Sadece Moral Motivasyon Değil Ciddi Olarak Tedavi Ediyor

Yayın tarihi: 26.07.2006

Sadece moral motivasyon değil, ciddi olarak tedavi ediyor

 

TAT’ı küçümseyenler genellikle tedavinin moral etkisinin dışında başka bir işe yaramadığını söylerler. Oysa bu, TAT’ı hafife almaktan başka bir şey değildir. TAT uzmanı, hastalığın alternatif modelini kafasında zaten çizmiştir. Tanı aşamasında Klasik Tıp aciz kaldığında, Çin Tıbbı soruna çözüm getirebilir. Kaldı ki; tanı konulduğu zaman tedavi otomatikman devreye girer. TAT giderek popülarite kazandığı için, bu konuda bilgi edinmek isteyenlerin de sayısı artıyor. Örneğin Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüsü, Ulusal Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Merkezi’ne yılda 90 milyon dolarlık fon ayırıyor. Merkezin ilgi alanı oldukça geniş. Bitkisel tedavi gibi kabul gören tedavilerin yanı sıra, “öncü tıp” denilen alanla da ilgileniyor. Burada belirleyici olan halkın belirli bir tedaviye ilgi duyması ve uygulaması.

TAT üzerine yapılan araştırmalarda güvenlik ön planda geliyor. Eğer insanlar bu yöntemleri kullanacaklarsa güvenli olduğundan emin olmalılar.

Ancak insanların yanıtlanmasını istedikleri en önemli soru şu: “TAT tedavileri işe yarıyor mu?” Bilimsel çalışmalar bu konuda kesin bir yanıt veremiyor; daha doğrusu yanıtlar parça parça. Ne var ki bu doğrultudaki çalışmalar, Klasik Tıp alanında araştırmalarını sürdüren bilim adamları için sürprizlerle dolu bir bilmece. Klasik tedavilerin tek seçenek olduğunu iddia eden doktor grubu, modern klinik araştırmalara özgü temel öngörülerin, TAT için geçerli olmadığı kanısında. Fakat kamuoyunun alternatif tıbba duyduğu ilginin boyutları nedeniyle, bu grup görüşlerini revizyondan geçirmek zorunda kalıyor.

Klinik araştırmaların altın kuralı alternatif tıpta geçerli mi? Bu kural deneylerde plasebo-kontrollü çifte sağlamanın gerekliliği ile ilgilidir. Bir ilaç şirketi yeni bir ilaç ürettiği zaman deneklerin yarısına ilacın kendisini, diğer yarısına da ilaca benzer etkisiz bir madde (plasebo) verilir. Doktorlara bile kimin gerçek, kimin sahte ilacı kullandığı söylenmez. Araştırmacıların bu yöntemi kullanmalarının nedeni plasebonun kendi çapında iyileştirici

etkisinin olmasıdır. Araştırmalarda hedef, iyileşme olgusunu sağlayan biyokimyasal maddeleri ortaya çıkartmaktır. Bilim adamları son günlerde akupukturun da buna benzer biyokimyasal etkiler yaptığını ortaya çıkarttı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  Tamamlayıcı Tıp, Klasik Tıp alanında

  araştırmalarını sürdüren bilim adamları

  için sürprizlerle dolu bir bilmece.

 

Alternatif tıp alanında deney yöntemlerinin yeniden gözden geçirilmesi gerekecek mi?

Klinik bilimde plasebo etkisini uyandıran tek unsur ilaç görünümündeki sahte ilaçtır, çünkü bilimsel olarak hastayı iyileştirenin doktor değil, ilaç olduğu kabul edilmiştir.

Ancak artık biliyoruz ki; doktorun davranış şekli de iyileşme sürecinde çok önemli bir rol oynamaktadır. Dostça davranan, bilgi veren ve inandırma yeteneği yüksek bir doktorun iyileşmeyi hızlandırdığı artık biliniyor. Bu etki TAT uygulamasında iyice belirgindir, çünkü terapistin hasta ile kuracağı iletişim tedavinin temelini oluşturur. Bütün bu unsurlar nüans farkı gibi görünse de, bir terapinin yararlı olup olmaması bu unsurlara bağlıdır.

TAT konusundaki bu çalışmalar, günümüzün Klasik Tıbbın iyileştirme konusunda son sözü söylemediğini net bir şekilde ortaya koyuyor. TAT üzerinde sürdürülen araştırmalardan elde ettiğimiz bilgiler tıp hakkındaki düşüncelerimizde büyük değişikliklere yol açacak boyuttadır.

TAT’ın tek yararı bu değildir. Klinik tıp bilgisi, iyileştirme yöntemlerinin odak noktasıdır. Ancak bu bilginin yol açtığı ikinci ve daha az önemli çağrışımı da göz ardı etmemek gerekiyor. Bugün modern tıp çok steril, çok bilimsel ve ne yazık ki çok katıdır; hastayı devre dışı bırakır, hatta dışlar. Eğer Tamamlayıcı Tıp insanı ait olduğu yere oturtursa, herkes bu yaklaşımdan yarar sağlayacaktır

© 2017 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler