Ruşen Hakkı

Yayın tarihi: 20.07.2006
Mehmet Emin Yurdakul

Ruşen Hakkı

 

 21 Temmuz 1936 Kütahya

Ortaöğrenimini Kütahya Erkek Sanat Enstitüsü’nde tamamladıktan sonra Tapulama

kursunu bitirerek tapu fen memuru oldu. Gazetelerde yazarlık yaptı. Yeşilay, Türk Dili,

Yelken, Yeni Ufuklar, Dönem, Soyut, Aydınlık, Varlık, Yeditepe, Güney, Türkiye Yazıları

dergilerinde yayımlanan şiir ve hikâyelerini günümüzde yayınlanan pek çok edebiyat

dergisinde sürdürdü.

 

ŞİİR KİTAPLARI

Köprü (1962),Yuvarlak Masa Oturumu (1964), Hüznün Dalgın Kuşları (1968),

Dağlama (1974), Çakmaktaşı Kav Kıvılcım (1980), Canevimden (1989),

Üretimde Sevda (1993)

 

BAĞBOZUMU

Ekmeği akıt

            suyu böl!

 

Suyu bahçeye çevirir gibi

yüzünü bana çevir,

 

kirpiklerini batır hüznüme

 

ve öğret bana deliliği,

çünkü çok bunaldım

aklımı hep yanımda taşımaktan!

 

Bilsem bensiz çıldıracak nikotin

inan, çeker giderdim

üstüne basa basa sözcüklerin.

 

Beni bağışla,

adı bağbozumu olan

bir hüzünse bana yakışan!

 

 

KIŞBURNU

kurcalanırsa yaprağın tarihçesi

üst üste yanılgılar ve imlâ hataları

doğrular bir güzün bittiğini

 

bir kozalak bir kışburnu gibi uzanır

sandıkları açar, yünlüleri deşer

empirmeler, ipekliler dürülür kaldırılır

 

odun kıran çakal sesi, kırmızı gül artıkları

anımsatırlarsa da çözülmeyen suları

hep birden yanıltırlar kışburnu kozalağı

 

ben bunu bildim bunu söylerim

kötü bir davranıştır üşütmek anıları

kar bindirmeden aktarmalı hüzünlü çatıları

(Çakmaktaşı Kav Kıvılcım)

 

KÜÇÜK YANLIŞLAR

Ne yiyip ne içiyorum

hasta mıyım söker miyim

özlemini duyuyor muyum bazı şeylerin

            örneğin

            martıyı uçarken

            karıncayı didinirken

            arıyı ballarken güzellemenin

            kıymığı yok içerde

 

içerde

gene yürek yüreğeyiz dostlarla

gene günümüzü dolduran

hesap kitap

ve birtakım küçük yanlışlar

            ki üstünde durmaya değer

            ki inanıyoruz zamanın yargısına

 

Gün gölgesini düşürdü mü duvara

            demir kafesin,

            adımız ünlendi mi

            çayımız demlendi mi

            bir gün daha

           

            bir gün daha yakınım

            sana ve çocuklarıma

 

“Ya işinden atarlarsa

yeni bir iş bulamazsan çıktığında...

ya çocuklar ağlarlarsa

–ki hiç dayanamam bilirsin

bilirsin seni ne çok severim–

ne yapar ne ederiz şu pahalılıkta”

diye yakınmaktasın son mektubunda

 

Tasalanmakta haklısın

haklısın çocuklar konusunda

ve elbette bilirim bizleri ne çok sevdiğini

ne var ki

allah kerim değilse de çağımızda

gene de bir çaresi bulunur bütün bunların

ve bunca yıkımın

gün olur hesabı sorulur

(Çakmaktaşı Kav Kıvılcım)

           

© 2019 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler