Mehmet Başaran

Yayın tarihi: 20.07.2006
Mehmet Emin Yurdakul

Mehmet Başaran

 

 1926 Lüleburgaz

Kepirtepe ve Hasanoğlan Köy Enstitülerini bitirdikten sonra

çeşitli köy enstitülerinde öğretmenlik, gezici başöğretmenlik

yaptı. İlk şiiri Köy Enstitüleri Dergisi’nde yayımlandı. Yücel,

Varlık, Yeditepe, Yeni Ufuklar, Yansıma, Gösteri, Yazko

Edebiyat gibi dergilerde şiir ve hikâyeleri yayımlandı.

 

ŞİİR KİTAPLARI

Ahlat Ağacı (1953), Karşılama (1958), Nisan Haritası (1960), Kocakent (1963),

Pıtraklı Memleket (1969), Gök Ekin (1975), Meşe Seli (1982), Günler Tuz Rengi (1986),

Sis Dağının Başında Borana Bak Borana (1990), Eylülün Kızgın Soluğu (1996),Koca Bir Troya Dünya (1997)

 

ÖYKÜ

Yıl kırk yediydi sonbahardı

Üstümde başka gök başka bulut

Cebimde param vardı

Tramvaylar taksiler emrime hazır

Durağım İstanbullar Ankaralardı

 

Yıl kırk yediydi sonbahardı

Demiri büken ellerim

Üzüm gibi saçım vardı

Bir güzel geçse sokaktan

İçim aşkla dolardı

 

Yıl kırk sekiz mevsim sonbahar

Ankara'nın taşına bak

Neden böyle gözlerim dolar

Neydim n'oldum n'olacağım

Şu feleğin işine bak

                               (Ahlat Ağacı)

 

BİR AFŞAR BOZLAĞIYIM

UZUNYAYLA’DAN

Birşeyler koparılıyor göğsümden

Hoyrat pençelerle

İğne deliğinden geçiyorum acıların

Dağılıp toparlanıyorum yeniden

Beni yalnız komayan bozkırda

Uzak düşler uzak düşler

Yüreğimden mi tütüyor

Sancının gökkuşağı

Bir yanım akıp gidiyor sularla

Taşlarla ışıyor bir yanım

             Ben ağrıyım ben acıyım

 

Kapanmış bir okul kadar ıssız

Öğretmen Hatun Birsen

Gözlerim ellerim soluğum

Değişen filmler solgun raporlar

Çukurlu ay yüzü dersi

Akciğer röntgenlerim

Bir Afşar bozlağıyım Uzunyayla’dan

Uçan kuşlar uçan kuşlar

Onarabilir mi yaramı

İpildeşen yıldızlar

             Ben umudum ben özlemim

 

Tümörüm onmazım zehirli çiçek

Canevimi dağlayan mavi ısırgan

Neyi sızlıyorum bu sancılarla

Bu mor ağrılarla yaşadığım ne

Gittikçe daralıyor soluğum

Bana mı sesleniyor

Yitirdiklerimin diliyle toprak

Patlayan tohumlar patlayan tohumlar

Duyuyor musunuz kırılıyor kabuğum

Ben de yeşereceğim sizinle

           Ben sevgiyim ben yaşamım

 

ÖMRÜMCE

Ben ömrümce köylere gittim

Taşlar arasından ıssız yollardan

Garip akşamlar içine

Tek başına ışıdığı yere okulların

Avuçlarımla yüreğimi götürdüm

Nedir çekisi kişinin

Gördüm orada gördüm

Eğildim kardeşçe toprağa

Yüzlerini çizdim öğrencilerin

Gözlerini yıldız yıldız

Bir umut sardı gönlümü

Dağbaşlarını ısıttı sevgim

 

KARŞILAMA

İlk yazın ucu göründü

Harlayıverdi çiçek çimen

Kalktım Akçadoruğa çıktım

Bi ova serildi önüme

Karşıma bi dağlar dikildi

Elim ağzımda baka kaldım

Bir yanda dumanlı toprak

Bir yanda deniz

Eriklerin bademlerin şavkı vurmuş havaya

Ortalığı tutmuş zeytin

Gözlerim yeşile kesti

Hey ne dünyaymış dünyamız

Çamların heybetinde sesinde kaynakların

Yaşamak uğul uğuldu

Kımıldıyordu yamaçlarda tarlalar

Tepemde gök

Çevrilmiş üstüme sayısız sevdalı göz

Güp güp atıyordu yüreğim

Kıyısında söğütler göveren

Bir nehir yatağına dönmüştü içim

Üstüme üstüme geliyordu ıraklar

Yankısıyla nice ilk yazların

Coşkun sular geçiyordu

Derinlerimden

Yosunlu kayaların dibinde

Ordan ordan dürtüyordu tohum tomurcuk

Elimi uzatsam özgürlüğe dokunacaktım

Yeni düşünceler patlıyordu zihnimde

Açtım bağrımı güne güneşe

Eh beee

 

TARLA

Aklımda genişliyen hep o tarla

Güneşle tüter ince ince

Dinmiş sınırlarındaki ağrı

İlk tutkuların adı

Korkusunda serinliğinde

 

Hele yağmur sonları

 Hele sürüldüğünde

Sanırsın insan yüreği

Diriliğin gücü sevinci

Kıpır kıpır derinlerinde

 

Çatlamış güzel günlerin tohumu

Bir mavi şavk içinde

Daya kulağını toprağa dinle

Özsuda sütte kandaki coşkunluğu

Uyanışı dinle dünya kırında

© 2019 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler