Menopoz
ve kalp-damar hastalıkları
Menopoz; kalp ve damar hastalıkları için bir risk faktörü
olarak kabul edilmektedir. Hormon tedavisinin kalp hastalıklarına karşı
koruyucu rol oynadığı ve görülme sıklığı ile ölüm oranını en az % 50 oranında
azalttığına dair yayınların olması bu görüşleri desteklemektedir.
Kalp ve damar hastalıkları erkekler kadar kadınlar arasında
da en sık görülen ölüm sebebidir. Üreme çağındaki kadınlar kalp
hastalıklarından korunabilmektedir. Bunun nedeni LDL - Kolesterol ve total kolesterol
(ateroskleroz gelişmesini kolaylaştıran kan yağları) düşüklüğü,
HDL-Kolesterolün (ateroskleroz gelişmesini yavaşlatan) ise yüksekliğidir
(Kadınlarda üreme çağında HDL - K erkeğe göre 10 mg/dl daha yüksektir).
Ateroskleroz gelişimine neden olan faktörlerden biri olan bu değişiklikler bir
bakıma kadınlarda yağ metabolizmasını düzenleyerek, üreme döneminde kalp
hastalıklarından korunmalarını sağlamaktadır. Bu olumlu değişikliğin temel
sorumlusu, kadınlarda yumurtalıklardan salgılanan östrojen hormonudur.
Böylelikle kadınlar erkeklere göre kalp hastalıklarından korunmada 10 yıl,
Myokard Enfarktüsü ve ani ölümlerden korunmada 20 yıl daha avantajlıdır.
Östrojenlerin yağ metabolizmasındaki olumlu etkileri, ateroskleroz gelişiminin
engellenmesinin ancak % 25-30’undan sorumludur. Bunun dışında farklı ve henüz
tam olarak açıklanamayan mekanizmalarla da ateroskleroz gelişimini
engellemektedirler.
Ellili yaşlardan itibaren kalp ve damar hastalıkları görülme
sıklığı kadınlarda da artmaya başlamaktadır. 45 yaşında kalp ve damar
hastalıkları için erkek/kadın ölüm oranı 8/1 iken bu oran 70’li yaşlarda
eşitlenmektedir. Bu risk artışının temel sorumlusu ise menopoz sonrası östrojen
düzeylerinin azalmasıdır.
Menopoz, kalp ve damar hastalıkları için bir risk faktörü
olarak kabul edilmektedir.
Hormon tedavisinin kalp hastalıklarına karşı koruyucu rol
oynadığı ve görülme sıklığı ile ölüm oranını en az % 50 oranında azalttığına
dair yayınların olması bu görüşleri desteklemektedir. Birçok çalışma uygun ve
yeteri kadar uzun süre uygulanan hormon tedavisinin kalp hastalıklarını
azalttığı yönündedir. Özellikle erken menopozlu kadınlarda östrojenin koruyucu
bir etkisi olduğu görülmektedir. Bu nedenle menopoz sonrası hormon tedavisinin
temel amacı, eksik olan hormonun yerine konularak koruyucu bir tedavi
sağlamaktır. Ancak kalp hastalığı gelişiminde östrojen eksikliği tek başına
sorumlu değildir. Birçok faktör kalp ve damar hastalığı riskini
belirlemektedir.
Bugüne kadar östrojenlerin kalp ve damar hastalıkları
üzerine etkilerini araştırmak için çok sayıda çalışma yapılmıştır ve halen
kapsamlı çalışmalar devam etmektedir. Kalp ve damar hastalıkları için primer
korunma; daha önceden her hangi bir kalp hastalığı olmayan kişilerde hastalığın
ortaya çıkışının önlenmesi, sekonder korunma ise mevcut kalp hastalığının
şiddetlenmesinin ve/veya ilerlemesinin engellenmesidir. Menopoz sonrası
kadınlarda östrojen eksikliği nedeniyle kalp ve damar hastalıklarında artış
görülmesi, bu dönemde koruyucu tedavi olarak hormon tedavisini ön plana
çıkarmaktadır. Bu amaçla, rahimi (döl yatağı=uterus) olan kadınlarda östrojen
ve progesteron birlikte kullanılır. Progesteron, kadınlarda yumurtalıklardan
yumurtanın atılmasından sonra salgılanan ve olası bir gebelik için rahmin
hazırlanmasında katkıda bulunan bir hormondur.
Progesteronun hormon tedavisinde östrojen ile birlikte
kullanılmasının nedeni; östrojenlerin rahim iç kısmını döşeyen dokuya zarar
vermesini engellemektir. Tek başına östrojen kullanıldığı zaman hekimlerin
adına endometrial hiperplazi adını verdiği hastalığın geliştiği bilinmektedir.
Bu tek başına tedaviye devam edildiğinde rahim iç tabakasında “endometrium
kanseri” geliştiği de saptanmıştır. Rahmi olmayan (daha önce her hangi bir
nedenle rahmi çıkarılmış= histerektomi) kadınlarda ise sadece östrojen tedavisi
uygulanmaktadır.
Ancak son dönemlerde yapılan çalışma sonuçları, önceki
bilgilerimize ters düşmektedir. Daha önceden kalp hastalığı olan kadınlarda
östrojen ve progesteron kombine hormon tedavisinin kısa dönemde hastalığı
engellemediği, ilerlemesini durdurmadığı ve hatta ölüm oranının ilaç
kullanmayanlar kadar olduğu gösterilmişti. Halen devam eden menopoz sonrası
olguların alındığı geniş katılımlı bir çalışmanın ilk sonuçları da önceden kalp
hastalığı olmayan kadınlarda da östrojen ve progesteron kombine hormon
tedavisinin kalp ve damar hastalıklarından korunmada etkili olmadığı
yönündedir.
Hormon tedavisi bireyseldir. Her hasta tek tek kendi
yakınmaları ile ele alınmalı, tedavinin gerekli olup olmadığına dikkatli bir
tetkik ve muayene sonrası karar verilmelidir. Başka bir yakınması olmayan
sadece kalp ve damar hastalığı riski taşıyan (veya kalp ve damar hastalığı
olan) menopoz sonrası kadınlarda yeni çalışmaların sonuçları açıklanıncaya
kadar hormon tedavisi ilk seçilecek tedavi yöntemi değildir. Tablo ‘da
görüldüğü gibi, özellikle menopoz sonrası ideal kilonun sağlanması, düzenli
beslenme, şeker hastalığı ve hipertansiyonun kontrol altına alınması, kan
yağlarının normal düzeye çekilmesi, sigara, alkol gibi alışkanlıklardan
vazgeçilmesi ve düzenli egzersiz, kalp ve damar hastalıklarından korunmada en
önemli faktörlerdir.
Kalp ve Damar Hastalıkları İçin Risk Faktörleri
Değişebilen Değiştirilemeyen
Şeker Hastalığı Yaş > 55
Hipertansiyon Erken Menopoz 40 y<
LDL-K yüksekliği Ailede Kalp ve Damar Hastalığı
öyküsü
HDL-K düşüklüğü
Trigliserid yüksekliği
İnaktif yaşam
Sigara
Şişmanlık

Menopoz sonrası ideal kilonun sağlanması için düzenli
beslenme ve bol sebze yemek şarttır.
Kalp ve Damar Hastalıklarından Korunmada Önerilen Yaşam
Tarzı
İdeal kilo
Düzenli beslenme
Sigaranın bırakılması
Düzenli egzersiz
Hipertansiyon’un kontrolü
Diyabet’in kontrolü
Alkol tüketiminin sınırlandırılması
Normal lipid (yağ) düzeylerinin sağlanması