Akupunkturla Zayıflamanın Mekanizması

Yayın tarihi: 26.07.2006

Akupunkturla zayıflamanın mekanizması

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Fazla kilolar günümüz insanının en büyük

sorunlarından biridir.

 

Zayıflama terimi vücutta birikmiş fazla miktardaki yağın vücuttan uzaklaştırılması anlamında alınmalıdır. Fazla yağlardan kurtulmakla, inatla belli bir kiloya düşme isteği farklı şeylerdir. Çoğu zaman estetik kaygılarla başlatılan kilo verme işlemleri her zaman sağlıklı olmayabilir. Zamanımızın en büyük sorunlarından birisi aşırı kilolu olmaktır.

Aşırı kiloların getirdiği hastalıklarla teker teker savaşılacağına aşırı kilolardan kurtulmak daha kökten bir çözümdür. İnsan ölümlerinin en büyük bölümünü oluşturan kalp ve damar hastalıklarının, jinekolojik bozuklukların, iskelet sistemi problemlerinin çoğunun sebebi vücutta taşınan normalin üstündeki yağdır. İnsan vücudundaki damarların toplam miktarı yaklaşık 380 000 km kadardır ki bu da Ay ile Dünya arasındaki mesafe kadardır.

 

Vücuttaki biriken yağların bir kısmı damar iç çeperine yapıştığına göre sirkülasyonda ortaya çıkacak problemlerin ne kadar ciddi olacağı aşikardır. Birçok psikolojik sorunun hem sebebi, hem de sonucu çoğu zaman fazla kilolardır.

 

Fazla kilo tanımı için burada bir skala yada ölçü vermek istemiyoruz. Herkesin boyuna, yaşına, ırkına ve cinsiyetine göre bir kilo miktarı vardır. Bu kilo aşağı yukarı herkes tarafından bilinir.

Bizim konumuz zayıflatmak değildir. Bizim konumuz aşırı kilolardan kişinin sağlıklı bir yöntemle kurtulmasını sağlamaktır. Herkes ne kadar fazla kilosu olduğunu çok iyi bilmektedir.

Şimdiye kadar denenmiş yüzlerce metodun içinde en popüleri akupunktur ile kilo verdirme tedavisidir. Elimizdeki yayınlar ve birçok merkezdeki 20 yıllık çalışmaların ışığında görülmüştür ki; tek başına akupunktur bir çözüm değildir. Akupunkturun da doğasına uygun desteğe ihtiyacı vardır. Akupunktur vücudun doğasına en uygun bir tedavi metodudur. Bu metodu başarı ile uygulayabilmek için vücudun doğasını da bilmek gerekir. Şayet hem akupunktur yapıp hem de onu desteklemek için verilen diyet reçeteleri ve beslenme sistemi vücudun doğasına uygun değilse sonuç başarısız olur.

 

Bu konu burada size takdim edilirken olabildiğince karmaşık tıp terimlerinden kaçınılmaya çalışılacaktır. Bunun sebebi: Hastalar yönünden bakıldığında “kendilerine ne yapıldığını bilme” hakkıdır. Uygulayıcılar yönünden bakıldığında ise; bir kısım uygulayıcılar rölatif “Geleneksel Çin Tıbbı” ile “Modern Tıbbı” bağdaştıramamaktadırlar. Bazı uygulayıcılar ise pratisyen hekim olup herhangi bir alanda uzmanlıkları olmadığından, yaptıkları işlemin mekanizmasını bilememekte, yaptım oldu anlayışına sığınmaktadırlar.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Vücuttan kalkan birçok uyarının ve bilginin toplanma

bölgesi beyinde bulunan Thalamus adlı merkezdir.

 

Vücudun karmaşık işleyiş mekanizması aslında çok basit prensiplerle çalışmaktadır.

Bu konuyu da iyice izah edebilmek için olabildiğince basit mekanizmalar ve yöntemlerle analitik bir açıklama yapılmaya çalışılacaktır. Vücuttan kalkan birçok uyarının ve bilginin toplanma bölgesi beyinde bulunan Thalamus adlı merkezdir. Thalamus çeşitli “gri cevher” kitlelerinden meydana gelmiştir. Bu merkez vücutta oluşan tüm bilgileri gerek direkt, gerek dolaylı yollarla alır. Bu bilgilerin bir kısmını kendisi kullanırken bir kısmını da  -bazen değiştirerek bazen değiştirmeyerek olduğu gibi-  daha başka önemli merkezlere iletir.

 

Thalamus kendisine gelen ham bilgileri veya işlenmiş bilgilerin bir kısmını (özel ve genel afferent impulslar) Cortex’e iletir. Beyinde bir çekirdekten Cortex’e giden liflerin sayısı kadar, Cortex’ten de o çekirdeğe giden lifler vardır. Thalamus bu özelliği en geniş şekilde gösteren oluşumdur. Cortex ile Thalamus arasındaki bu lifler sisteminin hepsine birden “radiatio thalamocorticalis” adı verilir. Bu sistem feedback veya reziprokal devreler dediğimiz yansıtma mekanizmalarını kullanır. Thalamocortical liflerin sayısı kadar Corticothalamic lifler vardır. Bağlantılarından anladığımız şudur: Koku duyusu dışındaki bütün duyular

Thalamus süzgecinden geçip Cortex’e ulaşmaktadırlar.

Thalamus’un kendi çekirdekleri arasında birçok iç bağlantı vardır. Bu bağlantılar Cortex’ten önce duyu informasyonları arasında bir entegrasyon sağlar. Thalamus ile “Frontal cortex” ve “Hypothalamus” arasında da çok sayıda bağlantı vardır.

 

Bu durum Thalamus’un visseral ve somatik fonksiyonlar arasında da entegrasyon kurduğunu gösterir. Böylelikle Thalamus bir bilgi bankası gibi çalışır. Thalamus’un bir bilgi bankası gibi çalışmasında insanın milyonlarca yıllık evrimin izleri olduğu gibi, şu andaki eğitim düzeyi, psikolojik yapısı ve yaşam stili de rol oynar.

Davranış kalıplarının ortaya çıkmasında Thalamus’un etkisi tartışılmazdır. Herhangi bir bilginin veya o andaki oluşan bir uyarının değerlendirilmesi Thalamus’un hem kendi otomatiği hem de diğer merkezlerde olan kolleberasyonu sayesinde oluşur. Bu otomatik mekanizmaların oluşmasının altında sadece maddesel veriler

 değil, aynı zamanda psikolojik veriler de etkin rol oynarlar.

 

Tüm bu roller hem genetik mirasın hem de kromozomlardan gelen bilgilerin ışığında oluşur. Çocuğun anne karnında geçirdiği dönemdeki yaşantısının izleri de Thalamus’a kayıt edilir.

 

Böylelikle her insan kendi Thalamus’unu tanımlar. Daha doğrusu herkes kendi Thalumus’u gibidir. Akupunkturunda merkezi Thalamus’tur.

Diencephalon’un ventral kısmında Hypothalamus bulunur. Hypothalamus’un çekirdekleri otonom sinir sisteminin çalışması ile ilgili yüksek merkezler içerir. Thalamus ve Hypothalamus external ve internal yakın bağlantılıdırlar birbirleriyle. Bildiğiniz gibi akupunktur tedavisi, akupunktur noktaları denilen özel noktalardan uygulanır. Her noktanın kendine özel etkileri olduğu gibi, noktalar birbirleri ile eşleştirildiklerinde daha başka ortak etkiler ortaya çıkar. Bu noktaların seçiminde ve reçetelerin düzenlenmesinde en önemli anahtar Geleneksel Çin Tıp Teorisidir. Noktaları birbirleri ile bağlayarak vücudun içindeki bir takım kapalı devreler ya genel işleyiş mekanizmasına dahil edilir veya sistem dışına çıkarılır.

Örneğin; Yanglingquan (GB.34) safra kesesi Chanel’in etkin bir noktasıdır. Sanjiao Channel’in, Zhigou.SJ:6 adlı noktası ile birlikte kullanırsa kabızlığı tedavi ederken, aynı Yanglingquan Large İntestinal Channel’in 11. noktası olan Quchi ile birlikte kullanıldığında ise; alerji ve ürtiker için kullanılır ve etki olur. Bu devrelere verilen stimuluslar da o noktadan beklenilen işlemin ya sıkıcı yada gevşetici olmasını sağlar. Aynı nokta ile hem kabızlık hem de ishal tedavi edilebilir. İşte bu işlevin tam orta yerinde Thalamus yer alır. Thalamus, tüm yeteneği ve alt yapısı ile sistemleri yönlendirir. Bilgileri hem aktarır hem yönetir aynı zamanda hafızaya alır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Normal vücut çalışma sistemi içinde bir arıza oluştuğunda organizma onu otomatik olarak tamir eder. Şayet kısa sürede tamir olayı gerçekleşmezse sürekli arıza sinyalinin ana tablodaki karışıklığına meydan vermemek için o sistem devre dışına alınır. Böylelikle hem Cortex hem de Thalamus ve Alt Çekirdekler sürekli arıza sinyalinin çalışmasının getirdiği rahatsızlıktan kurtulurlar. Vücuda başka bir amaçla da akupunktur uygulandığında uyarıları alan Thalamus, eskiden bozulan sistemi tekrar ortaya çıkararak tamirine girişir. Ve çoğu zaman da başarılı olur.

Bu konunun uzmanları bilirler ki: Bir bel problemi olan hastanın tedavisinde adet düzeninde bozukluk veya kulak ağrısı da kendiliğinden tedavi olur. Halbuki adet düzensizliğinin ve kulak ağrısının tedavisi için özel noktalar ve devreler kullanılmamıştır.

 

Görüldüğü gibi Thalamus her şeyin farkındadır. Thalamus, tüm insanların sahip olduğu içgüdülerle yani hayvansal içgüdülerle çok yakın iletişim içindedir. Çünkü Hypothalamus ile Thalamus, Limbic sistemin merkezini oturmuşlardır.

Corpus Callosum’u çevreleyen Gyrus Subcallosum, Gyrus Cinguli, Gyrus Parahyppocampalis, Gyrus

Dentatus ve Hyppocampus’dan oluşan Cortex kısımlarının hepsine birden Limbic Lob denir.

Limbic Lob ile Hipothalamus, Epithalamus, Thalamus Anterior Nucleusu, Septal Çekirdekler ve Bazal Ganglionlar’ın bazı kısımlarını içine alan yaygın sinirsel mekanizmaya Limbic sistem denir. Limbic sistem oluşumları beynin en eski kısımlarıdır. Kendisinden daha yeni olan beyin Cortex’inin aşırı gelişmesiyle sistem bu kısımların derininde kalmıştır. Limbic sistem içgüdülerimizi ve emosyonel davranışlarımızı yönetir. O bakımdan Hypothalamus aracılığı ile endokrin (hormonal) sistem ve otonomik sinir sistemi üzerinde etkili olur.

© 2017 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler