Newyork 1990-2003

Yayın tarihi: 08.08.2006
NEW YORK 1990-2003

NEW YORK 1990-2003

 

rredamento Mimarlık, Berlin dışında hiçbir kent için sadece 13 yıllık küçük bir zaman aralığını içeren bir mimarlık rehberi yapmadı. Berlin’in birleşme sonrası yoğun ve kimi zaman da irreel denebilecek bir mimari atılıma sahne oluşu, bir mimarlık laboratuarının doğuşuna neden olmuştu.Bu da kentte yapılananları dünya “butik mimarlık” etkinlikleri çerçevesinde incelenmeye değer, eleştiriye alabildiğine açık bir niteliğe kavuşturuyordu. Berlin ne denli irreelse, New York da o kadar reel bir mimarlık dünyası tanımladığı için ilginç. Dünyanın en önemli küresel kentinden söz ediliyor burada. Yani, küresel kentin temel özelliklerinin hepsinin öncelikle New York’a bakılarak tanımlandıkları rahatça söylenebilir. Örneğin, kent merkezinin öneminin artışı bunların başında geliyor. Yeni bilişim teknolojileri ve elektronik bilgi akış ağlarının egemenliği mekan kavramını neredeyse devreden çıkardı; ancak, bu durum beklenebileceğinin aksine, büyük küresel organizasyonları ne dünya ne de kentsel alan bağlamında dağılmaya ve merkezden savrulmaya değil, orada yeniden yoğunlaşmaya itti. Dolayısıyla, birkaç onyıl önce banliyölere, hatta kentin çeperlerine doğru taşınma eğiliminde olan büyük şirketler, bugün yeniden kent merkezinin çekiciliğine kapılmış gözüküyorlar. Büro alanı talebinin bir kez daha tırmandığını söylemek kolaylaşıyor. Bunun sadece niceliksel bir değişim olmadığı da aşikar. Yeni büro mekanı, eskisinin içermediği yükseklikte ve lüks olarak adlandırılabilir bir kalite edinmekte.

 

Öte yandan küresel kentin tanım verici bileşenleri ve özellikleri arasında olan yeni bir zenginleşme atılımından sözetmek de olanaklı. Bir zamanların az eğitimli de olabilen, ama yüksek beceri ve zeka düzeyine sahip, “uyanık” yeni zenginlerinin tersine, genç ve çok yüksek kazançlı bir grup yeni işadamı dünyanın en iyi üniversitelerinin sağladığı öğrenim avantajları ile donanmış durumda. Buysa, yeni zenginlerin mimari taleplerine yeni bir rafinman ve lüksün sınırlarını zorlayan bir içerik veriyor. Onlar artık, banliyö evlerinin uzak, dingin ve naif aile atmosferini değil, kent merkezinin canlılığını, kozmopolitliğini ve gerçeklerle her an yüzyüze kalınan gerçekçiliğini yaşamak istiyorlar. Eskiden değeri düşen kentiçi konut alanlarını yeniden gözde kılan, restorasyon ve yenileme biçimindeki mimari etkinlikleri tırmandıran gelişmeler bundan kaynaklanıyor. Eski üst gelir grubu insanın aile merkezli yaşamının yerini, bekarlığı giderek daha fazla yeğleyen bireylerin tekil yaşamı alıyor. Orta sınıfların tüketim alışkanlıklarını biçimlendiren talep alışveriş merkezlerine yönelikken, yeni yüksek eğitimli zenginler kentiçi alışverişi ve uzmanlaşmış lüks mağazaları tercih ediyorlar. Butik mimarlığı olduğu gibi, butik alışverişi ve butik mağazayı da yaygınlaştıran bu gelişme olmalıdır. Son onyılda gelişmiş ülke büyük kentlerinde ve özellikle de küresel kentlerde pahalı dükkan iç mekan tasarımlarının patlama yapışı, en ilginç tasarımların bu tür mekanlarda gündeme gelişi ancak böyle açıklanabilir. Benzer biçimde, lokanta ve otel gibi hizmet alanları da eskiden orta ve üst orta sınıfa odaklanan kimliklerini giderek yukarılara ve lükse doğru kaydırıyorlar. Küresel kent ve genelde küreselleşme, müzeleri bile ekonomik canlılık odakları haline getiriyor. Kitlesel bir kullanım yoğunluğu bulan, içinde azımsanmayacak genişlikte alışveriş ve beslenme işlevine yer veren yeni bir müze tipi doğuyor. Eski akademik müze, artık bu yeni “küresel müze”nin gerisindeki görünmez bürolara sığınıyor.

 

New York tüm bu değişimlerin gözlemlenebildiği üç kentin (diğerleri Tokyo ve Londra) en çarpıcı ve geleceği en belirgin biçimde işaret edeni gibi gözüküyor. Onun son onyılı başka bir Batı kentinin yarım yüzyılından daha heyecan verici ve olaylı.

© 2018 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler