Halil Kocagöz

Yayın tarihi: 20.07.2006
Mehmet Emin Yurdakul

Halil Kocagöz

 

 1930 Söke - 7 Ağustos 1984 Söke

Galatasaray Lisesi’ni ve İstanbul Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra Söke’de çiftçilik yaptı.

Romancı Samim Kocagöz ve hikâyeci Ferzan Gürel’in kardeşidir. Yurt gerçeklerini ve evrensel

sorunları işleyen şiirleriyle tanındı. Oyunlar ve çocuk romanları da yazdı. Adına çocukları

tarafından bir şiir ödülü oluşturuldu..

 

ŞİİR KİTAPLARI

Bulutlar (1944), Adamlar (1951), Yaşamak Türküsü (1959), Yitik Duman (1961), Geyik Düşmesi (1965),

Atatürk’ün Işığı (1965), Uzay Duvarları (1971), Çiçek’le Tüfek (1980), Bütün Eserleri  I (1986),

Bütün Eserleri II (1987), Evrensel Öyküsü Sevinin (1987)

 

GÖK USU

                                   -Cemal Süreya’ya-

O ilk deniz kızıdır arınan düşüncelerimizde

İner tül merdivenden sızan ışığıyla tanrının

Görünürken samanyolu gergin usuyla denizde

 

Elinde ok gökçeleri vurur yöresinde sessizliği

Fışkırır yürek yapısında sedef kabuğundan

Bir demet elinde yıldızdan: Sevgi

 

O ilk masaldır belki yine de ilk davranış

Işır pul pul beli gül ağzı dalgınca

Kıvranır teninde sonsuza büyülü yanış

 

Ansızın bir dalgayı ta kıyıya yollıyan

Düşlerden bir damladır parlayan sönen incisi

Düşer en yakın gerçeğe kirpik uçlarından

 

Kopar kayalardan çarpan sesiyle başlangıcı usun

Yıldızlar yansır da en ceylân gözlerinden

Bir yeni öt ağacı kokar yosun yosun

 

Birden kayan yıldızlarca yanan yüzü

Büyür büyür karanlığa ıslak uzun saçlarıyla

Gece bütün evren-gündüz yalnızca yeryüzü-

 

Fısıldar dal uçlarından ünü bıraktığı izin

Yorgun duvarında o solur da örgün sarmaşıkların

Dağıtır oynaklığını uykusuna çözümlenmezin

 

Çırpınan ilk adımdır sonsuzun kucağında

O ilk görüntü belki uykuda gülümseyiş

Çocuk odalarına dolan ay ışığında

 

O suskun gemisiyle gölgece gelir bir ara

Vurdukça ak yelkeni sulara duygumuzun

Yalnızlığı götürür en uzak kıyılara

 

Olgun serinliğiyle aynasında denizin

O ilk deniz kızıdır ıslak dudaklarıyla

Dolduran boşluğunu susayan içimizin

(Yitik Duman)

 

 

BAHAR GELDİ

Pembe filiz verdi

Beyaz çiçek açtı ağaç;

Şaşmayın kuşların canını dişine takmış

Daldan dala var gücüyle şakımasına

                        -Bir gün kış!-

 

Bahar geldi,

Etekleri rüzgârda bir taze avlusundan

Komşunun oğluna seslendi: “İsmail!”

            -Adam kabaran toprağı sürdü-

 

Bahar geldi Anadolu’m

Umut umut bir başka oldu yine;

Peri bacaları yosunlarla yeşil...

Eski Polatlı’daki çocukların gözlerine

Bir kıvılcım yürüdü.

 

Bahar geldi, Anadolu’mun,

Tırtıllarını, karıncalarını, arılarını

Bir türküdür aldı;

Boynuzu kıkırdak buzağılar birbirini daladı mert...

Tayın gözlerini yaladı ihtiyar çoban köpeği

Tay şaştı kaldı.

 

Yaşamalıyız duydukça baharı içimizde

Yaşamalıyız gün tepelerde taze ışıklar içinde durdukça

Toprağımız, bize sardıkça kollarını gerçek.

Yaşamalıyız bir yana hışım zulüm,

Yaşamalıyız en doğrucasına, en iyicesine, en çok severek

            -Bir gün ölüm!..-

 

Bahar geldi.                                                                            

(Yaşamak Türküsü)

© 2018 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler