Migren

Yayın tarihi: 28.07.2006

Migren

 

Migren 2. yüzyıldan itibaren tanınan bir hastalıktır. Paroksismal baş ağrısının genellikle tek taraflı olma özelliğinden dolayı 130 yıllarında Galen tarafından hemicrania olarak isimlendirilmiştir. Daha sonra hemicranium, hemigranea, migranea, megrim, migraine ismini almıştır.

 

İnsanlık tarihine bakıldığında MÖ 7000 yıllarından itibaren baş ağrısı yakınmasının olduğu görülmektedir. Bu tarihlerde kafatasına büyük delikler açılarak bu ağrıya neden olan “kötü ruh ve şeytanların” buradan çıkıp gideceğine inanılırmış. Takip eden binlerce yılda da baş ağrısı tedavisini tanımlayan sanat, literatür ve tıp eserlerine rastlanmaktadır. Kapadokya’daki kazılarda migrenin klasik tanımının yapıldığı MS 2’ci yüzyıla ait belgeler bulunmuştur. İlk kez 215-300 yıllarında da migren trigerleri olarak “şarap, soğuk, aşırı sıcak ve güneş” tanımlanmıştır.

 

 

Migren toplum için oldukça önemli bir sağlık sorunudur. Kadınların % 20’sinin, erkeklerin ise % 6’sının migrenli olduğu düşünülürse önemi daha iyi anlaşılabilir. Üstelik migrenin kişinin en verimli çalıştığı 25 ile 55 yaş arasında olması nedeni ile ciddi bir iş gücü kaybına neden olmaktadır. Atak sırasındaki etkileri dışında da okul ve iş performansında düşme gibi kronik etkileri vardır. Sonuç olarak migren, olguların yaşam kalitesinde düşmeye neden olmaktadır. Bu nedenle akut atak tedavisinde etkili bir ajanın bulunmasıyla hastanın yaşam kalitesi arttırılarak, iş gücü kaybı önlenecektir. Oldukça geniş kitleyi etkileyen ve ciddi iş gücü kaybına neden olan bu hastalıkla ilgili klinik ve deneysel araştırmalar yoğun olarak yapılmaktadır. Günümüzde migren atağına yönelik çeşitli yeni ilaçlar bulunmuştur.

© 2019 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler