22 Eylül 2014 Pazartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Kortizonun yan etkilerini azaltmanın yolları

Herşeyden önce, bir hastaya yakınmalarını kontrol altına alabilecek en düşük dozda kortizonun verilmesine dikkat edilmelidir. İnsan vücudunda böbreküstü bezleri, kortizonu sabahın erken saatlerinde salgıladığı için, vücudun ritmini yakalamak amacıyla, kortizonlu ilacın da sabah erken saatlerde verilmesi gereklidir. Eğer kortizonlu ilaç, gün içinde bir defadan fazla verilirse, örneğin sabaha ek olarak akşamları da kortizonlu ilaç verilirse, ilacın etkinliği artar, ancak ne yazık ki bu durum yan etkilerin artmasını da beraberinde getirecektir. Diğer önemli bir bilgi de, kortizonlu ilaçların mideye dokunabileceği ve gastrit, ülser gibi hastalıklara neden olabileceğidir. Bu nedenle, tüm bu bilgilerin ışığında, ilacın yan etkilerini en aza indirmek için, günlük kortizon dozunun sabah bir kerede, kahvaltıdan hemen sonra verilmesi gereklidir.

Kortizonlu ilacın yan etkilerini azaltmak için doktorun alabileceği tedbirler şu şekilde özetlenebilir. Kortizonun tuz tutucu ve sonuçta kan basıncını (tansiyonu) yükseltici etkisi olduğu için, hasta tuzsuz diyete alınmalıdır. Kortizonun iştah açıcı etkisinden hastaya bahsedilmeli ve diyet verilerek fazla kilo alması önlenmelidir. Olguya verilecek diyet aynı zamanda kolesterolden ve karbonhidratlardan fakir olmalıdır; böylece kolesterol ve şeker değerlerinin yükselmesi önlenebilir.

 

Bu tedbirler yetmiyorsa, beraberinde kolesterol ve/veya şeker ilaçlarının da verilmesi gerekli olabilir. Kortizonun kas ve kemikler üzerindeki zayıflatıcı etkisi nedeniyle, hastalara düzenli yürüyüş ve benzeri egzersizler verilmeli, kalsiyum ve D vitamini desteği yapılmalıdır. Kortizon tedavisi uzun süre ve yüksek dozda verilecekse, tedavi öncesi kemik ölçümlerinin yapılması ve gerekirse kemikleri kuvvetlendirici ek ilaçlar verilmesi gerekebilir. Yine uzun süreli yüksek doz kortizon tedavisi öncesinde, akciğer röntgeni çekilmesi, hastanın geçmişte verem hastalığı geçirip geçirmediğinin sorgulanması ve gerekirse PPD testinin yapılması ve bu konuda kuşku varsa gerekli tedbirlerin alınması akılcı olacaktır.

 

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2014 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


8454 - unknown - 54.89.21.96