, marul ve maydanozu da kendileri üretiyor.

Güllü Konağı misafirlerine huzurla birlikte pek çok aktiviteye de katılma imkanı da sunuyor. Köyde yürüyüş, Kuşadası yolunda ata binmek, atv araçlarıyla üç saatlik turlara katılmak ayrıca Efes Antik Şehir gezisi, Meryemana Müzesi, Selçuk Müzesi, İsabey Camii, Artemis Tapınağı, Yedi Uyuyanlar mağarasına da tarihi ve kültürel geziler de yapılabiliyor.  Esra Karşıyaka, misafirlerini huzurlu bir ortam sunarken yoga, nefes çalışmaları gibi spritüel çalışmalara da evsahipliği yaptıklarına dikkat çekiyor.

 

Çevreye de saygılı

 

Turizm sektöründe, son yıllarda bazı tesislerim titizlik gösterdiği çevreye duyarlı olma durumu Güllü Konak’ta da çokça hakim… Odalarda yerleştirilen minik kartlarda havlu ve çarşafların gerektiğinde değiştirilmesi için ve elektriğin dikkatli kullanılması için notlar yazılı.

Karşıyaka, “Küçük de olsak çevreye duyarlı olmalıyız. Mekanlar bulundukları coğrafi ve tarihi özelliklerinden dolayı değerlenir. Bunun için bulunduğumuz çevreye özen göstermeliyiz” diyor. Karşıyaka, bir de yıl sonuna doğru gerçekleşecek ve ekolojik açıdan otellerin neler yapması gerektiğinden oluşan bir proje hazırlandığını ve onaylanırsa kendi bünyelerinden belirlenen kişilere Avrupa’da çevreye yararlı otellerde staj yapma imkanı sunulacağını anlattı. 

Tel: 0232 898 31 31

 

 

© 2019 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler