Doğu-batı
sentezinde buluşan formlar
Çanakkale Seramik & Kalebodur,
yeni koleksiyonu Orientile'yi Tophane-i Amire'de gerçekleştirilen bir davetle
tanıttı. Lansmanın ardından Ürün Grup Yöneticisi Sibel Hızlan’la yeni
koleksiyon üzerine sohbet ettik.
Aya
Aya Sofya’ya ithafen isim verilen Aya
Serisi, saltanat kaftanlarından duvarlara yansıyan soylu bezemeler, bir
zamanlar sultanlar için yarattıkları zenginliği, günümüzün mekânlarına
sadelikle taşıyor. Petrol mavisi, beyaz, bordo, bej, kahve-gri ve siyah renk alternatifleri,
kendine has geometrisi ve 11.5 x 19.5 cm ebatlarıyla mimariye yeni bir boyut
kazandırma iddiasında. Bu serinin üç boyutlu olmasından dolayı, rahat döşenebilmesi
için özel olarak üretilen derz artısı da ambalaja kondu.

Aya’yı hissetmek için görmek yetmiyor, dokunmanız da gerekiyor.

Feza
Feza Serisi, tek bir karonun oluşturduğu altıgen geometrik ritmi ile
mekanlarda çağdaş bir çizgi yakalıyor. Petrol mavisi, beyaz, bordo, bej,
kahve-gri ve siyah renk alternatifleri ile sunulan seri, sadeliğin matematiğini
sunuyor. Mimarlık, tasarım ve iş dünyalarının tanınmış isimlerini buluşturan
lansman gecesinin açılışında kısa bir konuşma yapan koleksiyonun tasarımcısı
Can Yalman, Türk kültürünü yansıtan motiflerin tasarım dünyasında oldukça
revaçta olduğuna dikkat çekti. Orientile ile bu topraklara has kültürleri yansıtmak
istediklerini, ancak olan motifleri birebir yinelemek yerine, yorumlamaya
yöneldiklerini sözlerine ekleyen Yalman, Can Yalman, Orientile'nin Reptile'den
sonra Çanakkale Seramik & Kalebodur için hazırladıkları ikinci koleksiyon
olduğunu hatırlatarak, Reptile ile başlayan üç boyutlu ve doğadan esinlenen
tasarım anlayışını farklı bir boyuta taşımak istediklerini söyledi.
Kültürel mirasımızın
zengin formlarına yeni yorum
Dünyaca ünlü Türk tasarımcı Can
Yalman, Osmanlı ve Selçuklu kültürlerinin zengin formlarını Orientile
koleksiyonu ile Çanakkale Seramik & Kalebodur için yeniden yorumlayarak
görsel biçim zenginliğini seramiklere taşıdı. Görkemli mimari yapıları süsleyen
taş, çini ve ahşap işlerinin, kitapları, duvarları, ipek kaftanları sanat
eserine dönüştüren, tarihe tanıklık etmiş geleneksel motiflerin formları,
Orientile Koleksiyonu ile yeniden yorumlanarak modern kompozisyonlarla
mekânlara geçmişin ruhunu taşıyor. Yepyeni formları ve özel döşeme
yöntemleriyle koleksiyon, seramikte yeni bir görsel biçim yaratıyor. Can
Yalman, zengin kültürel formlardan, modernize edilen çizgilere geçişler
yaparak, tek bir formdan yaratılan farklı kompozisyonları ve geometrik
biçimiyle koleksiyonda çağdaş bir estetik yakalamış. Koleksiyon üç seriden oluşuyor.

“Doğa her zaman ilham verir. Geçmiş dönemde su damlası formundan esinlenilerek
yaratılan bezeme, saray kaftanlarında görülmüş, günümüzde Aya serisi olarak
karşımıza çıkıyor.”
Seramik bin yıllardır
Anadolu topraklarında uygarlıkların geçmişten geleceğe taşınmasında önemli paya
sahip. Çanakkale Seramik, geçmişi yeniden yorumladığı koleksiyonları yaratmaya
ilk kez ne zaman başladı?
Temalı, özgün koleksiyon çalışmalarımızın
başlangıcını oluşturan ve eski Türk medeniyetlerini yorumlayarak başladığımız
ilk koleksiyonumuz 1997 yılında lansmanını yaptığımız Selçuk serisi oldu. Bu
serinin yurtiçi ve yurtdışında ses getirmesi üzerine 1999 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun
700. kuruluş yıldönümünde Osmanlı serilerini hayata geçirdik. Ünlü seramik
sanatçısı Alev Ebüzziya Siesbye ile 2003 yılında Alev koleksiyonunu ürettik.
2005 yılında da kendi tasarım ekibimizin tasarımı olan Kapadokya koleksiyonu
yaratıldı.
Çanakkale Seramik, Anadolu
uygarlıklarını günümüz anlayışı ile seramiğe yorumlayarak oluşturduğu
koleksiyonlara bir yenisini daha ekledi. Bu koleksiyonda esin kaynağı neler
oldu?
Selçuklu ve Osmanlı döneminde süsleme
sanatı olarak kullanılan geometrik örgü varyasyonları olan kompozisyonlarda beş,
altı, sekiz köşeli yıldızlar ve çeşitli çokgenler geometrik zenginliği yansıtmaktadır.
Orientile Koleksiyonu’nda bu zenginlik modern yorumuyla karşımıza çıkıyor.
Osmanlı camilerinde duvardan kubbeye geçişteki pandantifler üzerindeki altın
kakmalar ve orijinal eğrisel form Rumi serisinde ortaya çıkıyor. Doğa her zaman
ilham verir. Geçmiş dönemde su damlası formundan esinlenilerek yaratılan
bezeme, saray kaftanlarında görülmüş, günümüzde Aya serisi olarak karşımıza çıkıyor.
Orientile’nin üretim
teknolojisindeki farklılıktan bahsedelim mi biraz da…
Tasarım bir ucu kreasyon,
fonksiyonellik, yaratıcılık öteki ucu da yatırım, modern sanayi olan bir
kavram. Kurumların ileride başarılı olabilmesi için kendi tasarım anlayışını
yaratabilmesi ve bu anlayışını özgün ürünler ve servislerle destekleyebilmesi
gerektiğine inanıyoruz. Bugün Orientile ile üretimi çok da kolay olmayan bir
teknolojiyi dünya seramik pazarına kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Orientile,
ana harcını teknolojiden, duygularını tarihsel zenginliklerden alarak ürettiğimiz
çok değerli bir koleksiyonumuz. Üç boyutlu teknolojiyi kullandığımız bu
koleksiyon ile dünya seramik sektöründe yeni bir açılıma imza atıyoruz.
Orientile Koleksiyonu’nu pazara yalnızca bir ürün olarak değil, hizmet değerleriyle
birlikte, bir paket olarak sunmayı amaçladık. Özel tasarlanan teşhir modülleri
yanında, Aya serisi için özel tasarlanan derz artısı ile paketi tamamladık.