Sıtkı Salih Gör

Yayın tarihi: 20.07.2006
Mehmet Emin Yurdakul

Sıtkı Salih Gör

 

 1934 Elazığ

İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’ni bitirdi.

Ankara’da Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne

bağlı görevlerde çalıştı. Başkonsolosluk yaptı.

Almancadan şiir ve hikâye çevirileri yaptı. Varlık,

Türk Dili, Yeditepe gibi dergilerde yayımlanan yazı

ve İkinci Yeni anlayışındaki şiirleriyle adını duyurdu.

 

ŞİİR KİTAPLARI

Dumanlı Eşik (1957), Kuşluk Ötesi (1966),

Boston’da Bir Harputlu (1968), Ağıt (1972),

Yaban El (1987), Kehribar ve Tuğra (1992)

 

SULAR KUŞLUK VAKTİNDE

Geçip ellerimi yıkıyorum saçlarının o en güzel öğlesinde

hani bir övgü çiçeğisin desem yeri desem işte öyle

ben insanı dudaklarından özlüyorum artık iyi-kötü

senin bahçelerini alıyorum bir de ölçü olarak

anam ocaklar başında gülüyor saçları ağarırken

seni sevmekle bir anamı sevmek te işte öyle

 

Bu durakta her ırmak gözlerime akıyor

yakıp seninle başlıyorum dar sokak uçlarını

bir denizli gök kuşağında yıkanıyor körfezimiz

boyanmış gül sevgilerle ilikli işte öyle

 

Geçip kendimi seviyorum saçlarının o en güzel öğlesinde.

(Kuşluk Ötesi)

 

 

ÖLÜM ÜSTÜNE AYLÂ

Kırmızı dudakları bir elma duyarlığı

saçlarında sevişmek baharından bir ülke

yorgunluğum vurdukça yoklarla ellerine

yenilgimin gözleri ölüm üstüne Aylâ

tutuşmuş çiçeklerle çıplak üst ayakları

böyle yorgun bir adam ha ölüm ha uzaklar

sabah gibi uzanık sıcaklığı bir daha

yumuşak karanlığa kedilerden bir kedi

vurur ayaklarını herşeyi o adamda

o adam bir yabancı ağlar kız bir avuçta

kırmızı dudakları gülmek üstüne Aylâ

(Kuşluk Ötesi)

 

 

TUĞRA

Bir güvercindi avuçlarından su içen,

paylaşılan avuçlarından, saçından ve yüzünden.

 

Ki şiirim sanadır, yalnızlığını gürültüyle

tenhalara salan sana, ki ilkyaza, elleriyle.

 

Ayrı geçmiş günlerimiz sanki hüzün atlarıdır,

ki şiirin koylarına ulaşan, ki ara-sıra.

 

Acılarım seninle kanardı, o güneşli ovada,

kokusu öteye giden gül gibi, uzaklara.

 

Bir faytona binerdik, iz sürerken peşinden

dehlizlere girip çıkar, coşkular evinden.

 

Kıyılardan kopup gelen dalgalara ki dönerdi,

suskun ve sözleri süsleyen martılarla, derdi.

 

Bir gün denize de serpilir berraklığın,

ışıkları parlayan şafağa dönüşür sesin.

 

Senin değişmendir, ki beni kavrar, götürür,

damlalara koşanlarla, o süzgün atlılarla.

 

Derinden duyarım yaşadığımı, seninle,

sıcaklığın yaraşır düşlerime, seninle.

 

Adları türküler gibi gürül gürül akar,

sevgileri, coşkuları içimize, çiçeklerle.

 

Seninle, ki seninle, ki seninle, ki seninle.

© 2018 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler