13 - Farkındalık

Yayın tarihi: 22.06.2006
Farkındalık
  Farkındalık

 

Vücudumuzun kendisini yeniden düzenleme ve iyileştirme gibi çok önemli bir özelliği vardır, fırsat ve cesaret verildiği takdirde doğru bir şekilde ve tedavi ederek reaksiyon verir.

 

Artan duyusal bilinç ve duyarlılık, bedensel ve zihinsel haller hakkında daha fazla bilgi edinmemizi sağlar; yargılar ne yapılması gerektiğini önerir ve irade gücü de gerekenin yapılmasını sağlar.

 

Bir önceki bölümde, bedenin yeniden eğitimindeki ilk aşamayı gördük. Bir sonraki aşama vücudunuzun nasıl karşılık vereceğinin bilincinde olmak, alışılmışın dışında davranmanın yerine nasıl karar verileceğini ve seçim yapılacağını öğrenmek için dış uyaranlara karşı doğru tepkiler vermeyi öğrenmektir.

 

Nasıl karşılık verileceğini öğrenmenin başlangıç noktası, belki de şaşırtıcı bir şekilde karşılık vermemektir. Aktif olarak hiç bir şey yapmamak bir çelişki gibi görünmektedir. Oysa aktif olarak hiçbir şey yapmamak beden ve zihnin dış etkenlere karşı verdiği tepkiyi durdurmak için pek çok zihinsel faaliyeti gerektirir. Örneğin tamamen yersiz ve gereksiz çalan telefon, insanlarda belirli tepkiler yaratır. Bir dahaki sefere telefon çaldığında nasıl tepki verdiğinizi gözlemleyin. Vücudunuzun nasıl gerildiğini, başınızın nasıl arkaya doğru düştüğünü ve boyun kaslarınızın nasıl gerginleştiğini görüp şaşıracaksınız.

 

Böylelikle, çoğumuz belirli durumlar karşısında kendimize bazen fiziksel olarak bazen de zihinsel olarak zarar verebilecek şekilde tepkiler veririz. Aktif olarak hiçbir şey yapmamayı, yeni oluşumların, hareketin ve hatta duygu ve düşüncelerin ortaya çıkmasını durdurmaya benzetebiliriz.

 

• Bu, değişim için boşluk yaratmak gibidir.

• Hayatın akışının yönünü değiştirmek zorunda kaldığımız bir duraklama noktası gibidir.

 

Değişim insana fiziksel olarak ağır gelebilir ve bazen de çok acı verebilir. Ancak değişimin etkisi fiziksel düzeyde kalmaz. Zira, değişim aynı zamanda insanı korkutan bir süreçtir ve sadece tepki verdiğimiz şekilde ve hayata tutunmak için yaşarız.

 

Eğer sonradan aynı kötü alışkanlıklarla, aynı şekilde yaşamaya devam edersek, tepki vermeden önce bir anlık bir duraksama yaşamak bir işe yaramayacaktır. Bu nedenle, bedenimize zarar vermeyecek yeni, daha iyi alışkanlıklar, daha iyi hareket yolları öğrenmemiz gerekir. Bedenimizi, zihnimizi ve bir dereceye kadar duygularımızı kullandığımız yollar daha çok alışkanlıklar tarafından belirlenmiştir. Bu hareket şekilleri insanın kendini rahat hissetmesini sağlar, tıpkı kendi evinde hissetmesi gibi. Düşünmeden davrandığımız için çoğunlukla otomatik olarak tepkiler veririz. Bu genellikle problem yaratmaz ve sadece fiziksel olarak acı duyduğumuzda ya da duygusal problemler yaşadığımızda belirgin hale gelir.

 

Bu alışkanlıklar o kadar güçlüdür ki, onlar olmadan bir hayat düşünülemez hale gelir ve mutluluğunuzu bu alışkanlıklara bağlarsınız. W. Reich, zihnin ve duyguların beden üzerindeki ani etkilerini teşhis etme konusunda alanında ilk psikiyatristtir. Kaslar, zihnimizin bazen bir kenara ittiği ya da unutmayı seçtiği anıları ve geçmiş deneyimleri depolar. Reich, bir insanın zihin, beden, ruh ve duygulardan meydana geldiğine inanmıştır. İnsanı oluşturan bu dört unsur sürekli olarak birbirinin tersine hareket ederek ya da birbirlerini etkileyerek kenetlenmiştir. Duygularımız bizim bir parçamızı oluşturur ve duygularımızı fiziksel olarak bedenimizde hissedebiliriz, aynı şekilde vücudumuzun duruşu duygularımızın yönünü değiştirebilir.

 

Güvenilmez ya da yanlış duyumsal farkındalık

Kaslar çekildiğinde beyin, eklemlerde, kaslarda ve tendonlarda yer alan duyumsal nöronlar yoluyla bu değişimle ilgili bilgileri alacaktır. Kaslar gerilmeyi ya da kasılmayı ölçer ve bu bilgiyi duyumsal sinir hücreleri yoluyla beyne gönderirler. Eğer bir kas sürekli olarak çekiliyorsa, beynin alacağı ya da kaydedeceği yeni bir bilgi olmayacaktır. Sonuç olarak duyumsal mekanizma yapacak bir şeyi olmadığı için uyur hale geçecektir.

Bu ilginç bir fenomene neden olur. Çünkü kasların optimum uzunluklarına dönme süreci çok tatsız bir şekilde yaşanır. Beden daha dengeli bir hale döndüğünde ortaya çıkan değişimleri beyne iletir ve beyne yapılan duyumsal geri besleme bir kez daha uyanmış olur.  Bu süreç ya mükemmel ya da tersine çok garip ve yabancı olabilecek yeni duygu taşkınlıklarına sebep olur.

 

Kasların gerilmesini ve güçlenmesini, eklemlerin daha rahat hareket etmesini sağlamak için değişimin yavaş yavaş meydana gelmesi gerekir. Bir kimsenin duyumsal farkındalığı yavaş yavaş değişir ve yeniden gelişirse daha sağlam hale gelir.

 

Bu bölümde yer vereceğimiz egzersizler, bedeninizle daha fazla temasa geçmenizi sağlayacak. Duyumsal farkındalığınızı, bedeninizin kendi kendini geri besleme sistemini geliştirmenize yardımcı olacak. Duyumsal farkındalığınızı geliştirerek, vücudunuzun verdiği mesajları daha doğru bir şekilde okuyabilecek ve stres faktörlerini zararlı hale gelmeden önce tespit edebileceksiniz. Bunları nasıl teşhis edeceğinizi ve sonradan doğru bir şekilde nasıl karşılık vereceğinizi öğrenebilirsiniz.

 

Amaç

Vücudun kemikli sınır noktalarını yakından tanımak. Vücudu dokunma yoluyla düzenleyebilme deneyimine sahip olabilmek.

 

Uygulama

• Denge pozisyonunda ayakta durun.

• Parmaklarınızı kullanarak her iki kulağınızın ortasına dokunun ve bu esnada dirseklerinizi birbirine yatay konuma getirin. Parmaklarınızı kafatasınızın merkezinde kavuşmuş gibi hayal edin. Bu nokta kafatasınızın omurganızın üst kısmında dengeye geldiği yerdir. Bunun için başınızı hafifçe salladığınızda daha iyi hissedebilirsiniz.

• Ellerinizi göğüs kafesinizin yanlarından aşağıya doğru hareket ettirin, başparmağınız arkada, parmaklarınız önde olsun. Kaburga kemiklerinizin aldığı ovale benzer şekli ve her nefesin bu üç boyutlu kafesi nasıl genişlettiğini ve daralttığını hissedin.

•  Ellerinizi kalçanızın iki yanına yerleştirin, oradan yavaşça aşağıya doğru bacaklarınızın dış tarafına kaydırın. Bacağınızın üst tarafında kemikli bir çıkıntıyla karşılaşacaksınız. Burası uyluk kemiğinizin bir bölümüdür ve kadınlarda bu bölüm erkeklerde olduğundan daha geniştir.

• Ellerinizi dizlerinizin yan taraflarına dokununcaya kadar bacağınızın iki yanından aşağıya doğru ilerletin.

• Oradan bacaklarınıza doğru kaydırın ve her iki topuğunuza da dokunun. Sonra yere dokunun.

• Parmaklarınızı ayaklarınızın önüne getirin ve her iki ayağınızdaki ikinci parmağa dokunun. İkinci parmaktan başlayarak topuklarınıza, ayak bileklerinize, dizlerinize ve kalça kemiği yuvasına hayali çizgiler çizin.

• Ayaklarınızın, ayak bileklerinizin, dizlerinizin ve kalçanızın paralel bir sıra izlemesi için bu hareketi defalarca tekrarlayın.

• Kalçanızdan başlayarak, kaburga kemiklerinizin kenarlarına, başınızın yanlarına ve oradan da daha öteye, havaya doğru ilerleyerek bu egzersizi bitirin.

 

Hazırlık

• Egzersizi doğru yapıp yapmadığınızı kontrol etmenize yardımcı olacak bir aynaya ihtiyaç duyabilirsiniz.

• Rahat bir şekilde ayakta durun ya da bir sandalyeye oturun.

• Sağ elinizi sol omzunuzun üzerine yerleştirin. Sol kolunuzu yandan serbest bırakın. Avucunuzun içini karşı tarafa verin.

Pilates » Konu Başlıkları

© 2019 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler