19 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Prof. John Heskett;

‘Niçin tüketiyoruz sorusunu sormakla başlamalı’

 

“Günümüz toplumlarında tüketim odaklı bir şartlanma var. Niçin tükettiğimiz sorusunu sormuyoruz. İhtiyacımız olup olmadığını hiç sorgulamıyoruz. İnsanlar tüketmek üzere cesaretlendiriliyorlar.”






Tasarım Kongresi kapsamında 22 Haziran’da Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleşen Sanayi Programı’na katılan tasarım yönetimi ve politikaları alanının uluslararası düzeydeki önemli isimlerinden Prof. John Heskett ile kongredeki konuşmasının ardından bir söyleşi gerçekleştirdik.

 

 

“Bir şey icat etme riskini ancak büyük şirketler alabilir. Zira piyasadaki rekabeti göğüsleyecek kadar sermaye gücüne sahiptirler. Orta ve küçük ölçekli şirketler ise ancak olan üzerinde küçük değişiklikler yaparak rekabette ayakta kalmaya çalışırlar.”

 

 

Günlük yaşantımızda tasarımın önemi nedir?

Etrafınıza bir bakın ve bana söyleyin; gördükleriniz içinde tasarımın dâhil olmadığı bir şey var mı? Masada duran çatal, bıçak, şu ileride gördüğünüz binalar, kahve içtiğimiz bu fincan hepsi de tasarım ürünü. Anlatmak istediğim kısaca tasarım yaptığımız, yaşadığımız, kullandığımız her şeyde. Tasarım yaşamı nasıl algıladığımızla yakından ilintili. Tasarımın artı değer oluşturmasına gelirsek tüm bu ürünlerde tasarımın ne kadar ağırlıklı olduğunu göreceksiniz. Etrafımızda bulunan bu kadar eşyaya, araç gerece niçin ihtiyacımın olduğu sorusunu sormalıyız. Elimizdeki her şeyle yaptığımız işleri daha basit yapmanın yolları var mıdır diye sormalıyız. Günümüz toplumlarında tüketim odaklı bir şartlanma var. Niçin tükettiğimiz sorusunu sormuyoruz. İhtiyacımız olup olmadığını hiç sorgulamıyoruz. İnsanlar tüketmek üzere cesaretlendiriliyorlar. Çünkü günümüz ekonomisi bu denge üzerine kurulmuş. Ciddi olarak tehlikedeyiz. Doğanın çok önemli bir bölümünü yok ediyoruz. Mesela Amerika’da Batı Virjinya eyaletinde kömür madeni açarken çıkan moloz ve pislik tamamen o bölgede bırakıldı. Bu oradaki ormanlık alanda çok önemli hasar meydana getirmenin yanı sıra çevresel kirlilik yarattı. İnsanlığın bulduğu kısa dönem çözümlerden biri daha. Çevresel faktörlere önem vermeden kısa vadeli çözümler aramanın bir sonucu. Torunlarım var benim ve korkarım onlara bırakacağımız dünya çok da memnun olacakları bir dünya değil. Onlara nasıl bir dünya bırakıyoruz? Bizi affedeceklerini hiç sanmıyorum. Hepimiz bu tüketim çılgınlığına alet oluyoruz. İlkel çağlara dönelim demiyorum yanlış anlaşılmasın. Çamaşır makinemi hiçbir şeyle değişmem mesela. Dediğim, tasarımın daha az enerji ve sabun kullanımı ile en iyi sonuç elde edebilecek yönde kullanılması.

 

Hem firmalar, hem endüstri, hem de ülkeler açısından değerlendirirsek orijinalliğin küresel rekabette nasıl bir yeri var?

 

 

Yeni geliştirilen ürünler içindeki yeni bir şey icat etme oranına bakarsanız çok düşük olduğu görülecektir. Onun yerine mevcut ürünlerde küçük değişiklikler yapıldığını görüyoruz. Bazıları Japonların yeni şeyler üretmediğini, bir buluş yapmadığını söylüyorlar. Oysa bakın kameraları nasıl değerlendiriyorlar. Hatta sizin şu anda kullandığınız bu dijital ses kayıt cihazı. Eski ses kayıt cihazlarına oranla dijitaldeki gelişim akıl almaz. Kalite olarak daha önde, üstelik tüketimi azaltan faktörler içeriyor. Yani kaset kullanmıyorsunuz. Doğayı da koruyan bir durum söz konusu. İşte bu bağlamda düşünürsek dünyadaki büyük şirketlerin çoğu bu yolda ilerliyor. Bir şey icat etme riskini ancak büyük şirketler alabilir. Zira piyasadaki rekabeti göğüsleyecek kadar sermaye gücüne sahiptirler. Orta ve küçük ölçekli şirketler ise ancak olan üzerinde küçük değişiklikler yaparak rekabette ayakta kalmaya çalışırlar.

 

‘Toothpicks and Logos: Design in Everyday Life’ kitabı tasarım dünyasında oldukça büyük ilgi gördü, yaratım sürecinden bahseder misiniz?

Oxford Press bu projeyi teklif ettiğinde büyük bir serinin parçası olarak basılması tasarlanmıştı. Hani şu,  ‘Budizme giriş’ ya da ‘100 soruda Budizm’ serileri gibi çeşitli konuların işlendiği kısa el kitapçıkları. Kısaca ‘Tasarıma Giriş’ kitabı yapmam istendi. Ne çok akademik ne de çok popüler ortada bir kitap yazmamı istediler. Tasarımı sıradan insana olabildiğince yalın anlatabileceğim bir kitap kurguladım. Akademik unsurları mümkün olduğunca az kullandım. Tasarımın yaşamlarımızda nasıl bir yer kapladığını anlatmayı amaçladım. Editörümün önerisi ile kitabın ‘Very Short Introduction’ serisinden bağımsız basılmasına karar verildi. Bu 2002’de idi. Son basımı geçen senenin ortalarında tekrar ‘Very Short Introduction’ serisi içinde basıldı. Okuyucu tarafından çok beğenildi. 14 bin kopya satıldığını biliyorum. 

 

Türkiye ve dünyada tasarımın geleceği ile ilgili düşünceleriniz nedir?

1988’de Türkiye’ye ilk kez gelmiştim. Bu süreçte arkadaşlar edindim. Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nden iki öğrenci Chicago’da öğrencim oldu. Biri benimle ‘Phd’ yaptı. Dolayısı ile Türkiye’de neler olduğuna dair kontaklarım oldu. Türkiye’de tasarım alanında yaşanan gelişmelerin olumlu olduğunu söyleyebilirim. Şu ana kadar yapılanın üzerine bir de tasarım alanında çok sağlam taşlar konulursa çok daha başarılı olacağına inanıyorum.  Eğitim ve endüstri arasındaki bu bağ daha da güçlendirilir ve sonsuza kadar devam ettirilebilirse olumlu etkileri olacağını söyleyebilirim. Bu Türk firmalarını dünya pazarında rekabette öne geçirecektir.

 

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


10266 - unknown - 38.107.179.239