Sıkça sorulan Sorular

Yayın tarihi: 26.07.2006

Sıkça sorulan sorular

 

 Herkes akupunktur uygulayabilir mi?

Hayır, herkes akupunktur uygulayamaz. Bunun için önce tıp doktoru olmak gerekir, ondan sonra o hekim bir pratisyen olarak mı, yoksa spesyalist olarak mı çalışmak istediğine karar verecektir.

Pratisyen gibi çalışacaklar; ancak bir pratisyen hekimin alanında faaliyet gösterebilirler. Ayrıca bazı özel tedavi yerleri vardır. Örneğin; kulak akupunkturu, baş akupunkturu, ayak tabanı akupunkturu gibi alanlar ek bir öğrenimi gerektirir. Şişmanlık, sigara bıraktırma, uyuşturucu tedavileri de ek eğitim ister.

Akupunktur çok özel bir tedavi metodudur ve klasik tıp fakültelerindeki öğretilerle uygulanması olası değildir. Akupunktur “Geleneksel Çin Tıp Teorisi”nin yarattığı bir tedavi metodu olup, bu teoriyi bilmeden iğne batırmaya çalışmak “maymunun keman çalmasına” benzer. Dünyada akupunktur eğitimi veren belli başlı merkezler vardır ve bu merkezlerden sertifikası olanlar akupunktur uzmanı sayılır. Her akupunktur kursuna giden akupunktur uzmanı değildir.

En önemli merkezler Çin’dedir. İngiltere’de, Avusturya’da, Danimarka’da ve özellikle Amerika’da çok ciddi okullar bulunmaktadır. Bütün bu okullar Amerikan Akupunktur Cemiyeti’nin izlemesi altında olup, kalitede bir düşüklük olursa o okulu bitirenlere Amerika’da akupunktur uygulama izni verilmez.

Akupunktur bir moda mıdır?

Akupunktur evrim ve gelişmenin her döneminde modadır! İnsanlığın bulduğu ilk tedavidir, daha doğrusu insanlığın yarattığı ilk ve gerçek tedavidir çünkü vücudun mucizevi işleyiş mekanizmasının kaidelerine göre düzenlenmiş bir metoddur. İlk çağlarda insanlar akupunkturu oluşturup geliştirmeye başladıktan sonra Orta Çağ’a kadar akupunktur zaten tek tedavi metodu idi.

Karanlık çağda Avrupa’da insanlar büyü ve tılsımla hastaları iyileştirmeye çalışırken, Uzakdoğu hatta Orta Asya “Materyalist Tıp”la uğraşıyordu.

İlk çağlarda insanlar akupunkturu oluşturup

geliştirmeye başladıktan sonra Orta Çağ’a

kadar akupunktur  tek tedavi metodu idi.

 

Avrupa’nın emperyalizmi ihraç etmeye başlaması ile bu ihraç malları arasında tabii ki tıbbi kültür ve materyal de yer aldı. Bir zaman akupunktur gözden düştü. Sonra tekrar moda oldu. Günümüzde popülaritesi giderek artıyor. İnsanlık kendi vücudunu gelişen tıbbi teknolojilerle her gün daha iyi anlamakta ve böylelikle de akupunkturun nasıl etki yaptığını çözmektedir. Akupunkturun mekanizması anlaşıldıkça da onun ne kadar önemli bir araç olduğu görülmekte Tıp Dünyası şaşkınlığa düşmektedir.

 

Ülkemizde akupunktura yaklaşım nasıl? Halkın, Sağlık Bakanlığı’nın ve üniversitelerin tavrı nedir?

Halkımız akupunktur tedavisine hemen ısındı. Bunda belki eski, geleneksel bir tedavi oluşu, belki de kökümüzün Orta Asya’ya dayanmasının etkisi olabilir. Bu deneme metodudur. Çaresiz kalmış hastalar akupunkturu da bir kez denemeye kalkarlar. Faydasını görenlerin birbirine söylemesiyle halk bu tedavi metoduna büyük ilgi gösterdi ve sahiplendi. Önceleri neredeyse tüm doktorlar, akupunkturu hafife aldılar, alay ettiler. Fakat şimdi kendi hastalıkları için akupunktur uzmanlarına başvuruyorlar. Üniversiteler ne yazık ki bu konuya oldukça muhafazakar yaklaşıyorlar. Sağlık Bakanlığı’na gelince, bakanlık “Akupunktur Üst Kurulu” oluşturdu.

Bir akupunktur yönetmeliği var. Bakanlık sertifikaları topladı, kimlerin akupunktur yapıp yapamayacağını bir disipline almaya çalışıyor.

Türkiye’deki akupunktur uzmanları yeterli mi?

Ne yazık ki Türkiye’de akupunktur eğitimi veren bir tek yer olduğu için (Gazi Üniversitesi) birçok tıp fakültesi mezunu elde ettikleri bir, iki şemaya bakarak kendilerini akupunktur uzmanı olarak tanıtıyorlar. Bir kısmı da yurtdışında gittikleri basit kurslardan aldıkları sertifikalarla göz boyuyorlar. Aslında bunlar pratisyen hekimdir ve bir uzmanlık dalı olan akupunkturu uygulama yetkileri de yoktur.

Bu sebeplerden dolayı hastalar bir akupunktur kliniğine girdiklerinde o hekimde Sağlık Bakanlığı’nın vermiş olduğu  “Akupunktur Uygulama İzni”ni aramaları gerekir.

 

 

Genetik ve doğuştan olan

hastalıklar  akupunktur ile

tedavi edilemez.

 

Şayet bu yoksa derhal o kliniği terketmeleri, hatta bulundukları yerin sağlık müdürlüğüne de durumu bildirmeleri gerekir.

Akupunktur ile hangi hastalıklar tedavi edilebilir?

Vücutta geri dönülemeyecek bir bozukluk oluşmamışsa, yani ileri ve dönülmez doku kaybı olmamışsa çok sayıda hastalık tedavi edilebilir. Örneğin; migren dahil her türlü baş ağrıları, romatizmal ağrılar, ameliyatı acil olmayan bel, boyun ağrıları ve fıtıkları, sindirim sistemi hastalıkları, mide ülserleri, kalın bağırsak hastalıkları, cilt hastalıkları, sedef ve ekzemalar, ruh hastalıkları, depresyonlar hatta şizofreninin erken safhaları...

Genetik ve doğuştan olan hastalıklar (kas hastalıkları, doğuştan sağırlık gibi...) akupunktur ile tedavi edilemez. Akupunktur tedavisinin ana prensibi vücutta bozulmuş olan işleyiş bozukluklarını düzeltmektedir.

Akupunkturla zayıflama tedavisi nasıl yapılıyor?

Akupunkturla zayıflama yada “kilo verme” tedavisi bu konu ile ilgili yapılan işlerin en ciddisidir. Kişinin kulağına 1 mm. boyunda iğneler yapıştırılır ve bunlar 5-7 gün kulakta muhafaza edilir. Kişinin yapısına göre bir diyet verilir ve bir haftada sonra kontrol edilir, gerekiyorsa tedavi yenilenir.

Bu metodla kişi çok acıkmaz, sinir sistemi bozulmaz, mide problemleri ile karşılaşılmaz, tansiyonu düşmez-çıkmaz, zayıflarken cildi sarkmaz ve buruşmaz. Ayrıca regl dönemlerindeki aksaklıklar, mevcut mide bağırsak yakınmaları, yüksek şeker veya tansiyonda normal sınırlara yaklaşmalar hatta tamamen normalleşme, uyku düzeninin sağlanması ve sinir sisteminde sakinlik gibi ekstra olumlu etkiler de oluşur. Zayıflama tedavisi esnasında kişinin saldırganlık, seksüel ve beslenme içgüdüsü arasında denge sağlanır.

 

© 2017 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler