22 Mayıs 2012 Salı
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

“Kültür sentezi, tasarımın en güçlü silahı”
Şimdiden yarattıkları çizgiyle, bir çok mimar ve tasarımcının yanı sıra, son tüketicinin de ilgisini çeken Hare’nin tasarımcıları Ekrem Sözen, Kerimcan Görgüler ve Demet Bilici’yle tasarım üzerine sohbet ettik.



Mekanlarında düşledikleri estetiği yaratmak isteyen kullanıcılar ve özgün ürün arayışındaki mimarlara zengin seçenekler sunmak üzere Beşiktaş Fulya'da açılan Hare Showroom, çok yönlü bir merkez. Ancak her şeyin ötesinde, alışveriş yaparken banyo ürünleri seçiminde zorlananları memnun etmeyi hedefliyor. Hare Showroom’da müşteriler dilerlerse firmanın özel tasarım grubundan fikir alabiliyor, danışmanlık hizmetlerinden yararlanabiliyorlar. Özgün ürünler yaratmak, mekanlara zarafet, heyecan, dinamizm katmak ve farklı ortamlar yaratmak isteyen mimarlar, Hare'de istedikleri banyo veya büro mobilyalarını kupon bir anlayışla ürettirebiliyor. Hare için birbirinden keyifli tasarımlara imza atan Ekrem Sözen, Kerimcan Görgüler ve Demet Bilici’yle gerek Hare için tasarladıkları ürünler, gerekse “kavramsal olarak tasarım” üzerine söyleşi yaptık. Söze önce Hare Tasarım’ın hem kurucu ortağı, hem de tasarımcısı olan mimar Ekrem Sözen başladı: “Aşağı yukarı 15 yıldan beri Türkiye’deki Corian organizasyonunun başındayım. Bu süre zarfında mutfak ve banyo sektörünü de yakından takip etme olanağını buldum. Bu deneyim ve birikim neticesinde “banyo”ya farklı bir perspektif getirebilmek amacıyla böyle bir oluşuma gittik. Nitekim bunun Türkiye’de eksikliğini fark etmiştik. Bünyemize farklı disiplinlerden arkadaşları katarak, Hare için bir koleksiyon oluşturduk. Corian yüzeyleri modifiye ederek tasarım ve dekorasyona farklı bir soluk getirmek üzere faaliyetlerimize başladık. A+ son kullanıcının yanı sıra, katalog mimarlığı yapmayıp, özgün tasarımlara imza atmak isteyen mimarları hedefliyoruz. Kişiye özel uygulama yapan bir firmayız.

Her ne kadar butik üretim yapsak da, mağaza içinde önceden hazırlanmış ünitelerimiz, gerek mimarlara, gerekse son tüketiciye fikir verebilecek nitelikte.” Kerimcan Görgüler, Hare’nin modern, özgün tasarım çizgisine katkıda bulunan genç tasarımcılardan bir diğeri. Kültür Üniversitesi Mimarlık Bölümü mezunu olan Görgüler, mezuniyetinden sonra yüksek lisansını yapmak üzere İtalya’ya gitmiş. Oradaki deneyimini şu sözlerle aktardı bizlere: “Domus Academy’de Yaşam Alanı İçin Mekan Tasarımı Bölümü’nü tamamladım. Sonrasında Armani firmasının tasarımcılarıyla yaklaşık bir yıl çalışma fırsatı buldum. Onlarla beraber bir çok projeye imza attık. Hala da bir çok ortak çalışmamız var. Bu oluşumun İstanbul ayağını kuvvetlendirmek amacıyla da Türkiye’ye geldim. Burada ofis açtım. Daha önce de bir çok endüstriyel ürün tasarımı yaptım ama banyo ürünleri bunlara dahil değildi. Hare’ye de bir koleksiyon hazırladım. Bu deneyimin, benim ideolojime çok uygun olduğunu söyleyebilirim. Çünkü istiyorum ki, tasarladığım mekanın kapısının kulbuna kadar ben çizeyim. Bu çok büyük bir ideal, farkındayım. Hare, an azından banyo ürünü tasarılarımın gerçeğe dönüştürülmesi bağlamında büyük bir şans benim için…

Son zamanlarda “tasarım ürün”, “konsept ürün” terimleri çok kullanılıyor. Bazen sıradışı olmak adına, fonksiyonu göz ardı eden tasarımlara da rastlıyoruz. Fonksiyonla tasarım arasındaki ilişki ne olmalıdır?
Plastik Sanatlar okumuş olsaydık, ressam ya da müzisyen olsaydık, “Sanat, sanat içindir” demek mümkün olabilirdi. Ama mimarlıkta, endüstriyel ürün tasarımında “Sanat, sanat içindir” demek çok zor. Bu çok büyük bir bencillik ve şımarıklık bana göre. Tasarımı insan için yapıyorsunuz. Nihai olarak işlevini gerçekleştiriyor olması lazım bu ürünün ki, insanlar bunu kullanırken herhangi bir ihtiyaçlarına cevap bulabilsinler. Sonuçta bu bir heykel, ya da tablo değil. Endüstriyel ürün tasarımında böyle bir yaklaşım söz konusu olamaz bence. Muhakkak işlev olmalı. Estetik kaygıları ön planda tutsak da, nihayetinde bunun bir işleve hizmet edeceğini göz ardı edemeyiz.

 
“Drop lavabo ile Wallpaper’da En Çok Aranan 10 Tasarımcısı arasında gösterildim. Bu, gerçekten malzemenin çok güzel bir özelliği.Tek işlemle bu lavaboyu elde edebiliyoruz.”

Uluslararası markalarda özellikle, tasarımcının ismiyle öne çıkma kaygısı var. Bunu bir pazarlama stratejisi olarak kullanıyorlar. Tasarımcının ismi midir, tasarımın söylemi midir önemli olan?
Takip ettiğim yüzlerce tasarımcı var. Benim kaygıyla gözlemlediğim, mimariyle endüstriyel ürün tasarımı alanları için konuşursam, bazı isimlerin söylemlerinin belli bir noktadan sonra kendini tekrar etmeye başladıkları. Bu Philippe Starck için geçerli, Zaha Hadid ve Frank Gehry için de öyle. Belirli bir noktaya geldikten sonra, sadece isimlerini satıyorlar. Modernlik ve yenilik adına kendilerini tekrarlıyorlar. Tasarım bitti deniyor ki, böyle bir şey yok. Biz Türkiye’de doğduk. Bizim sahip olduğumuz bir kültür var. Bu Avrupa ve dünya için yeni. Onların sahip oldukları da, bizim için yeni. Dolayısıyla sentez, son 5-10 yılın tasarımının en güçlü silahı. Yurt dışında okuyup orada kalan insanlar, sahip oldukları kültürü oradaki kültürle birleştirip ortaya bir şeyler çıkartıyorlar. Bizim yadsıyamayacağımız bir olgu var, o da Osmanlı kültürü. Biz bunu Batı’dan gidip görüp, yeni malzemelerle sentezleyip yeni ürünler ortaya çıkarırsak bu çok hoş. Ama hep bunu yapmak, hep beyazı kullanmak, hep minimalliği aramak derken, bir noktada tekrarlamaya başlıyorsunuz kendinizi ve bir yerde tıkanıyorsunuz. İşte bu tehlikeli! Kültürleri birbirine katmak, bu yüzden çok önemli… Mimar Ekrem Sözen de, tasarım ve tasarımcının endüstriyi büyüterek, geliştirdiğini söyleyerek sohbetimize katılıyor: “Dış pazara bir şey satacaksanız eğer, herhangi bir ürünle gidip kendinizi ifade etmeniz, onunla dikkat çekmeniz, insanları peşinizden sürüklemeniz mümkün değil. Biraz önce ifade etmiş olduğunuz gibi, bazı tasarımcılar markanın önüne çıkıyor. Dolayısıyla onlarla kurduğunuz işbirliği, amacınıza hizmet ediyor.”

Evet, tasarımcı kendini yenilediği, tekrar etmediği ve farklılık yaratmaya katkıda bulunduğu sürece, bu böyle tabii… Farklılaşmanın bu noktadaki önemi nedir sizce?
Şöyle açıklayabilirim. Biz Corian’ı 15 seneden beri kullanıyoruz ama hep tezgah kaplaması olarak. Bunu tasarım olgusuyla birleştirdiğimizde birdenbire malzeme birden kılıf değiştirdi ve farklı bir perspektif getirdi olaya. Yeni bir oluşum için yola çıkmamızın sebeplerinden biri de, gerçekleştirdiğimiz ürünleri markalaştırma isteği idi. Hare adı altında bitmiş tasarımlardan bir kreasyon oluşturduk. Ve bunların sayısını sürekli artırmaktayız. Burada tasarım ön planda. Tabii ki tasarımcı da önemli ama tasarımcının dünyanın tanıdığı bir isim olmasına gerek yok. Örneğin tam arkanızda duran lavabo, bir öğrenci projesidir aslında. Demet Bilici tarafından okulda bitirme projesi olarak hazırlanmış bir tasarım… Geçenlerde Wallpaper dergisi tarafından Dünya’nın En İyi Genç 10 Tasarımcısı’ndan biri seçildi Demet Hanım. Bunu takiben Milano Fuarı’na katıldı bu tasarımla.


Dupont Corian, çok yönlü ve bu sebeple tasarım arayışlarına sınırsız olanaklar sağlayan bir malzeme. Malzemenin bu kadar yoğun ilgi görmesinin sebepleri nelerdir?
Malzemenin en önemli özelliği, yekpare yani dikişsiz, eksiz olması. Homojen ve gözeneksiz bir malzeme Corian. Karbon miktarı sebebiyle mermer kadar sağlam ve sert. Isıtılarak döküldüğü için tüm amorf formları alabilecek bir malzeme. Bu sebeple tasarımcı ve mimarlar tarafından oldukça rağbet görüyor. 180 dereceye kadar ısıya dayanıklı, darbelere karşı mukavim olması da tercih sebebi. Aradaki farkı şöyle açıklayabiliriz: Tasarım objesini seramikten yapacaksınız, diyelim. Bunun bir yatırım maliyeti var. Bununla ilgili kalıpların hazırlanması gerekiyor. Corian’la böyle değil. Ahşapla basit bir kalıp yaparak, malzemeyi ısıtıp, vakumlayarak/presleyerek şekil verebiliyoruz. Tek kerelik, butik bir ürün gerçekleştirmeniz mümkün bu malzemeyle. Seramik, cam ve ya paslanmaz çelikle bu olanaksız. Bu malzemelerle üretimin belirli bir maliyeti olduğu için, çok sayıda üretilmek üzere, belli bir endüstriyel süreç çerçevesinde gerçekleştirilebilir.  Bu sebeple Corian, katalog mimarlığı yapmayıp, kendi ürününü tasarlamak isteyen mimarların tercih ettiği bir malzeme…” Hare için koleksiyon hazırlayan üçüncü isim, Demet Bilici. Bilici, 2004 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstriyel Ürün Tasarımı Bölümü’nden mezun olmuş genç bir endüstriyel ürün tasarımcısı. O günden bu yana, serbest çalıştığını söyleyen Bilici, ilk deneyimlerini bize şöyle aktardı: “İlk bu işe başlarken Corian’la başladım diyebilirim. ilk katıldığım fuarda sponsorumuz oldu. Corian’la yaptığımız işlerle ödüller aldım. 2004 yılında “Yılın Genç Tasarımcısı” ödülü geldi.Yurt dışı fuarlara katıldım. Drop lavabo ile Wallpaper’da “En Çok Aranan 10 Tasarımcı” arasında gösterildim. (Drop’u göstererek) Bu, gerçekten malzemenin çok güzel bir özelliği.Tek işlemle bu lavaboyu elde edebiliyoruz. Bunu seramikle yapmaya kalkıştığınızda et kalınlıkları tutmayabiliyor. Bir takım çatlamalar oluşabiliyor. Bu malzemenin banyo sektörüne yeni bir perspektif kazandırdığını düşünüyorum. Çalışması da çok eğlenceli, ahşap gibi her türlü şekli verebiliyorsunuz. Kendi elinizle bile bu şekillendirmeleri yapabiliyorsunuz basit aletlerle. Ağır makinelere ihtiyacınız yok.”

Hare’yle işbirliğiniz nasıl gelişti?
Hare’nin açılma projesini duyduğumda çok heyecanlanmıştım. Çünkü Corian

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


70684 - unknown - 38.107.179.240