Sunay Akın

Yayın tarihi: 24.07.2006
Mehmet Emin Yurdakul

Sunay Akın

 

1962 Trabzon               

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fiziki Coğrafya Bölümü’nü bitirdi.

Şiirleri Yeni Olgu, Milliyet Sanat ve arkadaşlarıyla birlikte çıkardığı “Yeni

Yaprak” ve “Olmaz”adlı  dergilerde çıktı. Ayrıca çeşitli gazete ve dergilerde

düzyazıları, denemeleri yayımlandı. 1987 Halil Kocagöz ve 1990 Orhon

Murat Arıburnu şiir ödüllerini kazandı.

 

ŞİİR KİTAPLARI

Makiler (1989), Antik Acılar (1991), Kaza Süsü (1993),

62 Tavşanı (1998)

ŞEMSİYE

Tozlu bir şemsiye durur

çatı katındaki odanın

kuytu bir köşesinde

kumaşındaki eski yağmurların

hüzünlü kokusuyla

 

Anımsar mısın bilmem

yağmurun bardaktan

boşanırcasına yağdığı o günü

hani şemsiyeyi iyice çekip başımıza

dudaklarımla hesaplamıştım

yüz ölçümünü

 

Nicedir sokağa çıkarmıyorum şemsiyeyi

korkuyorum çünkü

kapısı açık kafesinden

uçan bir kanarya gibi

beni ikinci kez

terk etmenden

 

Yanıt alamayacağımı bilsem de

yanına gidip

sorarım her gün şemsiyeye

altında elele biz

nasıl görünürdük diye...

 

 

TUTUKLU

Tutsak olacağını bilerek

yine bu sabah

demirparmaklıktan içeri

usulca sızdı

güneş

 

Yasaklanınca görüş gününde

çiçek getirilmesi

arka duvarın dibine

sarmaşık tohumu

ekmiş annem

 

oysa el bile

sallayamamıştım ona

kuyrukta saatlerce bekleyip

doldurduğu içme suyunu

dökerken ardıma

(Makiler)

 

 

DEVRİM

Temiz kalan tek yerdir devrim

bütün bir yıl

kirlenen duvarda

ama görebilmek için

asıldığı çividen indirilmelidir

yaprakları biten takvim

 

Zorbalara direnmektir devrim

bir çocuğun

annesinin çantasından

aldığı paraları

altına gizlediğini söylememiştir

dövülen hiçbir halı

 

İçinde yaşamaktır devrim

dikiş kutusunun

ve topluiğneler gibi

birarada olmayı gerektirir

karşı koyabilmek için zulmüne

makas denilen patronun

 

Gece ışıklar arasında koşmaktır devrim

ateş böceklerini

yakalamak isteyen çocukların

peşine takılır gün gelir

yanıp sönen mavi ışıkları

polis arabalarının

 

Kağıt bir gemidir devrim

bütün gemiler

hurdaya çıksa da sonunda

taşıdığı özgürlük şiiriyle

batmadan yüzer nicedir

dünya sularında

 

Kimbilir kaç yunus görmüş

kaç deniz gezmiş

(Kaza Süsü)

 

 

ASANSÖR

Telefon santralleri

beni sana bağlar sevgilim

nükleer santraller ölüme

gökyüzünün nerede olduğunu soran

bir vapur dumanına

yanıt veremiyor hiç kimse

 

Çocuğunu asma köprüde sallayan

bir annedir İstanbul

ki onun

içi süt dolu

biberonudur Kız Kulesi

soğusun diye suya tutulan

 

Ne kalem kılıçtan

ne kılıç kalemden üstün olsun

öğrensinler birlikte yaşamayı

örneğin kalem

aşk şiirleri yazsın

ve köreldikçe kılıç yontsun

 

Yalnız kaldığımız anda bile

alırız insan kokusunu

ıssız adasında

üstünden atamamıştır Robinson

yaptığı ilk mastürbasyonda

yakalanma korkusunu

 

Kendi boşluğuna asılı

birer asansörüz aslında

ve ben elimde

taze bir karanfil

sıkışıp kaldım

iki kadın arasında

(62 Tavşanı)

 

 

KÖMÜR

Yine bir kömür

kütürdedi sobada

kayıp bir madencinin

kalbi rastgeldi

atıverdi sıcak odada

(Makiler)

 

 

MAKİ

Bir an önce görülsün

diye Akdeniz

Toroslarda ağaçlar

hep çocuk

kalır

(Makiler)

 

 

OZAN

I

Yaşamı savunmaya

katılmaması ozanın

kendini mürekkep lekesi

sanması gibi

imzanın

 

II

Ne pipo

ne topsakal

yerde gördüğün

ekmek parçalarını

eğil ve al

 

III

Varsın hançerlensin

yurdumda

nice ozanın kalbi

bir çocuğun dökülen

süt dişleri gibi

            (Makiler)

 

 

CUMARTESİ ANNELERİ

Galatasaray Lisesi’nin karşısı postahane

resmi açıklamalara göre

pulun zarfa yapışması için

gözyaşı döküyor

çocuğunun resmini tutan anne

 

Köpeklerini salıyor

dev bir illet

Cumartesi annelerinin üstüne

merak ediyor bir güvercin

tasmanın hangi ucunda devlet

 

Çocuğunu kaybeden anne

bir gün bulacağını umar

tersi düşünülemez bunun

ve korkutur yüreklerini

tramvaya asılan çocuklar

 

Paran fil kadarsa

bulunur garanti

Cumartesi açık banka

cop sırtında paralanır ama

annelere getirirsen karanfil

 

Verilse de onca gözdağı

yine de anneler

çocuklarına batmasın diye

yüksek bir yere kaldırıyor

ellerindeki tığı

                             (62 Tavşanı)

 

 

TORNAVİDA

Vidayla tutturuldukça

onca nükleer bomba

silahlanmaya karşı

tek umuttur

halkın elindeki

tornavida

(Makiler)

© 2019 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler