F. Lloyd Wright, Yerellik ile Evrensellikte Buluşma “Ev”

Yayın tarihi: 02.08.2006
F

 

F. Lloyd Wright: Yerellik ile Evrensellikte Buluşma “Ev”

 

Wright için amacına uygun bir bina tek üsluptur. Wright’ın her tasarımı özgün ve çok önemlidir.Mimarlığında artistik dehası ile buluşan bir kariyerin temeli çok kısa özetlenebilir: Shingle Stili’nin ilkeleri ile onu tanıştıran John Lyman Silsbee; doğayla barışık bir hayatın deneyimleri kazandığı büyükbabasının çiftliği; “ev” tasarımında etkin rolünün olduğu Louis Sullivan ve Dankmar Adler Bürosundaki çalışmalar; burada “sevgili büyük patron” olarak isimlendirdiği Sullivan’ın onu Amerika’nın önde gelen büyüklerinin naif felsefi ilkeleriyle, H.D.Thoreau’nun ultra bireyselliği ve T.Jefferson’ın naturalizmi ile buluşturması; Arts and Crafts, Ruskin ve Violet-le Duc ten kuramsal esinlenmelere yol açan bilgilenme süreci; mimari modelleri doğu yakasının ünlü mimarları H.H.Richardson ve B.Price’ın çalışmalarında bulması ve bunların biçimsel etkileri; biçimsel yetkinliğe ilişkin üç önemli etken/kaynak; çocukluk döneminin oyuncaklarından kaynaklanan bilgilenme ile gelişen birbirine eklemlenen ve birbiri içine giren formların büyüsü ve şiirselliği; zemin katların açık planlarının ve Shingle Stil Evlerinin ustalıklı bitişleri; Ho-Oden Tapınağı’nı 1893’de Chicago’da gerçekleşen Dünya Sergisinde yeniden yapımında gözlemlenen egzotizm ve geleneksel Japon mimarlığı; Wright’ın doğa sevgisinin sonucu olarak büyük şehirlerden banliyölere yöneliş; mutlu azınlığın bireyselciliğini esas alan “ilk tek ev”e duyulan saygı; Beaux-Arts’a ikircikli yaklaşım, anti klasik ve anti Avrupa yaklaşımına donuk bakışın ardından bağımsız Amerikan kültürünün işareti olarak “organik” yaklaşım; C.Corwen ile 1893’te başlayan ortaklık ve üç yıl sonra Chicago’nun banliyösünde üst sınıfların yeşil vahası olan Oak Park ta bağımsız ilk iş.

 

PRAIRE ve USONIA: ORGANİK MİMARLIK

Praire Evleri,  Wright ve bir grup Chicago’lu  genç mimar tarafından benimsenen Amerikan stili bir yaşama ve peyzaja yönelik mimarlığın, güçlü bir yatay plan, yataylığın vurgulandığı geniş saçaklı çatılar, sanat eseri camla kaplı pencereler, ahşap yatay bandlarla kaplı sıvalı duvarlar, bahçe duvarları gibi nitelikleri taşıyan evlerdir. Wright’ın “Organik Mimarlık” olarak isimlendirdiği mimarlık yaşamının ilk dönem evleridir.

 

The Willits Evi (1902), tipik bir Praire Evi’dir. Zemin kat merkezi bir şömine etrafında kesin formunu bulur. İç yaşama mekanları özel şekillenir. Serbestçe birinden diğerine akar. Binanın asimetrik kanatları kollar gibi uzanır. Ev ile doğa ideal akstadır.

 

Martin Evi (1904). Bu ev Wright’ın sanatsal süslemeler içeren yatay band pencerelerinin habercisidir. Bu pencereler onun daha sonra yaptığı evlerin belirli özgünlüğü olacaktır. Wright bu band pencereleri baskın biçimsel bir eleman olarak Tomek Evi’nde kullanmıştır (1909).

 

Coonley Evi (1907-11). Odaların tavanının çatının eğimiyle benzerlik göstermesiyle biraz karmaşık imajlı bir evdir.

 

Robie Evi (1907-9), bir dizi Praire Evleri’nin finali ve doruk noktasını işaret eder. Kısaca bu doruk, Wright’ın geçmişini, birliği, müziği, doğayı, geometriyi, Louis Sullivan’ı, Japon tasarımlarını ve Organik mimarlık olarak isimlenen yer, mekan, ölçek, malzeme, renk, ışık ve dekoratif sanatlara ilişkin mobilya, tekstil ve aksesuarları içermektedir.

 

USONIAN  EVLERİ

“Tek ev”in üst gelir gruplarının tekelinden çıkarılması gibi bir sosyal değişimi öneren bir düşüncenin eylem alanı Usonia Evleri’dir.

 

Wright’ın çalışmalarında Usonian Evleri konsepti Le Corbusier’in l’Unite d’Habitation çalışmalarının içerdiği konsept gibidir. Her iki konsept 20.yüzyıl evleri için her iki mimarın sabırla ve tutkuyla çalışmalarının bir sonucudur. Her ikisi de gelişmiş bir  şehir iskeleti önerisiyle –Le Corbusier’in la Ville Radieuse ve Wright’ın Broadacre City- varolan apartman ve villa gibi alışılmış ev tiplerinin dönüşümünü, idealizasyonunu içerir. Her ikisi de  dünyada metropolitan alanlarda ortak bir başarıyı paylaşır.

 

Bu dönemde planlamacılar çok katlı yapıların  şehir nüfus problemine bir çözüm olduğu ve tek evlerin çevrede yer alabileceği gibi bir görüşün yanında tek evlerin pahalı arsalar nedeniyle ancak üst gelir gruplarının konutu olabileceği de düşünmektedirler. Böyle bakıldığında Usonian konutları akademik çevrelerin ilgi alanı ile sınırlı kalır gibi provoke edici bir değerlendirme de yapılabilir.

 

Wright’ın ev ve şehire ilişkin görüşü,  politikacılar ve profesyonellerin bakışından çok daha gerçekçi ve insancıl ve ekolojiktir. Wright hızlı kentleşmeye ve nüfus artışına ilişkin görüşlerini açıklamıştır.

 

“... Bir özel ev bir ailenin kullanımını ortaya koyar şekilde tasarlanmalıdır... Bir ailede bir çok  insan ve eşya bulunur ve siz onları şehirde banliyölerdekiler gibi düzenleyip dağıtamazsınız. Şehirde bir binada komşunun duvarı, ortak bir suyolu, kamusal bir meydan veya sokak  ve zihninizde bina ile ilgili bir sürü buluş,düşünce nedeniyle özgür değilsinizdir”.

 

Ev için Alberti ve Wright’daki en iyi  megastrüktür yer/arazi/dir. Ancak bu bir ideal kabul edilirse pratikte iki sorunun yanıtının verilmesi gerekir. Birincisi insanı kalabalıklardan uzak yerleştirecek arazi sorunları, ikincisi nüfusun başıboş dağılımının yaratacağı ulaşım sorunlarının kamu yararına olmayışı.Hiç bir sorunun tam ve doğru yanıtı verilemez.

 

Ancak yapılan araştırmalar göstermiştir ki, Broadacre City örneğinde her noktada bir ağ sistemi öngörülmekte ve böylece arazi kullanımından ulaşıma ve iletişimde pratik yarar sağlanabilmektedir.Bir başka soru ise her aile için özel bu tek evleri kimler tasarlayacaktır? Her ailenin ihtiyaçlarına göre merkezden özel  tasarım mimarlık mesleği için pek olası değildir.

 

Bu konuda radyo ve televizyonun etkisi merkezden uzak tasarım istasyonları araştırma, tavsiye ve eğitim işlevini göreceklerdir. Hatta bu yerel tasarım istasyonları yerel problemleri ve o yere ilişkin genius loci kapsamında doğal kaynaklara, iklimsel koşullara ve kültürel gelişime destek olacaklardır.

 

Wright’ın çalışmalarından “ev” konusu ve sorunları uzak tutulamaz. Praire Evleri Birinci Dünya  Savaşı öncesinde aile ve güven ve kök salma duygularındaki değişim anaforunu kapsamaktadır. Bu Modern Mimarlığın bileşenlerinden olan plan biçimlerini ve o günlerin imajını yansıtır. Anıtsallığın, mühendislik becerilerinin ve Japon Mimarlığı ile Arts and Crafts’ın yansımalarının karışımıdır. Usonian Evleri ise, İkinci Dünya Savaşının çok değişen koşullarında küçük bütçeler için ancak benzer hedefleri içermektedir. Wright’ın tasarımlarının gücü mecaz ve sembol kullanımı olarak Modernizm Hareketinin ana akım olmasıdır. Bu bağlamda Amerikanın organik geleneği “Biçim fonksiyonu izler” sloganı dahil olmak üzere çok geniş bir alanda etkin ve çarpıcı bir mimarlığı yaşatmıştır. Bu zengin sözellik mimarlığın ilgi alanının değişimi ile sonuçlanmış olsa da Wright’ın çalışmalarının bütün yönlerinde ana önermelerde hissedilir. Ancak onun bütüncül yaklaşımı aslında “hayat”a ve “doğa”ya yöneliktir.

 

İnsan ve onun kırılgan yaratıcılığı kültür ve teknolojiden ayrı ve uzak değildir. Wright bunu binalarda  kavram olarak amaçlarımıza ulaşma yolu olarak göstermiştir. Wright geniş ve uzak görüşlüdür. O’nun tüm binaları/evleri sosyal içerikte ve tüm düşüncelerini yansıtır biçimde tasarlanmıştır.

 

Bu yaklaşım Wright’a özgü doğal malzeme kullanımı, serin ve gölgeli iç mekanlar ve vaziyet planındaki yerleşim ilkeleri gibi nitelikler yeni binalar için bir çıkış noktası olmuştur.Wright’ın son bunalım dönemi yıllarında (1936-1943) yaptığı ve Usonian adını verdiği evlerde soğukta süveterle yazın sıcakta ise gölge ve serinlikle yaşanıyordu. Koşullar rahattı, yapay değildi. Taş duvar ve döşemeler ve çatının kendisinden kaynaklanan sıcaklık koşullarının aşırılıklarından korunma sağlanmıştı. Yaşamın gereksindiğinden daha fazla bir enerji önerilmiyordu.

 

USONIAN KAVRAMI

“Makul maliyetli bir ev yalnız Amerikanın mimarlık problemi değil aynı zamanda önde gelen ünlü mimarların da zor bir problemidir. Üretimde tüm çabalar, Amerikan küçük evinin baskısı, ihtiyacı ve talebi ile meşguldür”.

 

Wright’ın geniş ve pahalı evlerin tasarımcısı olduğu tartışılmaz, ki bu evler çok önemli ilgi kaynakları olmuşlardır. En önemli tasarım çalışmalarının büyük bir çoğunluğudurlar. Küçük evler  ise Wright’ın bu çalışmaların yanısıra başka bir yöne yöneldiği evlerdir.

 

Bunalımdan 20 yıl sonra Wright kaynakları kısıtlı düşük maliyetli evler için çabalar ve bu dönem boyunca insanlığın ve içtenliğin mimarlığını, güzelliği yaratmaya çalışır. Çelik, çelik ve ahşap levha kaplamalardan kooperatif birliklerinin kendi evlerini yapmasına kadar sayısız ve şaşırtıcı yaratıcılıklar gösterdi. Bütün bunlar daha önce dikkat çekmemişti. Hayatının bu ikinci yaratıcı döneminde binalarına pek çok isim verdi. Aslında Usonia Evleri şehir, toplum ve onun tasarımcı bakışından bütün parçaların bir araya gelmesidir. Parçaların tümünün bir arada gözlenmesidir. Usonia Evleri bir tasarımcı olarak ve doğrudan Broadacre City ile bağlantılı tüm becerilerinin bir özeti olarak onun olgunluk dönemidir.

 

USONIA

“Usonia adı biraz gizem taşır. Wright kendi toplumunu ifade eden gerçek bir ad olmadığını düşünmüştür. Birleşik Devletler için Samuel Butler’in Erewhon isimli romanında  gerçekte görünmez olana atıfta bulunur ve 1910’da ilk Avrupa seyahatinde, yeni güney Afrika Cumhuriyeti New Union of South Africa ile karışmaması için telefon konuşmalarında “U-S-O-N-A” kullanır.

 

Gerçi Wright daha sonra bunu aynen “organik” sözcüğünde yaptığı gibi kendi kişisel sözcüğü olarak bu sözcüğü “Usonian” yapmıştır.

 

Usonia ve organik sözcükleri onun için aşağı yukarı aynı anlama gelmektedir. Bu anlamlar, Usonia’nın kendisinin son 25 yılda çabaladığı Amerikan toplumunun yeniden şekillenmesi anlamı ile organik sözcüğünün de süregelen bir değişimi yansıtmasıdır.

 

Sonuçta Wright’ın düşüncesi kültür ve bireyselliğin kendi özünden, kökünden tümlenmesi, “topraktan günışığına çıkmak” gibi şiirselleşmesidir”.

 

USONIAN MANİFESTO

Usonia Evlerine Başlangıç: Jacobs Evi (1936)

Falling Water ve Kaufmann Evleri ve Johnson Wax Binası Wright’ın mimari konsept anlayışının/yaklaşımının müjdecisidirler. Aynı zamanda gelecek yılda tanıtımı yapılacak olan ilk Usonia Evini de, Herbert Jacobs Evi, gölgeleyecek bir başarıya sahiptirler. Bu sıradan ve gösterişsiz bu evin diğer büyük projelerin yanında öne çıkması ilginçtir.

 

Architectural Forum’un tamamen Wright tarafından tasarlanan Ocak/1938 sayısında “Küçük Ev Problemi”nin çözümü olarak sadece yerleşim planları ve fotoğrafları değil, pragmatik de olsa bir manifestonun yer aldığı görülmüştür.

 

“Bu sade ve alçak gönüllü yerleşimde gerçekte duyarlı olunan konu nedir? Bu ev genç bir gazetecinindir. Karısı ve küçük kızları artık bir çatı altındadır. Maliyet mimar ücreti dahil 5500 dolardır. Küçük Jacobs ailesine verilen içinde yaşadığımız çağın avantajları ve kolaylıklarının burada yer almasıdır. Bay ve Bayan Jacobs en yalın sözcükle hayatlarının kolaylaştığını göreceklerdir. Bu örnekte tipik bir örnek olarak gerekenler nelerdir? Konstrüksiyonda gereksiz karışıklıktan kurtulmak, yerinde üretim değil fabrikasyon/imalathane kullanmak, gereksiz olanların elenmesi, olabildiğince çabuk yapım, ısıtma, aydınlatma ve sağlık koruma gibi daima pahalı olan uzmanlık işlerinin basitleştirilmesi ve güçlendirilmesi gereklidir. İnsanları evlerinde gelişigüzel serbest yaşama bırakmak yerine arzu ettiğimiz ferah mekanlarda ve manzarada mekan duygusunu başarmak sonunda bizim ekonomimiz olacaktır”.

 

Wright devam eder, “...En ideal olan ise binayı olabildiğince bir işlemde içte ve dışta tamamlamak.” Gerçekte salt evin yararı ve katıksız güzelliğinin sezgisi ile, Wright bir binanın temelden başlayan tüm yapımın (konstrüksiyonunun) bağlantılarını göstermektedir. Bu gerçekte bir  yapım sürecinin  kolay biçimde anlaşılabilirliğini kanıtlar.

 

Jacobs Evi’nin önemi, sadece Wright’ın teknik  yaratıcılıklarını gerçekleştirmesi değil aynı zamanda tüm bunların yalın sade bir plan içinde ve işverenleri mutlu eden bir yaşam kalitesini sunarak 1930’ların son diliminde değişen sosyal yerleşime  uygun  informal (değişik) bir ev olmasındadır. Usonian Evi’nin önerdiği/gösterdiği sadeleştirmeler ve gelişmeler daha sonraları Amerikan Evi yapımında sonradan ortaya çıkan seri üretimle birleştirilecektir.

 

Planlamada Buluşlar

Düşük bir maliyetle Jacobs ailesinin ev sahibi olması, burada yoldan ailenin kendi özel alanının ayrılması, küçük bir banliyö parselinde artırılan bahçe alanı ve aileye sunulan bir iç dış mekan. Ortaya çıkan şaşırtıcı ve başarılı bir tutum ve anlayış.

 

Vaziyet planında ev caddeye bir yüzeyi/kenarı ile sınır oluşturmaktadır. Böylece otomobil yaklaşım yolu kısalırken evin arkasındaki bahçe alanı büyütülmüştür. Burada evin L şekli ile özel bir dış mekan yaratılırken odalarla uygun bağlantılar kurulmuştur.

 

Tasarım, ABD’de kullanılan küçük ve kullanışsız çim alanı ve minyatür çiçek alanlarını reddetmektedir.

 

Caddeden bakıldığında potansiyel problemler ise binanın arkasının caddeye döndürülmesiyle ve bu cephedeki pencerelerin yükseltilmesiyle çözümlenmiştir. Bahçenin bir kenarını oluşturan ve yaşama alanını çevreleyen yatak odaları kanadı üçüncü yatak odasından sonra dışarıya açılan dar bir koridorla  bahçeye bağlanmaktadır. Bu yaşama alanı, şömine, kitap rafları,masa, oturma köşesi ve terası,ve diğer unsurlarla tanımlanır. Servis mekanları banyo ve mutfak merkezileşir. Açık mutfakta çalışan kişinin sosyolojik avantajları çok önemsenmektedir.

 

Bu sosyolojik öngörü, Wright’ın erken dönem Praire Evlerinden farklı bir yaşantının Usonia Evlerinde değiştirilmesiyle yaratılan sosyal bir organizasyondur. Çünkü 1900 ve 1910 yılları arasındaki evlerde ailenin birliği, bir şömine etrafında yer alan açık plan ancak ona zıt olan elemanlarla  informal bir yaşama odası ve daima adet olan yemek/kabul odasından oluşmaktaydı. Yemek/kabul odası bu döneme ilişkin öncelikli  sosyal bir olaydı ve onun organizasyonu, seçimi, hizmet edenlerin yönetimi konuları önemliydi. Göze çarpan bir tüketim sonrası akşam yemeğinden sonra herkes daha özgür hareket edilen bir oturma odasına geçilmekteydi.

 

Wright 1937’ de yemek odasını kaldırır ve yaşama alanının özel bir bölümü olarak tasarlar, mekansal olarak mobilyalarla belirlenen özel bölümlerde müzik dinleme ve okuma köşeleri düzenler. Dikkate değer bir nokta Usonia Evleri’nin sınırlı mobilyaları, arkalıklı sandalyeler, kahve masaları ve piyanolar, sabit parçalarıdır.

 

Bunu 1938 Forumu’nda öncelikle dile getirilen Wright’ın altıncı önerisi takip eder. “Duvarların onları içermesi veya onlar için olması dışında mobilya, tablolar ve ufak süslemeler gereksizdir”.

 

Bayan Jacobs Praire evlerindeki hizmetlilerle kıyaslanamaz, O, özgürdür. Mutfağından -Wright daha sonra mutfak için çalışma alanı sözcüğünü kullanacaktır- terastaki çocuklarını gözleyebilir, hareket etmeden masaya yiyecek koyabilir, misafirleriyle konuşabilir. Bu merkezi pozisyon/konum Praire Evlerinin evin köşesinde yer alan, hizmetli veya geçici hizmetli gereksinimi olan  mutfağı ile zıttır.

 

Tüm Usonia Evleri’nin  yaşama alanı informal bir kullanımı yüreklendirmektedir. Örneğin bir Usonian kullanıcısı olan bayan Leighey, masanın formal bir yemek için çok küçük oluşunu dile getirerek açık büfe daveti için uygun olduğunu belirtmiştir.

 

Bay Jacobs tüm Taliesin Üyelerinin katılımıyla  kendi evinde ara sıra nasıl parti verildiğini hatırlatır.

 

Tüm bunların altında ciddi bir servis merkezinin inceden inceye tasarlanması yatmaktadır. Mutfak bu servis merkezinin içinde kaptan köşkü gibidir, bütün duvarlarda dolaplar, tavan da tepe penceresi yer almaktadır. Yemekler pişerken kokunun belirli bir mesafeden atılmasına dikkat edilir. Banyo yakında olup hemen yanında kısa bir merdiven ile ısıtma,yakıt deposu ve çamaşır yıkama yerine ulaşılmaktadır. Ayrıca dışarıda Wright’ın buluşu otomobil park yeri yer almaktadır.

 

Yeni Konstrüksiyon Teknikleri

Jacobs Evi daha sonra kendisinden sonra yapılan Usonia Evleri’nde kullanılacak olan üç ana konstrüksiyon özelliği taşımaktadır. Çelik kullanımı, levha kullanımı ve ahşap duvar, mimarlar ve inşaatçıların çalışmaları için plan ızgarası ve döşeme altından ısıtmak için yeni uygulama biçimleri gibi.

 

Çelik, çelik levha ve Ahşap kaplama Duvar: Minimal bir duvar kullanımı gözlenir. Yükü taşımak ve rüzgar kesme noktaları dışında duvar kullanılmaması, dışta vernikli ahşap kullanımı veya Usonian sandviç panellerinin kullanımı dikkat çekici yeniliklerdir.

 

Jacobs Evi’nde  bu levha ve ahşap kaplamalar çam ağacındandır. Daha sonraları ise içte ve dışta perdahlanmış servi ağacı kullanılmıştır. Sıva ve dekorasyon gereksinimi ise bir çırpıda değiştirilir. Ortasında kontrplak olan ve iki yüzeyinden nem geçirmez bir zarla kaplanan ve her iki tarafından ahşaba vidalanan levhalarla geniş yüzeyler kaplanmaktadır. Bu kompozit duvar sağlam, yalıtımlı ve Wright’ın açıklamasıyla “haşerelere ve pratikte yangına karşı dayanıklıdır”. Aslında, bütünde bu güçlü yatay görünüm Wright’ın ilk çalışmalarını  ve geleneksel Amerikan ambar/ahır veya tek cidarlı çit duvarlarının biçimini hatırlatmaktadır.

 

Wright Usonia Evlerinde öncelikle taşıyıcı duvarlar ve pencereli duvarları yaparak çatı ile işe başlamayı tercih etmiştir. Sonra yerinde üretilmeyen, arsadan uzakta veya üzeri örtülü bir barınakta bir araya getirilen duvar panellerini  Japon Mimarlık Geleneğindeki gibi yerleştirmektedir. Bu levha ve kaplamalı sistem doğru ve açık bir  şekilde detaylanarak tamamlanır. Levha ve kaplama boyutları  belirli bir şerit/hat veya 30X30cm düşey modüller yaratılarak pencerelerin üst ve alt taşıyıcılarının, denizliklerinin, aydınlatma sistemi elemanlarının, kitap rafları, saçaklar, tepe pencereleri ve şöminelerin   yüksekliğini kontrol etmek fırsatı vermektedir. İnce işler, kaplamaların üst kısımları, kapı ve pencerelerin pervazları ise kolaylıkla halledilebilmektedir.

 

Plan Izgarası: 60x120cm’lik bir modül veya ızgara ile plan kontrol edilmektedir. Mimarın çizimlerinde görülen ızgara yapımcıya duvarların nereye yerleşeceğini ve boşlukların yerlerini kolayca döşeme üzerinde göstermektedir. Wright  için ızgaranın pragmatik bir avantajı vardır- onun boyutları aracılığında örneğin kontraplak ve benzerleri gibi malzemelerde yanlış üretim  ve israfı önlenmiştir. Aslında Praire Evlerinde, karmaşık diyagonal biçimlenmelerde ve farklı açık iç ve dış mekanlarda, saçaklarda ve onlara benzer durumlarda da hep ızgara kullanmıştır. Bu plan ızgarası her yerde çizimlerde ve mekanların kendisinde, duvarlarda hep devam etmektedir. Plan ve onun görsel biçimi bu ızgaradan ortaya çıkarılmaktadır.  Izgara çok basit planlı Evans Evi’nde de (1908), karmaşık planlı Martin Evi’nde de (1904) kısa ve özlü bir anahtardır. 1937’de kolaylaşan ızgara, veya Wright’ın isimlendirişi ile  “birim sistem” aynı zamanda boyutlandırma sistemi olmuştur. Geleneksel bir biçimde bir binanın çevresi ayrıntılı boyutlandırılır. Çalışma çizimleri Usonia duvarları ve boşlukları merkeze yerleşir veya onunla düzenlenir, ızgara bölümleriyle ilişkilenir. Izgara salt çizimleri rasyonalize etmez, yerinde olmayan hiç bir prefabrike  üretim kavramı da gerçekleşemez.

 

Döşeme altı Isıtma: Jacobs Evi’nin hafif döşeme katları da radikaldir. Geleneksel bodrum katı, duvarların don hattı/su basman altındaki duvarlar aracılığında düzenlenir. Wright blokaj üzerine sıcak su ve buhar boruları yerleştirerek, tesisatı döşeme ile birleştirerek ince beton bir döşeme kullanır.Böylece döşeme ısıtılmakta ve radyatörlere gerek kalmamaktadır. Praire Evleri’nde yaşanan radyatörlere ilişkin ince işlere de gerek kalmamaktadır. Hatta, sonuçta tüm taslak ısınma kararları veya konforlu bir sıcaklık değişimi kararları olmaksızın en uygun çözüm gerçekleşir, denebilir. “Ayağını sıcak başını serin tut”!

 

Büyüme ve Değişim: İkinci Dünya Savaşı’dan sonra Wright’ın ahşap konstrüksiyon, çelik, çelik levha, ahşap ve ahşap kaplama ve tuğla ile çalışmaya devam ettiği ve tüm  bu evlerin Usonia Evleri olarak isimlendirildiği görülmüştür. Gerçi orijinal Usonia Evi  küçük ev probleminin rasyonel bir çözümüdür. Parçalardan oluşan bir takımdır. Tasarımlar işverenlerin ihtiyaçlarına duyarlı yaklaşan, yere, yerel malzemelere hassas, “bir aile” için olduğunu plan konseptinde ve konstrüksiyonunda (inşasında) vurgulamaktadır.

 

Wright, evlerin deforme olmadan, ileride büyüyen aile ihtiyaçlarına göre genişleyebileceğini öngermekte ve açıklamaktadır. Planlarda görüleceği gibi Usonia Evleri iri başlı kısa veya uzun kol/lu/ları/kuyruklu bir şekildedir. Gövde yaşama/oturma alanı ve ona eklenen mutfak- tüm Usonia Evleri’ndeki yoğunlaşmış koşullarla birliktedir. Buradan başlayarak uzayan bir kuyruk /kol: belirlenen bir yönde bir, iki, üç,...diye giden yatak odaları;  uygun koşullu bir banyonun her iki yatak odası arasında sağlanması.

 

Kanadın (kuyruk/kol) ve evin dış yüzey alanının  kısaltılması için  ailenin büyümesi halinde çocuk odalarında ranzalı yatak düzeni getirilir. Yatak odaları daima küçük tutulur, ancak onlar için oyuncak vs rafları dolapları önerilmiştir. Bir galeri veya uzun dar bir koridor giyim, kitap ve başka amaçlar için depolama, saklama yeridir.

 

Yatak odaları kanadı çocuklar için mutlaka bir oyun odası (inşa edilmeyen Garrison projesinde) ve  bir çalışma odası (Baird ve Rosenbaum Evleri’nde) ana bölüme eklenmiştir.

 

Müşteri Mutluluğu: 1948’de 26 adet Usonia Evi’nde (Bir çoğu Architectural Forum’da yayınlanan) yaşamın sürdüğü, büyüyen aileler, çocuklar, emeklilikler ve torunlar tarafından kullanıldığı gözlenmiş. Bir çoğunun orta ve ileri yaşa gelen sahiplerince kullanılıyor olduğu saptanmış. Jacobs Ailesi üç çocuk sahibi olmuşlar ve yeni evlerini de Wright’la birlikte yapmışlar. Hanna Evi’nde (Palo Alto,Kaliforniya)  iç mekanda radikal bir değişikliğe izin verilmiş. Bazı Usonia Evleri genişlemiş, örneğin Sonden Evi (Kansas) Wright tarafından  uzatılmış. Rosenbaum Evi’nde (Florence, Alabama) davetliler ve büyüyen aile nedeniyle özel bir avlu yapılmasına izin verilmiş.

 

Wright’ın ortanın altı işveren diye isimlendirdiği ilk aile Jacobs Ailesi, bir çok makale konusu olmaktan ve kendilerinin evi yapılırken öncü/ilk olduklarını bilmekten mutlu olmuşlar. Wright’a  zenginlerin mimarı olarak yaklaşan Jacobs Ailesi gibi bir çok Usonia Evi sahibi O’nun bütçeden çok evin konsepti ve yapımına ilişkin çabasına tanık olmuşlar.

 

USONIA Konseptinin Evrimi / Gelişimi

H.Jacobs Wright’a fikirlerini uygulama fırsatı verdiğinde o dönemin ana fikri değişkenlik, ancak standart yapımla değişkenlik, ucuz maliyet ve merkezileştirilen servislerle, 1935’ de Broadacre City’nin tanıtımından ve 1934’deki “konut alanları”ndan izler taşıyan “minik evler” dir.

 

Erken dönem Taliesin Derneği’nden bir ev kadınının (D.Johnson) Wright’a yazdığı bir mektup planda çocuklar için belli bir alanın ayrılmasının önemi hakkındadır. Bu düşünce Wright’ta merkezileştirilen servis ve iki bölgeli bir ev düşüncesini açığa çıkartmıştır ve Taliesin Dergisinde bunu şöyle  açıklamıştır.

 

“Yarar bolluğu tüm kullanım sistemlerinin standardizasyonu ve yoğunlaştırılmasıyla ekonomikleşir; yakıt , boiler ve yakıt tankları, hava kompresörleri, otomobil, ısıtma ve havalandırma birimleri için benzin/motorin sağlanması, elektrik hatları ve su tesisatı, menfez ve bacalar... Her banyo standardize edilmiş komple donanımlı; mutfak eviye, sırasıyla buzdolabı vs donatılar. Bütün bunlar sıradan bir ikamet alanı için elektrikten su tesisatına, sıhhi tesisata dek  bir çok altyapıyı içermektedir”.

 

Gerçi bu minik evler konut alanlarında yapıldıkları için bir çok alt yapı ortaktır. Sonuçta 1920’lerin blok evleriyle -bazı Praire Evleri’nde olduğu gibi- yemek odasının ayrılmadığı açık oturma alanı gibi benzer plan avantajlarıyla ilişkilendirilirler.

 

Wright’ın Jacobs Evi’nde ve diğer Usonia Evleri’ndeki incelikli  vaziyet planı kullanımı belli bir yerdedir. Gerçi bahçe için yerleşimin yayılması yeterli önemli bir düşünce olarak Taliesin’de Wright’ın kendi yaşadığı gibi depresyon sonrası bir kaygı iken  bu Amerikan toplumunun reformu için önerdiği Broadacre City’de ana eksen/hat olmuştur.

 

Bu arazi/arsa kullanım ilkeleri 1939-1940’ların bir çok Usonia Evi’nin alıştırması olan -ilk arazi kullanım denemesi- 1934’deki Willey Evi’nde gerçekleşir. Willey Evi “bahçe duvar” ile “güneye taşan  kuzeybatı -güzel bir manzaranın olduğu yön- köşesini sarmalar. Evin geniş açılı saçağı, yüksek çatısı, içten ahşap kaplanan tavanı ve simetrik bitkilendirmeleri bir taraftan Praire Evlerini diğer taraftan daha önce kullanılmamış olan servi ağacının ve tuğlanın kullanımıyla, yalın şöminenin varlığı, tuğla kaplamalı döşemeler, oturma ve yatak odaları kanatlarının prototip planı olarak ta Usonia Evlerini hatırlatır.

 

USONIA Evlerinin Başarısı

Usonia Evlerinin başarısı düşük bina maliyetleri ve bir evin  doğasını yaşatmasıdır. Usonia Evlerinin sakinlerinin mutluluğu ve giderek artan hazları evin doğasından/doğallığındandır. Malzemeler ve mekansal nitelikler huzur, değişiklik ve güven duygusu vermektedir. Bir çok kullanıcı için evleri hayatlarının önemli bir parçası olmuştur.

 

Wright’ın Doğu’dan çalışma felsefesi olarak Lao-Tse ve Okakura’dan aldığı “Bir odanın gerçeği duvarları ve çatısının örtülediği mekanda bulunmalıdır, gerçek ne çatının kendisinde ne de duvarların kendisindedir”13 Bu düşünce Wright’ın keşfi değil, Taoist ve Zen Dünya düşüncesidir. “Gerçek güzellik  birisinin tamamlanmamış olandan tamam olanı bulmasıyla keşfedilir”.

 

Bu bakış açısından yola çıkan Wright’ın kullanıcılarına sağladığı evlerindeki özgür kullanım olanakları, evin önemli anlatım özellikleri aslında Wright’ın “Organik Mimarlık”tan ne anlatmaya çalıştığını da belirlemektedir.

 

Usonian Yapımının Performansı: Jacobs Evi’nin yapım performansı oldukça iyidir.Çelik kullanımı ve ahşap kaplamalar sıvalı, alçılı işlerle kıyaslandığında özellikle yatak odalarında henüz akustik performansları iyi olmamakla birlikte uzun ömürlü ve dayanıklıdır. Duvarlar dekore edilmemiş oldukları için değişime açıktır. İzolasyon düşünülmüş, ısıtma sistemi farklı ele alınmıştır.

 

Özel Hayat Ve Aile Kavramı

Usonian konsepti İkinci Dünya Savaşından sonra Amerikan Evi’ne sosyal açıdan Wright Mimarlığınca bir standart getirilmesidir. Banliyölerdeki yoğunluklara uygun olarak tek katlı, sosyal ideallerle yiğitçe buluşan, optimal arazi kullanımıyla ve inşaat için buluşlar önermiştir. Çeşitlenebilir kabul görmüş  bir model olarak değişik yerlerde ve değişik  işverenlerce düşünülmüş olsa da Wright’ın düşünceleri ve uygulamalarıyla buluştuğunda gelişmiştir.

 

Yaşama ilişkin eleştiriler, mutfağın küçüklüğü, dış manzara zafiyeti, ve çocuklara ilişkin problemler Taliesin yayını bir dergide bir ev kadını tarafından dile getirilmiştir. Bu eleştiride tek bölgeli bir  tasarımda bir köşede mutfağın ve arkasında kilerin yer aldığı bir bölümün de yemek bölümü olduğu geniş bir mekan dile getirilmektedir. “Derli toplu olduğunda mutlu yaşam fakat çocuklar bütün eve hükmediyor! Ev tek merkezli değil aslında eylem merkezi ve sakinlik merkezi olarak iki merkezlidir.Mutfak evin laboratuarı değil gün boyunca, yıllar boyunca en hareketli merkezidir. Burası büyütülüp gerçek bir mekan halinde ailenin çalıştığı oynadığı bir yer yapılmalıdır. Yaşama mekanı ise daha sakin bir mekandır. Burada şömine etrafında kış sohbetleri, bahçenin seyredildiği,kitapların olduğu bir yerdir”.

 

Wright bu eleştirilere Broadacre City ve Otobiyografi’sinde yer verir, ona göre ev kadını hayatının her saatinin % 90 nını mutfakta geçirmektedir, aletlerinin çokluğu problem olmamalıdır, yorulduğunda kapının  diğer tarafının sessiz, derli toplu ve huzurlu olduğunu bilmelidir.

 

Bununla beraber Wright aile yaşamına ilişkin tasarım için önerilere açıktır ve bu eleştiriden yola çıkarak iki bölgeli ev tasarımı geliştirmiştir. Ancak Usonian normunda  tek merkezi esas alır ve bunu 1954’de eski çiftlik evlerine bakıldığında bir tek büyük mekanda soba veya ocağın etrafında annenin yemek pişirdiği,çocuklarına bakarken baba ile konuştuğu, kedi köpek gibi evcillerle çocukların etrafta oynadığı bir mekanın nitelikleriyle ilişkilendirir. Bir ailenin doğal yaşamına ilişkin bir atmosfer dile getirilirken değişikliklere hazır olmanın olanakları hazırlanır.

 

Ekonomik koşullar iki merkezli eve elvermediğinde mekansal değişime açık bir mekanı önermektedir.Bu merkezde yapılan –özellikle mutfak- değişiklikler de olabilir. Herhangi bir gereksinimde Usonia Evleri büyük merkezli bir plan veya  merkez artı uzun kollu bir plan formuna geçebilmektedir.

 

Jacobs Evi’nden sonra Usonia fikri değişik yerlerde ve değişik işverenlerce Wright’ın organik tasarım adını verdiği gibi  yer, arazi, iklim, malzeme vb. değişiklikleriyle gelişmiştir. Taliesin’de bizzat Wright’ın yaşadığı bir süreçte, işverenin mimari form ve içeriğe, inşaata, yönteme karışmasıyla yaşanan değişimler bu ihtiyacı göstermektedir. Tasarımlar buna olanak tanımakta ve çağdaş Amerikan Evi’ne bu gelişim fırsatı yaratılmaktadır.

 

USONIA Evlerinin Mekansal Analizi

 Wright’ın hiç bir çalışması 1937-1950 yıllarında tasarladığı evler kadar olağanüstü, yalın ve doğal  ve anında kavramsal güce erişmiş değildir. Wright en az malzeme ve en küçük boyutla olağandışı mekansal bir beceriyi göstermiştir. Bu yetenek hayatı boyunca gelişen strüktürel bir dağarcıktan (vokabüler) elde edilmiştir. Bu bir modülün üç boyutlu kullanımıdır. Binanın doluluklarının yerleştirilmesi ve kaydırılması, boşlukların yaratılması, mekanları çevreleyen pencere ve diğer açıklıkların, daha önce formu belirlenmemiş teras ve otomobil park yerlerinin hepsi bir arada ve eşit bir şekilde önemsendiği bir ızgara kullanımıdır.

 

Izgaranın kullanımı binanın algılanan formunda önemle neyi ima ettiğini yansıtır. Bu evlere algısal bir zenginlik ve anlam kazandıran ve sahiplerini sevindiren bir özelliktir. Belirtildiği gibi Usonia Evleri ilk defa Praire Evleri’nde kullanılan bir ızgaar anlayışının geliştirilip basitleştirildiği evlerdir. Wright’ta Sullivan’ın  süsleme ve plan skeçlerinde görülen geometrik sistemlerin etkili olduğu açıktır. Kendi otobiyografisinde geometrik sistemlere yatkınlığını, doğanın, bitkilerin, kristallerin ve kaya biçimlerinin gözleminden kaynakladığını açıklamıştır. “Doğal nesnelerin dayandığı geometrik biçimleri, hatta doğal olmayanların dayandığı biçimler ilgisini çekmiştir. Geometrik gridin şekli inorganiktir ve onun kullanımıyla bir organik mimarlık yaratılacaktır”.

 

PRAIRE-USONIA-Organik Evler

Taliesin arşivinde bulunan tamamlanmamış 31 proje ile savaş öncesi tamamlanan 26 Usonia Evi’ne bakıldığında aşağıdaki sınıflandırma yapılabilir:

 

Düz bir parselde henüz olgunlaşmamış bir plan tipi, L veya T planlı, bir veya birçok kollu tipler.

 

Dik açılı bir gridde diyagonal bir geometri ile bir kanadın kırılması, tek blok veya tek bir hatta uzayan plan ve tüm bunların altıgen gridle çözümleri.

 

Diyagonal elemanlar içerenler: Altıgen modülün yarattığı günışığı, değişen sıcak soğuk bölgeler gibi zorluklar nedeniyle geometri değişimleri (1939 Armstrong Evi), diyagonal merkez ve dörtgen kol çeşitlemeleri.

 

Temel çıkışı Usonia olan ancak daha kısa sirkülasyon ve küçük dış mekan nedeniyle, büyük konsolları Falling Water Evi’ni andıran Tek Hatlı Evler (1939 Sturges Evi).

 

Altıgen Usonia Evleri: Büyük bir altıgen ev, misafir evi, workshop yeri, bahçe evi ve otomobil park terasları(ilk örnek Hanna Evi)

© 2019 Tüm hakları saklıdır.
Matbaacılar Sitesi No:115 Bağcılar, İstanbul
iletişim
Boyut Pedia Kategoriler